KCK davasında Kürtçe gerginliği

İstanbul'da görülen KCK davasının ilk duruşmasında Kürtçe gerginliği yaşandı. Kimlik tespiti sırasında Kürtçe cevap veren sanıklar, mahkeme başkanı tarafından uyarıldı.

  • İHA
  • Gündem
  • Pazartesi 02.07.2012 15:32
İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma, saat 10.00'da başladı. Duruşmada, aralarında Prof. Dr. Büşra Ersanlı'nın ve Ragıp Zarakolu'nun da bulunduğu tutuklu sanıklar ile bazı tutuksuz sanıklar ve avukatlar hazır bulundu. BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, BDP milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder, Sebahat Tuncel, Ertuğrul Kürkçü, Abdullah Levent Tüzel, Ayla Akat Ata, Pervin Buldan, CHP Milletvekili Binnaz Toprak, gazeteciler Oral Çalışlar, Nuray Mert ve Ahmet Şık ile KCK soruşturması kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılan KESK Genel Başkanı Lami Özgen de duruşmayı izleyenler arasında yer aldı.

Duruşma salonuna giren sanık yakınları "İnadına isyan, inadına özgürlük" şeklinde slogan attı. Sanıklar da alkış, zılgıt ve ıslıklarla karşılık verdi. Bunun üzerine mübaşir, sanık yakınlarını slogan atmamaları konusunda uyardı. Mahkeme Başkanı Ali Açlık, duruşma esnasında herhangi bir slogan, ıslık veya alkışlama olursa ilk başta uyarılacağını, eylemi devam ettirenlerin salondan çıkartılacağını söyledi.

Duruşmada söz alan avukat Muhittin Köylüoğlu, duruşma salonuna gelirken yaşadığı güçlükleri anlattı. Köylüoğlu, "E-5 girişi kapalı, görevliler otoban girişine yönlendiriyor. Çok fazla yoğunluk var. Duruşmaya gelecek olan sanıklar ve sanık avukatları duruşmaya gelemiyor" dedi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Açlık, mahkemenin bu konuda yapacağı bir şey olmadığını belirterek, "Sanıklar ve avukatları geldikleri zaman duruşma salonuna alınır" dedi.

Duruşmada daha sonra sanık avukatlarının yoklamasının ardından sanıkların kimlik tespitine geçildi. İlk olarak kimlik tespiti yapılan sanıklardan Kudbetin Yazbaşı ve Mümtaz Aydemir, Kürtçe olarak cevap verdi. Mahkeme başkanı, "Sanıklar Türkçe dışında başka bir dil kullandığı için kimlik tespiti yapılamamıştır" diyerek kimlik tespitini yarıda kesti. Bunun üzerine söz alan avukatlardan Sinan Zincir ve Mehmet Emin Aktar, "Sanıklar ana dili Kürtçe olarak savunma yapıyor. Lütfen kimlik tespitinin devam etmesini istiyoruz. Bu ülkede 20 milyon kişinin konuştuğu bir dile bilinmeyen bir dil diyemezsiniz" dedi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Açlık, "Ben 'bilinmeyen bir dil' demedim. 'Türkçe dışında bir dil kullanıldı' dedim. Polemik yaratmayın. Sanıklarla benim anlaşabilmem için sanıkların Türkçe konuşması gerek" dedi.

Sanıkların kimlik tespiti yapılamazken, sanık avukatlarından Meral Danış Beştaş müvekkillerinin tamamının serbest bırakılmasına karar verilmesini talep etti. Ayrıca avukat Beştaş, mevcut yargılamaya konu faaliyetlerin siyasi parti faaliyeti olup olmadığının tespiti ile faaliyetlerin parti tüzük ve programı kapsamında yapılıp yapılmadığının incelenmesi hususunun belirlenecek üç profesör unvanlı akademisyene bilirkişi incelemesi yaptırılmasını istedi. Beştaş, iddianamede yer alan faaliyetlerle ilgili BDP hakkında yürütülen soruşturma varsa hukuka aykırı bir faaliyetin tespit edilip edilmediğinin sorulmasını ve dava dosyasının bir örneğinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesini istedi. İddianamedeki eylemlerin tamamına yakınının siyasi parti faaliyeti olması nedeniyle inceleme yapılarak, mahkemenin yetkili ve görevli olmaması nedeniyle davanın düşürülmesini isteyen Beştaş, iddianame örneğinin suç isnadına konu fiillerle ilgili BDP hakkında herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dosya örneğinin gönderilmesini mahkemeden talep etti.

Sanık avukatlarından İnan Poyraz ise, müvekkillerinin ana dilde savunma yapmak istediklerini, bu nedenle Kürtçe bilen bir tercüman atanmasını talep etti. Avukatların taleplerinin ardından mahkemeye öğle arası verildi.