Dışarıdan saldırılarla ekonomimiz çökmez

Dışarıdan saldırılarla ekonomimiz çökmez

Başbakan Yıldırım, ekonomiye dair zerre kuşku duymadığını belirtiyor: “Ancak içerideki tereddütleri ortadan kaldırmamız lazım. Piyasaların daha da hareketlenmesi, dolayısıyla büyümenin oransal olarak daha fazla artması için buna ihtiyacımız var.”

  • Ekonomi
  • Pazartesi 17.10.2016
Dolmabahçe'deki çalışma ofisinde Başbakan Binali Yıldırım, gazetelerin ekonomi yönetmenleriyle yaptığı sohbette, gündeme dair soruları cevaplandırdı. Başbakan, "Bir kere ekonomiyle ilgili zerre kadar kuşkumuz, tereddütümüz yok. Bunu bilin" dedi. Yıldırım; ekonomimize güvendiklerini belirterek; "Temelleri kuvvetli ama bu ekonomiyle ilgili bir şey yapmayacağız anlamına gelmiyor. Burada da yapacağımız işler var" ifadesini kullandı. Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü: "Ekonomi sağlam ama ekonomik hayatın canlılığını artırmak, insanları yatırıma daha fazla sevk etmek için yapacağımız çok şey var. Dışarıdan saldırılara karşı bizim ekonomimiz diz çökmez ancak içerideki tereddütleri ortadan kaldırmamız lazım. Piyasaların daha da hareketlenmesi, dolayısıyla büyümenin oransal olarak daha fazla artması için buna ihtiyacımız var. Bölgesel istikrarsızlıklar ve sınırlı da olsa terörle mücadele tabii ki ekonomideki hareketliliği kabul etmemiz lazım olumsuz etkiliyor. Bunu da göz ardı edemeyiz. O yüzden de terörle mücadele ve güney hudutlarımızın güvenlik altına alınması, orada yaşayan vatandaşlarımızın can ve mal emniyetinin sağlanması önem arz ediyor."

OHAL'İ KENDİMİZE İLAN ETTİK
Başbakan Yıldırım, Olağanüstü Hal (OHAL) süresini bu ayın 20'sinden geçerli olmak üzere tekrar 3 ay daha uzattıklarını hatırlatarak, "Şimdiden 'Tekrar uzar mı, uzamaz mı?' diye bir şey söylemek çok sağlıklı olmaz. İhtiyaç olduğu kadar devam edeceğiz. OHAL'i biz kendimize ilan ettik, vatandaşa değil. Darbenin etkilerini ortadan kaldırmak, bir daha oluşumuna imkân vermemek için OHAL mekanizmasını işletiyoruz. İnsanların iş tutmalarına, iş yapmalarına, ticaretine, yatırımına yönelik bir düzenleme yok" ifadelerini kullandı.

EN PAHALI HİZMET OLMAYAN HİZMETTİR
Başbakan Yıldırım, "Osmangazi Köprüsü Çok fazla tercih edilmiyor gibi" denilmesi üzerine, "Şu anda bizim öngördüğümüz trafiğin üzerindeyiz. Problem yok" ifadelerini kullandı. Geçiş ücretlerinin biraz daha cazip hale getirilip getirilemeyeceğinin sorulması üzerine de Yıldırım, şunları kaydetti: "Zaman ekonomisi diye bir şey var. En pahalı hizmet olmayan hizmettir. Her hizmetin bir bedeli vardır. Adamlar bu köprü için 18 milyar para harcıyor. Bunu biz bütçeden yapabilir miydik? 50 senedir konuşuyoruz, yapamıyoruz ama 36 ayda yaptık. 36 ayda biz bunun bürokrasini, muamelesini bitiremezdik. Pahalı mı oldu, ucuz mu oldu, az mı verdik, çok mu verdik... Bu Türkiye'nin bir kazanımıdır. Dolaşacaksınız Körfez'i 2 saat. 2 saatte ben Balıkesir'e gidiyorum. 1 saatte Bursa'ya gidiyorum. Osmangazi Köprüsü ve İzmir Otoyolu'nun toplam bedeli Türkiye'nin 1950'deki bir yıllık gayrisafi milli gelirine eşit. Bunların bedeli finans maliyetiyle 9 küsür milyar dolar. Ana para 6.5 milyar dolar."

KÖPRÜ YOK, GEÇEN DE YOK, KAVGA DA YOK
Patent yasasının da önemli bir açılım yapacağını dile getiren Yıldırım, "Gelir-vergi reformu var. Maliye çalışıyor yıllardır ama 'Elimizdekilerden bir kısmı gider mi?' diye tereddüt ediyorlar. Şimdi diyoruz ki maliyecilere 'Osmangazi Köprüsü'nün KDV'sini yüzde 80 yapalım, pahalı. 'Efendim olmaz, gelir kaybı olur' Ya bu köprüyü açmadığımız zaman gelir mi var? Köprü yok, geçen de yok, kavga da yok. Haksızlık etmeyelim. Köprüyü yaptık, 'Vergiyi 18 mi alalım 8 mi? Sağ olsun Maliye Bakanı yüzde 8 dedi" şeklinde konuştu.

EN BÜYÜK CEO'LAR 27 EKİM'DE GELİYOR
Yatırımcının tereddütlerini gidermek için 27 Ekim'de kapsamlı bir toplantı yapacaklarından bahseden Yıldırım, "Dünyanın en büyük yatırımcıları, CEO'ları buraya gelecek. Türkiye'nin kabiliyetlerini anlatacağız. İyileştirmemiz gereken bir konu var; süreçleri hızlandırma, bürokrasiyi azaltma. Bir yandan FETÖ'cüler darbe yaparken, biz reformlar yaptık. Bu ekonomik işlere yoğunlaşırken, reformlara çalışırken onlar da darbeye çalışmış. Biraz ara verdik, onların işini hallettik, sonra devam ettik" dedi.