Başbakan'dan flaş açıklamalar

Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçiminde de 2015 genel seçimlerinde de partisinin mahçup olmayacağını söyledi.

  • Gündem
  • Cuma 18.04.2014 11:19
Başbakan Erdoğan AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısında konuştu. İşte Başbakan'ın açıklamalarından satırbaşları;

95 yıllık Cumhuriyet tarihimize bakıldığında hiçbir seçim bu kadar çetin geçmemiştir.

Demokrasi ve Cumhuriyet tarihimizin en zorlu seçimlerinden birini geride bıraktık. Hiçbir seçim bu kadar zorlu geçmemişti.

30 Mart diğer tüm seçimlerden farklı bir atmosferde gerçekleşti.

Bize saldırı başlattılar, hedefleri AK Parti'yi yüzde 30'un altına nasıl düşürmekti. Sınır ilke tanımadılar.

Anadolu'da sıkça edilen bir dua vardır. Allah düşmanın bile şereflisini versin. Öyle bir düşman verdi ki şeref yoksunu. Bizim devlet geleneğimizde savaşta bile uyulması gereken kurallar var.

Bizim kültürümüzde en azılı düşman bile olsa o kişi sırtından vurulmaz. Namert olan er meydanında rakibinin karşına çıkacak cesareti bulamaz. Harp hiledir ama hile namertlik değildir. Akıldır, zekadır. Biz her yönden namertçe saldırıya maruz kaldık.

Muhalefetten plan, proje görmedik.

Bizim dışımızda hiçbir parti, Türkiye'yi bir istikbal çizmedi. Demokrasi dışı yollara tevessül ettiler. Gerilimden medet umdular. Çözüm sürecine, devletin kurumlarına saldırdılar.

Balkon konuşmasıyla, ahlak dışı saldırıları unutalım istediler.

30 Mart öncesinde yapılanlar affedilecek şeyler değildir. Bunu affetmek haddimiz de hakkımız da değildir. Hesap sorulacak. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne saldırı düzenleyenlerden bunun hesabı sorulacak. Milletimiz de bunu istedi, Türkiye düşmanlarından hesap sormamız için de bize yetki verdi.

Adana'da bir nöbetçi mahkeme ayarlanıyor, tutuksuz yargılanmak üzere emniyet mensupları serbest bırakılıyor. Sonra çıkıp bizi de kastederek, yargıç kararlarıyla konuşur diyor. Yargı mensupları bugüne kadar ne ceza aldı diye baktığınızda bir elin parmağını geçmez. Yasama, yargıya gelen vuruyor giden vuruyor.

Bir yerlerden aldıkları talimatla karar verenleri kastediyorum. Bunlar paralel yargıdır.

Demokrasi tarihimizin en çirkin saldırılarının yapıldığı süreci biz unutmayacağız.

CHP Genel Müdürü'nün o Türkiye düşmanı hain örgütle yaptığı işbirliğini biz unutsak, tarih unutmaz.

CHP Genel Müdürü'nün paralel örgütün televizyon kanalında Dışişleri Bakanlığı'ndaki dinleme kaydını daha yayınlanmadan ima etmesini unutmayız. Belli ki, Dışişleri Bakanlığındaki görüşme dinlendikten ve kaydedildikten sonra götürüldü ve CHP liderine dinletildi. Pensilvanya'daki örgütle ne boyutta işbirliği yaptıklarını açıklasınlar.

CHP Genel Müdürü, seçimden önce Başbakan kaçacak dedi, Malezya'ya gidecek, Sudan'a gidecek dedi. Ne oldu? Malezya Başbakanı dün buradaydı.

Şu anda oturdukları koltukları terk etmesi beklenenler CHP, MHP genel başkanlarıdır ama bunu yapmazlar.

Biz binlerce Uygur Türkü'ne vatandaşlık vererek idamdan kurtarmış bir iktidarız.

Ey aldatılan kardeşlerim, bu oyuna gelmeyin, bu işe yüreğini, bedenini koyan iktidar AK Parti iktidarıdır.

Dünyanın her yerinde kaybeden bedelini öder. Bunlarda kaybeden terfi ediyor. Kılıçdaroğlu İstanbul'da kaybetti Genel Başkan oldu.Şimdi kaybeden de herhalde bir yere gelir.

Seçim tablosu, muhalefetin hezimet tablosudur. Bu tablo kaset siyasetinin, ahlak dışı siyasetin çöküş tablosudur.

Yargı diktasına bir çift söz dediklerini duyamazsınız.

30 Mart'ta, ırkçı zihniyet tamamen iflas etmiş, darbe umutları bitmiştir. Sandık ve demokrasi egemenliğini ilan etmiştir. Yeni Türkiye, yeni bir muhalefet anlayışını da doğuracaktır.

Cumhurbaşkanlığı konusunda parti olarak herhangi bir karara varmış değiliz.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de, 2015 genel seçimlerinde de mahçup olmayacağız.

Yeni Türkiye'nin önemli alametlerinden biri cumhurbaşkanı seçimidir. Tarihimizde ilk kez cumhurbaşkanı halkın oyuyla seçilecek.

Biz illerimizin bütün yerel mimarisini bir kenara bırakmadan, o yerel mimari ile güzelleştirmek zorundayız.

Bizler uzun soluklu çok büyük bir davanın hizmetkarlarıyız. Uzun ince bir yoldayız. Bu yolun sınırı ölümdür.

Davamız millete hizmet, ülkeye hizmet davasıdır. Baki hakikatler, fani şahsiyetler üzerine bina edilemez. Dava eğer isimlerle var olursa isimlerle de yok olur.

İnşallah bu dava kıyamete kadar sahipsiz,öksüz kalmayacak. İsimler, rütbeler değişir, dava şuuru oldukça kervan devam eder.

Yolsuzluklara hiçbir şekilde müsamahamız olmadığını çok iyi biliyorsunuz. Devletin kuruşu çalınsa bu eserler olmazdı.