‘İçinizdeki bilgeyi dinleyin’

‘İçinizdeki bilgeyi dinleyin’

Yaşam koçu Zeynep Uymur Kocal, “Gerçek anlamda kendimizi dinlediğimizde sağlıksız egonun sürekli vıdı vıdı yaptığı zihnimizi susturabilirsek, gerçek kendimize ulaştığımızda değerlerimizin farkına varır ve mutlu yaşarız” dedi

Zeynep Uymur Kocal, edebiyat öğretmenliğini bırakıp yaşam koçu eğitimi aldı. Daha sonra Değer Yaşam Merkez'ini kurdu. İnsanlara, yaşamlarında pozitif düşüncelere nasıl ulaşacaklarını ve kendilerini nasıl motive edecekleri konusunda bilgilendiren yaşam koçu Zeynep Uymur Kocal ile keyifli bir söyleşi yaptık:
Merhaba Zeynep Hanım. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
1979 yılında İzmir'de doğdum. Ortaokul ve liseyi İzmir Özel Tevfik Fikret Lisesi'nde okudum. Okulumuz "francophone" bir okuldu. Fransızca eğitim aldım dolayısıyla. Hem Türk hem Fransız öğretmenlerimiz vardı. Bu da yaşamımda her kültürü merak etme ve her insana önyargısız yaklaşmamda pozitif etkiler yarattı. İnsanların kültürel özelliklerinin yanı sıra evrensel pek çok ortak yönünün de olduğunu küçük yaşta anlayabilme alanı açtı bana. Daha sonra Mimar Sinan Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde lisans, İstanbul Üniversitesi'nde Yeni Edebiyat Anabilim Dalında yüksek lisansımı tamamladım. Ve İstanbul'la yolculuğum yirmi yıl devam etti. Şimdi de iki yıldır Eskişehir'de yaşıyorum.
İstanbul'dan sonra neden Eskişehir?
İstanbul'a bir müddet ara vermem gerektiğini hissettim ve kendimi Eskişehir'de, daha önce hiç adını bile aklımdan geçirmediğim, bilmediğim bu şehirde buldum.
Peki bu yolculuğun bir yerinde şu anda kurduğunuz "Değer Yaşam Merkezi ve Koçluk" var desek doğru bir ifade olur mu?
İnternetteki web sayfamızın ana sayfasında bir yazı var. Koçluğun ne olduğunu ve ne olmadığını anlatan. Yazının başında da 12 yaşındaki günlüğümden bir sayfanın fotoğrafı. Burada şunu yazmışım "Ben büyüyünce öğretmen olmak istiyorum. Çünkü insanlara yardımcı olmayı çok seviyorum." diye. O yaşlarda insan merkezli, insanlarla yan yana yürünecek bir mesleği gerçekleştirerek yaşamak istediğimi biliyormuşum. Aslında hepimiz kendimizi dinlediğimizde, sağlıksız egonun sürekli vıdı vıdı yaptığı zihnimizi susturabilirsek gerçek kendimize ulaştığımızda değerlerimizin farkına varır ve mutlu yaşarız. İşte şu anda var olan Değer Yaşam Merkezi de beni mutlu eden ve değerlerimle var olan bir yer. Ve bunun doğduğu yer de onca yıl yaşadığım İstanbul değil de Eskişehir oldu.
Koç olmaya nasıl karar verdiniz? Sizi buna iten nedenler insanlarla paylaşmayı sevmeniz dışında neler oldu?
Yukarıda bahsettiğim değişimde asıl merkez ve soru "Gerçekte kimim?" sorusunun yanıtını aramakla başladı. Tabii bu sorunun yanıtını bulmak için yaşamın sizi zorlaması gerekiyor bazen. Ve bu hepimizde farklı noktalarda. Enerjinin akmadığı, bloke olduğu alanlarda yaşam size sürekli aynı şeyi yaşatarak der ki: Bak yine aynı sıkıntıyı, problemi yaşıyorsun. Demek ki bu noktada kendinle ilgili bir derdin var. Hayatı, kendini ve başkalarını suçlamayı bırak, kendine acımayı terk et, yaşamının sorumluluğunu al; gerçek huzur ve mutluluk ancak öyle gelir.
Bu söylediklerinizden tam olarak ne anlamalıyız? Herkes koçluk alabilir mi bu durumda?
Evet. Psikiyatrik bir rahatsızlık söz konusu olmadığı sürece, herkes koçluk alabilir. Sınav kaygısı, stres yaşayan bir öğrenci de başarılı olup başarısını daha çok artırmak isteyen de. Ya da meslek seçimine dair kararsızlık içinde olan öğrenciler de. Yaş grubunun burada hiç önemi yok. Yeni bir iş kurma arifesinde olan bir yetişkin ya da işinde mutsuz olup ne yapmak istediğinin sorusuna ulaşamayan da. Ya da işleri çok iyi olup yeni hedefler belirlemek isteyen, kazancını artırmak isteyen bir işyeri sahibi de. Okulda sınıfiçi yönetimde kendini geliştirmek isteyen bir öğretmen de yeni metotlar keşfederek mesleğinde daha yaratıcı olmak isteyeni de. İkili ilişkilerinde sorun yaşayan, hep aynı şeyleri yaşayıp işin içinden bir türlü çıkamayan da var olan ilişkisinde, evliliğinde daha çok yol almak isteyen de. Yaşama dair her alanda koçluk alınabilir özetle. Bunun için probleminizin olması da gerekmez. Bugün artık dünyanın önde gelen pek çok siyasetçisinin, iş insanlarının, sanatçıların da koçluk aldığını biliyoruz.
Son olarak okurlarımıza ne söylemek istersiniz?
Kendi potansiyelinize ulaştığınızda ve onu harekete geçirdiğinizde, sorularınızın yanıtlarını eylem adımlarına dönüştürerek yaratacağınız gelecekte, yaşamın sizin için açılan kapılarının ardında gördüklerinizle coşkunluk ve sevinç içinde büyük bir şaşkınlık yaşayacaksınız. Çünkü içinizdeki bilge size şunu fısıldayacak: "Sen tam ve bütünsün. Her şey olması gerektiği gibi. İyimserliğinle yoluna devam et!"

DEĞİŞİME ADIM ATMAK İÇİN

Merkezinize kimler gelebilir peki, hangi alanlarda hizmet veriyorsunuz?
Değerleriniz yolunda ilerlemeniz ya da bugüne kadar fark etmediğiniz ama sizi asıl besleyen kaynak değerlerinizi keşfetmek istiyorum dediğinizde.
Yaşam alanlarınızın genişlemesini ve hızlanmasını sağlamak için.
Yaratıcılığınızı keşfetmek için.
Zamanı iyi kullanmak ve harekete geçmek için.
Ergenlik dönemindeki çocuklarla iletişim kurmak için.
Kazancınızı ve hedeflerinizi daha da büyütme konusunda farklı yöntemlerinizi keşfetmek için.
Değişime adım atmak istiyorum dediğinizde.
"Hayır!" diyebilmek istediğinizde.
Kendinize ve asıl amacınıza ulaşarak mutlu yaşamak istediğinizde.
Daha rahat bir gebelik süreci geçirip korkusuz bir şekilde doğal doğumla bebeğinizi kucaklamak istediğinizde ve bütün bu saydıklarımızla ilgili bize başvurabilirsiniz.

HER İNSAN TAM VE BÜTÜNDÜR

Peki son olarak sizin verdiğiniz koçluk hangi ekole bağlı ve onu diğerlerinden ayıran özellikler nelerdir? Ben Erickson ekolüne bağlı koçluk eğitimi aldım. Erickson'un kurucusu Marilyn Atkinson, merkezi Kanada'da. Beş temel prensibe dayanır Erickson Koçluğu ve görüşmelerimiz de bu temel prensipler çerçevesinde ilerler:
Her insan tam ve bütündür.
Her insan o an için bildiğinin en doğrusunu yapar.
Pozitife odaklıdır.
Her insan ihtiyaç duyduğu bütün kaynaklara sahiptir.
Geçmiş geçmişte kalmıştır. Önemli olan bugünden yarına yol almaktır. Bizim koçluğumuzda kişinin kendi içine bir projeksiyon tutup ihtiyaç duyduğu kaynakları görmesini sağlarız. Bunu yaparken pozitif bir dil kullanıp soru sorarız. O soru beyninize girdiği an beyniniz mevcut kaynaklarınızı tarayarak ihtiyaç duyduğunuz cevaba ulaşmanızı sağlar. Koçluk esnasında "Herkes tam ve bütündür." prensibine bağlı olarak tavsiye vermez, yargıda bulunmaz, yorum yapmayız. Nötr kalmak bu yol arkadaşlığında çok önemlidir. Hepimiz birbirimizden farklı insanlarız ve hepimizin farklı hikayeleri var.