ide okulları PASS teorisini eğitim modeline katıyor

ide okulları PASS teorisini eğitim modeline katıyor

Dünyada başarılı olmuş eğitim modellerini birleştiren ide okulları, öğrenme sürecine bilimsel açısından yaklaşarak çocukların öğrenme yetkinliklerini geliştirme ve güçlendirmede dünyadaki en modern ve etkili yöntemleri belirleyerek kullanıyor.

  • Eğitim
  • Çarşamba 17.05.2017 18:00

Bilişsel temelli öğrenme yaklaşımını benimseyen ide okulları, Amerika'da saygın eğitim kurumlarında kullanılan, beynin yapısını esas alan ve bu yapı üzerine kurgulanan bir öğrenme modeli olan PASS yaklaşımını öğretim modelinin bir parçası haline getirdi.

PASS teorisi, Planlama (Planning), Dikkat (Attention), Ardıllık (Successive) ve Eşzamanlılık (Simultaneous) olmak üzere 4 bilişsel işlemden oluşuyor. Bu fonksiyonların hepsini doğru biçimde ve bir arada uyum içinde çalıştırabilen çocuklar, öğrenme sürecinde çok daha konsantre, odaklı, başarılı ve uyumlu bir deneyim gerçekleştiriyor.

İDE OKULLARI'NDA, BİLİŞSEL DESTEK BİRİMİ İLE ÇOCUKLARIN EKSİK ALANLARININ GELİŞTİRİLMESİ İÇİN ÇALIŞMALAR YAPILIYOR

İde okulları rehberlik birimi tarafından yapılan değerlendirme testi ile çocukların planlama, dikkat, eşzamanlılık ve ardıllık açısından yetkinlikleri belirleniyor ve gelişim ihtiyaçları ortaya koyuluyor.

Daha sonra bu dört özelliği bir arada uyum içinde kullanmaları ve gelişim gerektiren özelliklerinin yükseltilmesi amacıyla, ide okulları Bilişsel Destek Birimi öğrencilerle özel çalışmalar gerçekleştiriyor. Böylece, bu tabloya göre çocuğun öğrenme biçimi belirleniyor. Öğrencilerin geliştirilmesi gereken ve güçlü alanlarına yönelik ayrı ayrı çalışmalar yapılmış oluyor.

PASS YAKLAŞIMI, SINAVLARDA BAŞARIYI ARTIRIYOR

ide okullarında uygulanan bilişsel işlevlere dayalı öğrenmeyi temel alan PASS sistemi, çocuklara etkin bir öğrenme süreci ve deneyim sağlıyor. Bu model sağladığı temel yetkinlikler sayesinde TEOG, YGS/LYS gibi sınav ortamlarında da başarıyı artırıyor. Örneğin odaklanması yüksek çocuklar sınavlardaki uyarıcılardan etkilenmiyor, sayısal ve sözel bölümlerde zihinsel geçişleri daha etkili yapabiliyor.