6 maddelik çözüm paketiyle gitti

Leyla Zana görüşmede Öcalan'a ev hapsi, devletin Kürtler'den özür dilemesi, Oslo sürecinin yinelenmesi, KCK tutuklamalarının son bulması, anadilde eğitim taleplerini dile getirdi

Kürt sorununun çözümü konusunda tarihi bir adım atan Diyarbakır Milletvekili Leyla Zana, kendisini eleştiren PKK ve BDP'ye adeta meydan okudu. Zana, "Başbakan'a güveniyorum, aklım ve yüreğimle hareket ettim. Başbakan samimi" dedi. Zana, Başbakan Erdoğan'a 6 ana başlıkta çözüm talebini iletti: "Devlet, Kürtlerden özür dilesin, Öcalan ev hapsine alınsın, seçmeli değil anadilde eğitim, Oslo süreci yeniden başlasın, 'silahları bırakın' söylemi ve KCK tutuklamaları son bulsun." Leyla Zana, Erdoğan'la önceki gün gerçekleşen 1.5 saatlik görüşmenin ardından kameraların karşısına geçti. Zana, Meclis'e kızı Ruken ve korumalığını yapan iki yeğeni ile birlikte geldi. Kürsüye konuşma metniyle çıkan ve soru almayan Zana, "21 yıl sonra ilk kez bu basın toplantı odasına geliyorum. Bunun genel barışa vesile olmasını diliyorum" dedi. Alınan bilgilere göre tarihi buluşmanın perde arkasında ilginç diyaloglar yaşandı. Zana, Başbakan Erdoğan'la görüşmesine 21 yıl önce Meclis'ten yaka paça atılmasına neden olan Kürtçe yemini anımsatarak başladı. Yıllarca cezaevinde yatmasına neden olan bu yemini halkların kardeşliği için yaptığını söyleyen Zana'nın sözleri Başbakan Erdoğan'ı duygulandırdı. Zana, "Hepimiz ağır bedeller ödedik. Türk-Kürt halkları için verilmiş sözüm var. O yıllardan bugüne çok şey değişti. Artık çözüm için oluşmuş bir zemin var. Bunu herkesin doğru okuması gerekiyor" dedi. Başbakan Erdoğan da, bugüne kadar atılan demokratik adımlara atıfta bulunarak, daha fazla kan akmaması için BDP'nin de süreci tıkayan tutumundan vazgeçmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, "PKK silah bıraksın" çağrısını yineledi. Zana ise PKK'ya yönelik devletin geçmişten bu yana güvenlik politikalarını ön plana çıkardığını bunun da sonuç vermediğini söyledi. Zana, "Silah bırak yönündeki çağrılar karşılık bulmaz. Silahların bırakılması için gerçekçi, ikna edici adımlar atılmalı" dediği öğrenildi. Zana, "Türkiye'de onlarca yıldır denenen güvenlikçi politikaların sonuç vermediğini gördük. Denenmeyen tek yok sürdürülebilir müzakeredir. Bu anlamda Oslo görüşmeleri milattır, yeniden başlamalı" dedi. Zana'nın görüşme süresince sık sık "güven ortamının önemine" vurgu yapması dikkat çekti. Başbakanla görüşmesinin önemli bölümünü KCK tutuklamalarına ayıran Zana, Türkiye'nin korkularıyla yüzleşme çabası gösterdiğini ancak süregelen tutuklamaların ve davaların toplumu tedirgin ettiğini söyledi. Zana, "TRT Şeş başta olmak üzere bugüne kadar atılan adımları önemsiyoruz. Ancak, toplumun küçük adımlara değil ileri ve samimi adımlara ihtiyacı var. Bu adımlar tüm bileşenlerin sürece dâhil edilmesiyle atılabilir. Kesintisiz barış ortamı için herkesin katkı sağlaması gerekir" dedi. "Halklarımıza artık söylem ve söz yetmiyor. Bu aşama geride kaldı" diyen Zana dünkü basın toplantısında talepleri şöyle sıraladı:
ÖZÜR DİLENSİN: Devletler kendi yurttaşlarından özür dilemeyi bir zafiyet olarak görmemeli. Özür dilenmesi talep edilen halk bir başka devlet değil kendi yurttaşlarınız.
ÖCALAN'A EV HAPSİ : İdam gibi bir tabuyu yıkan bu ülkenin Sayın Öcalan'ı pekala ev hapsine alabilir, bu hayati önem taşıyor.
ANADİLDE EĞİTİM: Seçmeli dersler arasında Kürtçenin olması olumlu bir gelişme. Ancak Kürtlerin anadilde eğitim taleplerini karşılamaktan uzak. Dünyada hiçbir halk kendi anadilini para ödeyerek öğrenmez. Anadilde eğitim Kürtlerin hakkı.
OPERASYONLAR DURSUN: Yaralarımız açık ve kanıyor. Bu nedenle de gerçekçi olmayan talepler karşılık bulamaz. "Silahları bırakın operasyonlar durur" söylemi gerçekçi olmayan taleplerden.
BAŞBAKAN SAMİMİ: Sayın Başbakan hem görüşme sürecinde hem de sonrasında görüşmeyle ilgili olarak yaptığı değerlendirmede, diyalog sürecini açık tutmak konusundaki samimi tavrını göstermiştir. Bunun için teşekkür ediyorum.