Baydemir'den Kürdistan açıklaması

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Suriye'deki çatışmalar hakkında yaptığı açıklamada, hükümetin 20 milyon Kürt'ü yok sayarak iç ve dış siyaset yapmaması gerektiğini belirtti.

  • İHA
  • Gündem
  • Cumartesi 28.07.2012 12:09
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Suriye'deki çatışmalar hakkında yaptığı açıklamada, hükümetin 20 milyon Kürt'ü yok sayarak iç ve dış siyaset yapmaması gerektiğini belirterek, 'Suriye'nin, Suriye Kürdistanı'nın işgali bir cinnet olacaktır ve Ortadoğu'ya barışı olabildiğince uzaklaştıracaktır. Hiçbir Kürt, hükümetin Kamışlı'nın, Afrin'in işgaline asla ve asla rıza göstermeyecektir. Kürt halkının bir evladı olarak böyle bir şeye biz de eyvallah demeyeceğiz' dedi.

Baydemir, Diyarbakır'da görev yapan medya mensuplarına Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti'nde iftar yemeği verdi. Yemeğe Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Veysi İpek, yönetim kurulu üyeleri, Diyarbakır Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Hüseyin Kaçar, ajans, gazete, televizyon, radyo, internet sitesi sahip ve yöneticileri katıldı. Evladını yitirmiş bir annenin iftar sofrasına misafir olduğunu anlatan Baydemir, 'O anne bir ay önce evladını yitirmiş o kadar büyük acıya rağmen bu kadar asalet nasıl olabilir diye Rabbime şükürler ettim' dedi. Yürek acısına rağmen annenin 'Ben evladımı yitirdim onurlu bir barış ve halkım için özgürlük istiyorum. Ama başka evlatlar yitirilmesin' dediğini aktaran Baydemir, 'İşte böyle bir annenin eli öpülür, ben de onun ellerini öpüyorum. Ve kendisine toplum olarak borçlu olduğumuza inanıyorum' dedi. Her bir insanın kendi eylem ve sözlerinden sorumlu oldukları gibi aynı zamanda yapmadıklarından da sorumlu olduğunu hatırlatan Baydemir, 'Barış, özgürlük ve adalet için yeteri miktarda çaba sarf etmemek de bir sorumluluktur' diye konuştu.

'20 MİLYON KÜRT'Ü YOK SAYARAK DIŞ VE İÇ SİYASET YAPMA'
Suriye'deki çatışma durumu hakkında da açıklamalarda bulunan Baydemir, 'Nasıl olur da komşu ülkelerimizde sıfır problem noktasından bugün Suriye Kürdistanı'nın topraklarını bir nevi tampon bölge adı altında işgal politikasına gelmiş bulunuyoruz. Bu nasıl bir cinnet halidir? Eğer ki komşularımızın Kürtler olmasından hazzetmiyorsak, Kürtler komşularımız olduğunda yaşam bize çekilmez hale geliyorsa peki bu ülkede yaşayan 20 milyon Kürt ile nasıl bir arada yaşayacaksınız. Çok açık ve net söylüyorum bu ülkeyi yönetenler 20 milyon Kürt'ü yok sayarak artık dış ve iç siyaset yapmaktan vazgeçmelidir' diye konuştu. Kürt'ün sevinci, heyecanının devletin üzüntüsü ve kaygısı olmaması gerektiğini ifade eden Baydemir, eğer böyle olmaya devam ederse bugünleri aramaktan kaygı ve endişe duyduğunu söyledi.

Konuşmasını ahlaki ve vicdani sorumluluğunun gereği olduğunu ifade eden Baydemir, 'Suriye'nin, Suriye Kürdistanı'nın işgali bir cinnet olacaktır. Ve Ortadoğu'ya barışı olabildiğince uzaklaştıracaktır. Yegane yol Irak'ta olduğu gibi, ya da benzeri. İran'da da özerk Kürdistan olacaktır. Türkiye'de de özerk Kürdistan olacaktır. Suriye de özerk Kürdistan olacaktır. Bunun başka bir yolu yoktur diye düşünüyorum. 20 milyon Kürt, artık kendi varlığını reddeden bir halkın varlığına armağan etmeyecektir. Bunu bütün dünya böyle bilsin. Halen kardeşliğine inandığımız Türk halkı da böyle bilsin. Varlığımızı tanımayan hiçbir halka varlığımızı armağan etmeyeceğiz. Ama barış, dostluk elimizi, birlikte yaşam isteğimizi her zaman ifade ettik. Bundan sonra beklentimiz Türk halkı gerçekten biz Kürt halkı ile Kürdistanlılarla birlikte yaşamak istiyorlar mı? Ey Türk halkı biz Kürdistanlılarla birlikte yaşamak istiyorsa o halde söz sırası sizindir. Sizin, hükümetin veya devletin politikasına karşı çıkmanız gerekiyor' şeklinde konuştu.

'İŞGALE EYVALLAH DEMEYECEĞİZ'
Hiçbir Kürt'ün, hükümetin Kamışlı'nın, Afrin'in işgaline rıza göstermeyeceğini kaydeden Baydemir, Kendi namı hesabıma, siyasi sorumluluktan bağımsız olarak söylüyorum. Kürt halkının bir evladı olarak böyle bir şeye biz de eyvallah demeyeceğiz. Şüphesiz ki benim bir silahım yok. Ama çıplak bir elimiz var. Ve bir yüreğimiz var. Yüreğimizle ve dilimizle bu politikaya karşı çıkacağız' ifadelerini kullandı. Baydemir, Lice'de iki askerin şehit olması ile ilgili olarak da, 'Dün Diyarbakır sıkıntılı bir gün yaşadı. Bugün yine sıkıntılı bir gün yaşadı. İki insanın cenazesi bu kentten Türkiye'nin batı yakasına gitti, gidiyor. Bütün bunların sona ermesi gerekiyor. Artık hiçbir sorunumuzu F-16'ların yağdırdığı bombalarla, tankların, topların atmış olduğu bombalarla veya kurşunlarla çözme şansımız yoktur diye düşünüyorum. Tek yol, müzakeredir, müzakerenin kurulacağı zemin de Kürt halkının haklı talebi olan idari ve siyasi statüdür. Kürt halkına ve Kürdistan coğrafyasına idari ve siyasi statü verilmediği müddetçe adalet tesis edilemeyecektir. Temennim Türk halkının hükümetin şu anda yürütmüş olduğu politikaya biz Kürtlerden daha fazla dur demesidir' dedi.

Bundan sonra aşırı merkeziyetçi bir yapı ile Ortadoğu'yu yönetme imkanının ortadan kalktığını vurgulayan Baydemir, 'Benim yüreğimden geçen özerk Kürdistan'ın başşehri Kamışlı'dır. Özerk Kürdistan'ın başşehri Diyarbakır'dır. Özerk Kürdistan'ın başşehri Hevler'dir. Özerk Kürdistan'ın başşehri Mahabad'tır ya da onlar karar verecektir. Ama Türkiye, İran, Irak, Suriye, Ermenistan, Ürdün sınırlar ortadan kalkmalıdır. Gümrük Birliğine geçmelidir. İdari ve siyasi bir ortaklığa geçilmelidir. Ortak para birimine geçilmelidir. Tıpkı Avrupa Birliği'nde olduğu gibi. Kurtuluş bu yoldadır diye düşünüyorum. Kurtuluş kavgada değil, kurtuluş ret ve inkarda değil' diye konuştu.