Kahreden ihmaller

Kahreden ihmaller

İzmir’de geçtiğimiz Ağustos ayında uyuya kaldığı okul servisinde havasızlıktan yaşamını yitiren 3 yaşındaki Alperen’i ölüme götüren ihmaller zinciri bilirkişi raporuyla ortaya çıktı

  • Egeli Sabah
  • Pazartesi 26.09.2017
İzmir'in Çiğli ilçesinde geçtiğimiz 17 Ağustos'ta okula gitmek için bindirildiği serviste unutularak, havasızlıktan yaşamını yitiren 3 yaşındaki Alperen Sakin'i ölüme getiren ihmaller zinciri bilirkişi raporuyla ortaya çıktı. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcılığı'na ulaşan bilirkişi raporunun sonuç bölümünde ise ana okulundaki acı olayı yaşatan ihmaller tek tek sıralandı. Bilirkişi raporunda, "Özel Sevgi Yumağı Anaokulu kurucusu olan Y.İ, kurumun mesül müdürünün okulda bulunmadığı dönemde, okul içindeki gerekli kontrolleri tam olarak yapmadı. İnisiyatif tamamen çalışanlara bırakılmış, olay günü sabah saati okulda yoklama sorgulanmamış, D.K.'nin okula 2 Mayıs 2017 tarihinde işe başlatılmasına rağmen gerekli bildirimlerde bulunulmamış, yeterli eğitim verilmemiş, yine aynı personel için verilen ifadede; 'Çünkü bana göre vasıfsız elemandı' şeklinde nitelendirilmesine ve yaşı da tutmamasına rağmen 'servis ablalığı' görevinde çalıştırılmış. Ailelerden teslim alınan çocukların okula varışında gerekli karşılama yapılmamış. Yoklamanın erken saatte alınmaması sorgulanmamış. Kurumda acil durum eylem planı yapılmamış. İlk yardım müdahalelerinde bulunacak personel yetiştirilmemiş" denildi.

Daha önce de unutulmuş
Rapor sonrasında okul sahibi Y.İ, eşi servis aracı şoförü T.İ, mesul müdür B.G, öğretmen A.G, 'asli kusurlu' bulundu. D.K.'nin ise 'tali kusurlu' olduğuna karar verildi. Öte yandan skandalların ortaya çıkmasında henüz 17 yaşında yardımcı personel olarak çalıştırılan, hiçbir eğitimden geçirilmeden çocukların evlerinden itibaren emanet edildiği D.K'nın ifadesi de etkili oldu. D.K, raporda yer alan ifadesinde yaşananları ve öncesindeki skandalı anlattı. D.K, "İş görüşmesine ilk geldiğimde, 'servise çıkabilir misin' diye sorulduğunda, servis işini hiç bilmediğimi, tecrübem olmadığını, bu işten çok anlamadığımı söyledim. Ancak Y. Hanım, okuldaki öğretmenlerin bana yardımcı olacağını, yapılabileceğimi söyledi. İşe başladıktan 1-1.5 hafta sonra servise çıkmaya başladım. Araç park edildikten sonra öğrencilerin, okul bahçesine girişine yardımcı olacak görevli yoktu. Öğrencilerin, araçtan inip bina girişine gelmesine kadar bana yardımcı olan kimse olmazdı. Sabahları öğrencileri okula getirirken, kaç öğrenci aldığımızı saymazdık. Bu yüzden inerken de herhangi bir yoklama alınmazdı. Çocukların okula girip girmediğini görme şansım olmuyordu. Araçtan öğrenciler indikten sonra ben küçük çocuklarla okula gittiğim için aracın içini kontrol etmezdim. Bunu aracı kilitleyen T. abi yapardı. Servis aracının koltuk sayısından çok fazla çocuk alındı. Servis aracımız 13 kişilik ancak servise aldığımız öğrenci 25-30 arasında değişmektedir. Bu olaydan yaklaşık üç hafta kadar önce servis şoförümüz T.İ, çocukları araçtan indirdikten sonra kendisinin de aracı kontrol ettiğini söyledi. 'Neden?' diye sorduğumda benden önce bir öğretmenin öğrenciyi servis aracında unuttuğunu söyledi" dedi.

KAMERALAR KAPANDI DEDİLER
İfadesinde olay sonrasında yaşananlar hakkında da bilgi veren D.K, "Y.İ.'nin koşarak geldiğini gördüm. N. öğretmen Alperen'i kucağına aldı. Y.İ.'nin özel aracıyla hastaneye gittiler. Ben panik halindeyken Arzu öğretmen yanıma geldi. Kollarımdan tutarak 'Sakin ol, kameralar kapandı. Alperen uyku odasında bayıldı diyeceğiz' dedi. Ben de 'Saçmalamayın böyle bir şey yapamam' dedim. Daha sonra Y.İ., beni arayıp 'Derhal okuldan çık hemen' dedi. Ben de 'Niye çıkıyorum ben bir şey yapmadım, en son kontrol etmeyen T. abiydi' dedim. Daha sonra beni tekrar arayarak 'Hemen çık yoksa hapse gireriz' dedi" diye itiraflarda bulundu. Rapor sonrasında okul sahibi Y.İ., eşi servis aracı şoförü T.İ., mesul müdür B.G., öğretmen A.G., 'asli kusurlu' bulundu. D.K.'nin ise 'tali kusurlu' olduğuna karar verildi.

EN AĞIR CEZAYI ALSINLAR
Çocuğunun ihmaller kurbanı olduğunu belirten acılı baba Serkan Sakin, "Olayla ilgili bilirkişi raporu henüz elimize ulaşmadı, Adalete inanıyoruz ve güveniyoruz. Sorumluların en ağır cezayı almasını istiyoruz" dedi.