İzmir benim özelim

İzmir benim özelim

Manisa’da doğdu, İzmir’de okudu... Kendine has sesiyle aşk şarkılarını müzikseverlerin gönlüne işleyen başarılı sanatçı Mehmet Erdem, “İzmir seyircisi beni her zaman motive ediyor” dedi

Mehmet Erdem'i kimseye benzemeyen bas sesi ile tanıdık ve bir anda o farklı sesi ile gönüllere taht kurdu. Müziğinin yanı sıra mütevazi yapısı ve doğallığı ona olan sevgiyi yıllar boyunca katladı. İzmir ziyareti sırasında kendisi ile görüşme fırsatı bulduğumuz ödüllü sanatçı ile Sabah Gazetesi Egeli Eki adına bir röportaj gerçekleştirdik.
Öğretim hayatınızın bir kısmı İzmir'deymiş sanırım?
- Evet. Ben 1978 Manisa doğumluyum. İzmir Fen Lisesi'ni kazandıktan sonra eğitimime İzmir'de devam ettim. Bornova'da da evimiz vardı. İzmir benim hayatım için önemli bir yer, hâlâ daha öyle.

İzmir seyircisinin ilgisini nasıl buluyorsunuz peki?
- Çok ilgi gösteriyorlar. İnsanın hayatında özel şehirler vardır ya, İzmir de benim için öyle. İkinci memleketim sayılır. Yazları sürekli Çeşme'de sahne alıyorum. Kışları da İzmir'in içinde sahne alıyorum. İzmir ile buluşmak için sürekli gelmeye çalışıyoruz. Bizi motive ediyor İzmir seyircisi, her zaman olduğu gibi...

Yeni bir albüm çalışmanız varmış biraz bahseder misiniz?
- Evet, şu an yeni bir albüm çalışmamız var. 9 şarkımız olacak albümde. Yeni şarkılardan var, bilindik eski şarkılardan var. Çalışıyoruz üstünde. Ekim sonunda çıkarmayı düşünüyoruz.

Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği'nde okumuşsunuz ama küçük yaşlarda da müziğe başlamışsınız. Aileden gelen bir miras mı müzik?
- Babam müzisyen değildi. Ziraat Mühendisi kendisi. Ama dayım Ege Üniversitesi Devlet Konservatuvarında Halk Oyunları Bölümünde hoca. Onun çok yönlendirmesi oldu açıkçası. Evde müzik aletleri vardı. Müzikal bir ortam vardı yani evde. 5 yaşımda mandolinim vardı, onu biliyorum mesela... Oradan beslendim herhalde.

Peki, Makine Mühendisliği?
- Matematiğim, kimyam, sayısal derslerim hep iyiydi. O durumun getirdiği sonuç mühendislik oldu.

Türünüzü ne olarak tanımlarsınız? Mehmet Erdem'in tarzı nedir?
- Bu daha önce soruldu bana, Açıkçası biz de sizin gibi bulamadık. Ben de şöyle bir şey uydurdum artık: Şehirli Akustik Müzik. Şehirde yaşıyoruz ve her tür müziği de dinliyoruz. Arabeski, türküyü, popu, rockı... Her türden sevdiğimiz şarkılar var. Ben de türüme Şehirli Akustik Müzik diyorum.

Yeni gençler geliyor arkadan. Sizin ödülünüz de var. Sizden sonra gelenlere bakışınız nasıl?
- Bizim halkımız bir şey iyi değilse zaten beğenmez. Yeni gelenler tutuluyorsa başarılı işler yapıyorlar demektir.

ERKAN OĞUR HAYRANI

Albüm dışında farklı projeleriniz var mı?
- Evet, var. Mahsuni Şerif ve Cem Karaca parçalarından çalıştıklarımız oldu. O çalışmaları da tamamlayınca sevenlerimize sunacağız.

Birlikte çalışacağınız sanatçılar olacak mı?
- O spontane gelişen bir durum oluyor genelde. Şarkı üzerinde çalışırken olabilir diye düşünüyoruz.

Sizi en çok etkileyen sanatçı kim?
- Ben Erkan Oğur hayranıyım. Enstrümanlara hakimiyeti, müziğe ve hayata bakışı çok önemlidir benim için.

Eserlerinizde mesaj kaygısı taşır mısın?
- Boş konuşmamaya çalışıyorum. Çok mesaj kaygım yok aslında sonuçta müzik yapıyorum...

En iyi film müziği ödülü almışsınız. Birçok dizi film müziğinde de imzanız var. Biraz bahseder misiniz?
- 2008 yılında "Deli Deli Olma" filmi için Özgür Akgül ile birlikte yaptığımız müzik "Altın Portakal Film Festivali"nde "En İyi Film Müziği" dalında ödül aldı. Bu bizim için büyük onur oldu. Bunu yanı sıra "Çalgı Çengi", "Memleket Meselesi", "Sizi Seviyorum", "Polis", "Dol", Avrupa Avrupa", Kalbim Seni Seçti", "Leyla ile Mecnun", "Kalpsiz Adam", "Sınıf" gibi film ve dizilerin müziklerini yaptık.