Mesih, Mehdi ve HSBC

HSBC kuruluş itibarıyla Yahudi sermayedarların ortak olduğu dev bir finans kuruluşu. Merkezi Londra'da bulunan bankanın ana sermayedarlarının 1946'da Kudüs'te tezahür bulan İsrail devletinin oluşumuna büyük katkıları var ve sürüyor. Doğal olarak bu bankanın sermayedarları arasındaki ailelerin İsrail'in kurulmasına yol açan siyonizm görüşüyle de doğrudan ilişkileri ve bağlantıları bulunuyor. İsrail'i şekillendiren felsefe olan siyonizm özetle, 'kutsal topraklar-üstün ırk' mantığı ve bunları kendilerine sağlayacak bir Mesih (kurtarıcı) inancından kaynaklanıyor. İsrail ayrıca HSBC'nin kurucuları gibi kendine destek veren küresel çaptaki işadamlarının sağladığı medya- finans-lobi desteğiyle ABD-vb'yi de arkasına alarak Ortadoğu topraklarındaki yayılmasını sürdürüyor. Filistinliler'in yaşadığı bölgelerde İsrailli yerleşimcilere ait yeni yeni uydu şehirler kurulurken meydana gelen çatışmalar yıllardır yürek burkuyor. Ancak İsrail'i destekleyen lobi o denli güçlü ki, kimsenin sesini yükseltmesi kolay değil. Diğer taraftan 1979'daki darbenin ardından kurulan İran İslam Cumhuriyeti ise İsrail devletinin antitezi olarak vücut bulmuş bir yönetim biçimi. Mistik felsefesini, Şia'daki 12'nci imamdan alıyor. Ehli-Beyt inancı bize, 12'nci imam olan İmam Mehdi'nin, Kerbela'da şehit edilen Hazreti Muhammed'in torunları Hasan ve Hüseyin'den geldiğini aktarıyor. İnanış, bize, çocuk yaşta kaybolan İmam Mehdi'nin kıyamette zuhur ederek dünyayı ve İslam'ı kurtaracağı, Yahudiler'i Kudüs'ten atacağı tezlerini aktarıyor. Özünde İsrail'deki Mesih anlayışına benzer bir kurtarıcı beklentisi hâkim. Bu inanışın etkisiyle İran İslam Cumhuriyeti kurulduğundan beri İsrail'e düşman. İran aynı zamanda, İsrail karşıtı Hizbullah vb. benzeri radikal İslami gruplara destek vermekle de suçlanıyor. O gruplar da sivil İsrailliler'i hedef alıyor. İki devlet arasında son yıllardaki en büyük kavga ise, İran'ın nükleer silah elde etme isteği iddiasıyla suçlanması. Yaşanan gerilim sık sık dünya petrol fiyatlarını etkileyen bir risk unsuruna dönüşüyor. Çatışma riski petrol fiyatlarını dalgalandırıyor. Enerji fiyatındaki oynamalar, küresel enflasyon yoluyla faizlere, sanayi üretimine, politikacıların kaderlerini etkileyebilecek sosyal dönüşümlere yol açıyor. Sizin, benim, onun cebinden, deposundan, işinden-gücünden çalınan kazançlar bu büyük oyunu başlatanların cebine gidiyor. Aynı, son günlerde dünyayı sallayan Libor skandalında olduğu gibi...

DÜNYAYI KANDIRIYORLAR
Bu yüzden bir yandan İsrail'in kuruluşunda finansmanında yer alan HSBC'nin sahiplerinin, bir yandan da el altından İran'ın yaşamsal kaynağı olan petrol gelirini aklamasını... Birileri dünyayı fena halde kandırıyor diye yorumlamak mümkün. En çok kandırılanlar ise kuşkusuz İsrail ve İran halkı. Obama yönetimi seçim öncesi bu olayların üzerine giderse dünyanın kazanacağı çok açık. Ötesinde ise 'gerilimin finansmanı'nı üstlenmiş HSBC'nin, her şeyden önce Mesih ve Mehdi'yi bekleyenlerden başlamak üzere hepimize bir açıklama borçlu olduğu kesin