Seçenek çoğaldıkça yanılgı artıyor

Seçenek çoğaldıkça yanılgı artıyor

Okul tercihi geniş bir yelpaze sunulmayan küçük illerde daha sağlıklı ve kolay olurken metropollerde çok çeşitli öğretim kurumlarının olması seçimlerde hatalara neden olabiliyor. Veliler lise türünden müfredata, lokasyondan güvenliğe kadar onlarca kriteri değerlendirmek zorunda

  • Eğitim
  • Cumartesi 07.05.2017
Sağlıklı bir okul tercihi yapmak büyükşehirlerde yaşayan aileler için çok daha meşakkatli bir dönem. Küçük bir kasaba sakinlerine çok geniş bir okul yelpazesi sunulamadığı için belki veli ve öğrenciler orada bir tercih yapma lüksü ile karşı karşıya değiller ama büyük metropollerde çok çeşitli öğretim kurumlarının olması bu seçimleri önemli hale getiriyor. Velileri kariyer beklentilerine uygun, eğitim hizmetleri ile öne çıkmış, algısı güçlü, başarı düzeyi yüksekokullara çocuklarının gitmesini arzuluyorlar. Tüm bunların yanı sıra karar sürecine okulun lokasyonu, müfredatı, güvenliği gibi kriterler de dâhil oluyor. Özetle seçenekler artıkça kriterler de çoğalıyor. Bu nedenle veliler birçok konuda hataya düşebiliyor. Kültür Eğitim Kurumları Eğitim ve Rehberlik Direktörü Salim Ünsal okul seçimi sırasında velileri en çok yanılgıya düşüren konuları şöyle sıralıyor:
LİSE ÇOK GEÇ: Kariyer basamakları için en önemli viraj olarak lise hayatının görülmesi büyük yanılgılardan birisi. Çocuğun eğitimi ilkokuldan itibaren sağlam bir temel üstüne bina edilirse bu çok daha iyi sonuçlar doğuruyor.
MÜFREDAT GÖZDEN KAÇIYOR: Okulun teknolojik altyapısı, müfredatı gibi faktörler birinci dereceden etkili değil. Zira eğitim teknolojilerinin sistem içinde yeterli oranda öğretimi destekleyecek bir materyal olmadığı görüşü veliler arasında yaygın. Bir de müfredatın gerçek anlamda yaşam becerileri kazandırmaktan uzak olduğunu düşünen önemli bir kitle var ve bu nedenle müfredatın ne olduğu da çok sorgulanmıyor. Daha çok bir üst okula hazırlık bağlamındaki müfredat ve teknik ne ölçüde kazandırılıyor ona bakılıyor.
BEN BAŞARDIM SEN DE BAŞARIRSIN:
Okul seçiminde bir diğer etken annebabanın dominant ihtiyaçlarında yatıyor. Özellikle eğitimli anne babalar bu konuda kendilerinde bir yetkinlik görme eğiliminde. Kendi başarmayı istediği ama başaramadığı şeyleri çocuklarının başarmasını arzu eden bir kitle olduğu gibi, kendi başarmış olup çocuklarının da aynı başarıyı göstereceğine dair ölçüsüz beklentilere giren bir yaklaşım diye tanımlayabiliriz.
OKUL STATÜ ARACI DEĞİLDİR: Okul seçimini bir sosyal statü göstergesi olarak kullanmak da yadsınamayacak etkenlerden birisi. Seçilen okul aileler arasındaki bu statü savaşlarının da bir tezahürü olabiliyor.
SİSTEMİN ETKİSİ: Çocuk eğer bir fen lisesini kazanacak puan elde etmişse tüm diğer faktörler göz ardı edilerek puanımız boşa gitmesin diye çocuk oraya yerleştiriliyor. Bazen çocuğun ilgi, yetenek ve istekleri dahi dikkate alınmayabiliyor.