Haberal'dan Pehlivan'ın iddialarına yanıt

''Ergenekon'' davasının tutuklu sanığı CHP Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal, tanık Mücahit Pehlivan'ın ''Ecevit'e verilen kortizonu kestik, kemik erimesi durdu, her gün lavman yapıyorlardı'' şeklindeki sözlerini eleştirdi.

  • AA
  • Gündem
  • Salı 10.07.2012 16:13
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada merhum Başbakan Bülent Ecevit'in bir süre tedavisini yapan eski AK Parti Milletvekili ortopedist Mücahit Pehlivan tanık olarak dinlenildi.

Mahkeme heyeti başkanı hakim Hüsnü Çalmuk, tutuksuz yargılanan CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün'ün açtığı ''Bülent Ecevit'in akli melekelerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle vasi tayini davasını'' anımsattı.

Mücahit Pehlivan da, Aygün'ün uzaktan akrabası olduğunu ifade ederek, ''Beyefendi çok üzülmüştü. Aygün'ün özür dilemesi, gönlünü alması için Ecevit ile görüştürmek istedim. Ecevit önce kabul etmedi, sonra görüştü'' dedi.

Savcı Murat Dalkuş da, Pehlivan'ın, Ecevit'i 5 yıllık uzmanlık deneyimi olduğu dönemde tedavi ettiğini belirterek, daha deneyimli doktorlar yerine neden Pehlivan'ın tercih edildiğini sordu.

Başbakan ve eşinin görevlendirmesiyle tedavi sürecine katıldığını belirten Pehlivan, kendisine Başkent Üniversitesi'nin verdiği ''7 ay yatak istirahatinin'' gerekli olup olmadığının sorulduğunu anlattı.

''Ecevit'i tek başına tedavi etmedim''

Bülent Ecevit'i tek başına muayene ve tedavi etmediğini dile getiren Pehlivan, ''Ben ekibin koordinatörüydüm. Nöroloji hocasını Emrehan Halıcı bulmuştu. Ben de Gazi Üniversitesi'nden kardiyoloji hocası bulmuştum. Ecevit, acil bir durumda Gazi Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırılacaktı. Rektörün ve Tıp Fakültesi dekanının da bilgisi vardı. Acil durum için Gazi Üniversitesi'nde bir oda hazır bekletiliyordu. Ambulans ve acil yardım çantası hazırdı'' diye konuştu.

Pehlivan'a sorular yönelten tutuklu sanık CHP Milletvekili Mehmet Haberal, Ecevit'in, Başkent Üniversitesi Hastanesi ile ilişkisinin 1 Temmuz 2002'de kesildiğini belirterek, Ecevit hakkında düzenlenen raporda çalışabilecek durumda olduğunun yer aldığını kaydetti.
Haberal, Ecevit hakkında Başkent Üniversitesi Hastanesi'nin 25 Mayıs 2002 tarihli raporunda, 7 ay yatak istirahati verilmediğini belirterek, raporda yer alanlar hakkında şunları kaydetti:

''Lavman verilmemiştir. Omurundaki kırık nedeniyle felç olmaması için korse giydirilmiştir. Kemik iyileşmesi süreç alır. Hastanede yatmasına gerek yok. Evde dinlenerek istirahat edecek. Bu yatak istirahati değildir. Günde 2 saat ofisinde çalışabilir. Kemikleri desteklemek için ilaçların yanında kortizon da en düşük düzeyde veriliyor. Ben 1971 yılından beri kortizon tedavisi uygularım. Kortizonu çok yoğun kullanırım. Kısa zamanda bu denli bir etki yapacak bir ilaç değildir. 'Kortizonu kestik, iyileşti' diyor. Bir tedavinin bu kadar çabuk etki ettiğini görmedim.''

Haberal, Ecevit'e lavman yerine ağızdan bağırsakları çalıştıran bir ilaç verildiğini anlatarak, Pehlivan'ın, ''Kortizonu kestik, kemik erimesi durdu, her gün lavman yapıyorlardı'' şeklindeki sözlerini de eleştirdi.

Mücahit Pehlivan'ın anlattıklarının belgeye dayanmadığını ifade eden Haberal, ''Gece, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın evine giriliyor. Gizlice röntgen cihazı sokuluyor, film çekiliyor. Hiçbir yazı, rapor, belge yok. Ben 45 yıllık meslek hayatımda belgesiz, raporsuz tedavi görmedim'' dedi.
Yaptığı tedavi sürecine ilişkin belgelerin Rahşan Ecevit'te olduğunu ifade eden Pehlivan, Ecevit'teki omurga kırığının korse giymesini gerektirecek seviyede olmadığını iddia etti.

Pehlivan, bu kırığın sakat arabasına binmesini gerektirmediğini, Başbakanlık yapmasına engel olmadığını, yatağa mahkum edilmesini gerektirmediğini sözlerine ekledi.

Pehlivan'ın tanık olarak dinlenilmesinin ardından duruşmaya ara verildi.