OnlineMarket hız satıyor

Yaşadığımız döneme bir isim verilecek olsaydı ‘sürat çağı’ olabilirdi. Özellikle, İstanbul’da yaşayanlar için bir yerden bir yere yetişmek, trafik, zamansızlık gibi kelimeler hayatın tam ortasına yerleşmiş vaziyette. Günlük ihtiyaçlarımızdan doğan ve yapmak zorunda olduğumuz işler de, hem çok vakit alan hem de sorumluluğumuz olan şeyler. Bunlardan biri kaçınılmaz olarak yaptığımız evdeki mutfak alışverişleri.

  • Ekonomi
  • Salı 29.04.2014 10:58
Duygu Eren - Sabah.com.tr

Eğitiminiz ve özgeçmişinizi öğrenebilir miyiz?

OnlineMarketi ben, Bülent Demirhan ve Cüneyt Gürbüz 2012 yılında kurduk. Boğaziçi Üniversitesi İşletme bölümü 2000 yılı mezunuyum. İş hayatına 17 yaşında, Eskişehir'de küçük bir beyaz eşya dükkanını kardeşimle birlikte işleterek başladım. Profesyonel kariyerimin büyük bölümünü, 2000-2011 yılları arasında çalıştığım The Gillette Company ve rocter&Gamble firmalarında yönetici seviyesinde satış ve pazarlama rollerinde geçirdim. P&G'deki son görevimde yıllık 100 milyon USD ciro yapan takımın liderliğini yaparken, 2011 yılı başında GittiGidiyor.com kurucuları ile tanışmam sonrası e-ticaret dünyasına Markapon.com projesi ile geçiş yaptım. Bu firmanın 2,5 yıl Genel Müdürlük görevini yürüttüm. Kardeşim; Bülent Demirhan ise 2000 yılı Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği ve 2003 yılı İTÜ Bilgi Sistemleri Yüksek Lisans mezunudur. Yazılım alanında başladığı profesyonel kariyerinin büyük bölümünü perakende sektöründe geçiren Demirhan; Boyner Holding ve AS Watsons şirketlerinde toplam 11 yıl çalıştı ve Bilgi İşlem Müdürlüğü, Lojistik Direktörlüğü gibi üst düzey görevlerde bulundu. Aralık 2013'te OnlineMarket'e tam zamanlı olarak katılmadan önce, Sedes Holding'te (Gratis) İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürütüyordu. Diğer ortağımız Cüneyt Gürbüz, Boğaziçi Üniversitesi Kimya bölümünden 2005 yılında mezun oldu. Kariyer.net'teki kısa deneyiminin ardından Procter&Gamble firmasında Bölge Müdürlüğü yaptı. 2008 yılında şirketinden ayrılarak İngiltere'ye yerleşen Gürbüz; teknoloji alanında faaliyet gösteren uluslararası InWin firmasının Güney Avrupa ve Orta Doğu'dan sorumlu Satış-Pazarlama Müdürlüğü görevini yürütüyordu.

Bu işe başlama fikri nereden geldi ve nasıl gelişti?

Taze gıda ve hızlı tüketim ürünlerinin online ticaretini yapma iş fikri, uzun zamandır üzerinde düşündüğümüz bir iş fikriydi. Kurucu ortaklar olarak kariyerlerimizi geçirdiğimiz hızlı tüketim ürünleri ve perakende sektörleri ile benim deneyim kazandığım e-ticaret sektörünün kesiştiği alan olan "e-market" iş modelini uygulamak için doğru zamanın gelmesini ve her anlamda yeterince olgunlaşmayı bekledik. Bu noktada; benim ve ortaklarımın hikayesinin alışılagelmiş girişimcilik örneklerinden bir miktar farklı olduğunu söyleyebiliriz. Her üçümüz de, profesyonel kariyerlerimizde üst düzey rollere gelmemize rağmen, göreceli daha rahat seçenekleri bırakarak, seçimimizi girişimcilikten yana kullandık. İçinde olduğumuz dönemin, uzunca bir sure daha gelmeyecek fırsatlarla dolu olduğunu düşünüyorum. İş hayatında son 10 yılda biriktirdiğimiz iş deneyimlerimizi, geliştirdiğimiz ilişki ağlarımızı ve girişimci cesaretimizi toplayıp, işe koyulduk.

Ne kadar sermayeyle başladınız?

50.000 TL sermaye ile başladık. Bu sermaye, ilk dönem için tam zamanlı çalışanların giderleri ve yapmak istediğimiz işi yatırımcılara anlatabilecek aşamalara gelmemiz için yeterli oldu.

Aslanoba Capital'den nasıl yatırım aldınız?

OnlineMarket projesi için yatırım görüşmesi yaptığımız ilk yatırımcı olan Hasan Aslanoba ile ilk görüşmemizde, fikir ve vizyon birliği içinde olduğumuzu gördük. İş modeli ve strateji üzerinde yaptığımız birkaç görüşmenin sonrasında üç yıla yayılan toplam 3.6 milyon USD lik bir yatırım anlaşması imzaladık. Hasan Bey'in kendi kurduğu benzer bir girişimi olması, iş modeline olan inancı ve ilgisi, sadece finansal değil stratejik destek veren bir yatırımcı kimliği olması bizim için değerli.
1 saat içinde müşterinin marketten aldığı ürünleri kapılarına götürmeyi amaçlıyorsunuz, İstanbul trafiğinde bunu nasıl mümkün olabilir?
"1 saat içinde teslimat" gibi iddialı bir vaadi yerine getirmek için, hedef kitlemize çok yakın lojistik merkezler kuruyoruz. Bu merkezlere biz "cep depo" adını veriyoruz. Cep depolarımızdan, soğuk hava özellikli araçlarımız ve gerektiğinde (trafik yoğunluğu gibi) kullanılacak termal kutulu motorsikletlerimiz ile bu vaadimizi yerine getireceğiz.

OnlineMarkette kaç çeşit ürün var?

Yaklaşık 1.500 farklı ürün çeşidimiz var. Çeşitlilikte bölgesel tercihlere çok önem veriyoruz. Ürün portföyü tüketici tercihleri doğrultusunda zaman içinde sürekli gözden geçirilecek ve yenilenilecek. Klasik perakende noktalardan farklı olarak ithal ve gurme ürünlere, tüm organik gıda kategorilerine ve zincir mağazalara giremeyen butik ve kaliteli üreticilerin ürünlerine de yer vereceğiz.

Perakende marketlerdeki satışlarla arasında fiyat farkı var mı?

Satış fiyatlarımız, geleneksel perakendecilerin fiyatları ile aynı seviyede olacak. OnlineMarket, eve teslimat yapıyor olması nedeniyle ortaya çıkan ekstra maliyetlerini fiyatlarına yansıtmamaktadır.

Depolama ve sevkiyatı nasıl yapıyorsunuz?

Ürünlerimizi kendi cep depolarımızda, tüm gıda ve sağlık koşullarına uyarak depoluyoruz. Sevkiyatları da kendi teslimat ekibimiz ile özenle yapıyoruz. OnlineMarket olarak en önemsediğimiz konu müşteri memnuniyeti. Memnuniyeti sağlamak için, tüm süreçlerin (satın alma, depolama, stok kontrolü, teslimat, müşteri hizmetleri) yönetimi bir bütünlük içinde yürütmek çok önemli. Taze ürünlerin saklanma koşulları, teslimat zamanlamalarına %100 uyum, siparişin tam ve eksiksiz teslimatı, kapıda koşulsuz iade kabul etmek en çok önemsediğimiz konular.

Kaç bölgede daha hizmet vermeyi hedefliyorsunuz?

Birinci yılımızın sonunda İstanbul'da toplamda 10 bölgede hizmet vermeyi planlıyoruz. 3 yılın sonunda ise, toplam cep depo sayımızı 100 noktaya çıkarmak ve toplamda 20 milyon kişiye erişebilmek hedefimiz.

Ekibinizi nasıl kurdunuz ve şu an kaç kişi çalışıyor?

Ekibimizi büyük bir titizlikle yüzlerce aday arasından seçtiğimiz arkadaşlarımızla kurduk. Biz, başarılı bir şirketin en önemli unsurunun insan olduğuna inanıyoruz. İster çok uluslu olsun, ya da bir start-up. Toplam çalışan sayımız 18.

Markanızın ismi nereden geliyor?

Dilimize İngilizce'den giren ancak zamanla yerleşen "market" kelimesi, ülkemizde en çok "süpermarket" anlamında kullanılıyor. Yaptığımız işin "market" olarak bilinmesi ve bunun için online kanalları (internet, telefon, mobil uygulamalar) kullanacak olmamız nedeniyle, bu işi en iyi anlatacak marka isminin "Online Market" olduğuna karar verdik.

İşe başlarken rehberlik anlamında destek gördünüz mü?

İşin kuruluşunda en büyük desteği yine bilgi teknolojilerinden aldık; internette bol bol araştırma yapmak, makale okumak ve tüm ilgili literatürü takip etmek işimize çok yaradı.

Hangi ihtiyaca çözüm buluyorsunuz?

Modern zamanların en önemli sorunlarından birinin, özellikle şehir insanlarının "kendilerine yeterince zaman ayıramamaları" ve "hayatta keyif aldığı şeyleri yapmaya zaman bulamamaları" olduğunu düşünüyoruz. OnlineMarket işte bu soruna bir çözüm vadediyor. Ve varlık sebebini, "kullanıcılarına zaman kazandırmak" olarak ortaya koyuyor. Fiziksel mağazalara giderek market alışverişi yapmak; ciddi zaman alan, pek de keyifli olmayan, yorucu ve zaman zaman oldukça zahmetli bir faaliyet. OnlineMarket, bu faaliyete ayrılan zamanı kısaltıyor ve kullanıcılarına ciddi bir zamanı geri vererek, kazandıkları bu zamanla onları daha mutlu kılacak uğraşlarla ilgilenmelerine imkan sağlamayı hedefliyor.

Şu an markanızın yönetimini nasıl yapıyorsunuz?

Markamızı; işinin uzmanı kadromuz ile, stratejik iş planımız ve varlık sebebimizin (kullanıcılarımıza zaman kazandırmak) rehberliğinde, tüm bunlara marka yönetimi deneyimimizi de katarak yönetiyoruz.

Markanızı offline ve online satıştaki rekabete göre nasıl konumlandırırsınız?

OnlineMarket'i, bir e-ticaret web sitesi olarak değil, bir gıda perakendecisi olarak konumlandırıyoruz. OnlineMarket'in gelip sepetinize ürünleri koyabileceğiniz fiziksel mağazaları yok ancak sizin yerinize ekibimizin bu işi yapacağı cep depoları var, özenle ve doğru şartlarda korunan ürün stokları var. Taze ürünleri soğuk dolaplarıyla taşıyabilecek teslimat araçları ve teslimat ekibine sahip. Sözü edilen tüm depo, stok, araç ve eleman yatırımlarının amacı alternatif alışveriş seçeneklerine göre avantaj yaratmak. Yüksek mağaza kiraları gibi operasyonel maliyetleri, ürünleri eve teslim etmemizi sağlayacak lojistik maliyetlere kaydırarak yeni bir model yaratıyoruz. Bu modelde amacımız, online deneyiminin hız ve kolaylığını, offline deneyimin tazelik ve güvenirlik unsurları ile birleştirmek. Fiziksel mağazası (brick&mortar) olmayan ve müşterisine aldığı siparişi en hızlı şekilde (en geç 1 saat içinde) teslim edebilecek Türkiye'deki en iyi kurumsal-organize online gıda perakendecisi (click&mortar) olma iddiasındayız. Aynı zamanda en yenilikçi olanı da olduğumuzu iddia ediyoruz. Bu iddiamızı, onlinemarket.com.tr adresini ziyaret ettiğinizde, 444 9 434 nolu Çağrı Merkezimizi aradığınızda veya çok yakında akıllı telefonlarınızla indirebileceğiniz uygulamamızı kullanırken farkedebileceksiniz.

Türkiye'de gıda sektörü sizce nereye gidiyor?

Gıda sektörü, araştırma şirketlerinin verilerine göre kayıtlı en büyük sektör. Ayrıca, insan sağlığı ile doğrudan ilgili olması nedeniyle çok kritik
öneme de sahip. Bence, özellikle son yıllarda gıda güvenliği konusunda yapılan çalışmalar ve organize perakendecilerin gelişimi ile sektör hem kayıt altına alınan ticaret hacmi hem de gıda güvenliği anlamında gelişiyor. Son dönemde pek çok gıda markamızın yabancı firmalar tarafından satın alınmaları da sektördeki gelişimi ve gelecekteki potansiyeli yansıtıyor. OnlineMarket, bu sektöre yeni ve taze bir nefes vererek, bu doğru gidişi destekleyecek güçlü bir girişim olmayı hedefliyor.

Gelecekle ilgili kendi hayaliniz ve stratejiniz nedir?

Yarattığımız iş modelinin Türkiye'de bir benzeri yok. Dünyada ise, bizimle birlikte aynı modeli Amazon Fresh markası altında, dünyanın en büyük online perakendecisi olan Amazon deniyor. En büyük hayalimiz, bu modeli ülkemizde başarıyla hayata geçirmek. Büyütülebilir ve karlı bir model olduğunu tüm dünyaya ispatlamak. Bu durumda global bir ilgiyi de üzerimize çekeceğimizi düşünüyoruz. Ve bu sayede ülkemizin model ithal eden değil, yaratıcı işler üretebilen ve iş modeli ihraç edebilen bir potansiyeli olduğunu göstermek hedefimiz.