'Paralel yapı boş durmaz'

Prof. Hüseyin Hatemi, 30 Mart seçim sonuçları, 17 Aralık darbesinin perde arkası, Cumhurbaşkanlığı seçimi, İslami cemaatlerin Gülen hareketine tepkisi ve bu hareketin geleceği ile ilgili görüşlerini anlattı.

Türkiye, 30 Mart seçimlerinin hemen ardından Ağustos ayında gerçekleştirilecek olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini tartışmaya başladı. Siyasi yorumcular ve akademisyenler, 30 Mart seçimlerinde büyük hüsrana uğrayan paralel yapının Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde de boş durmayacağının altını çiziyor.

Bu isimlerden biri de Hukuk Profesörü Hüseyin Hatemi.

Bir dönem Gülen hareketinin toplantılarına katılan Hatemi, "Gülen hareketi ile menfaat bağı olmayan herkes gerçeği artık gerçeği gördü" diyor. Hüseyin Hatemi, Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Anayasa Mahkemesi, AK Parti içindeki suskunlar hakkında çarpıcı uyarılarda bulunuyor:

GÜLEN KAYBETTİ AMA MAÇ HALA BİTMEDİ

-17 Aralık sürecini neden yaşadık? Sizce Gülen hareketi, kaybedeceği baştan belli olan bu operasyona neden girişti?

-Kaybedeceklerini düşünmüyorlardı. Saddam gibi kazanacaklarını düşünerek harekete geçtiler. Aslında birden bire olan bir şey değil. Cemaat kara günlerde ortaya atılmak için hazırlandı. Bir deneme sürecinden geçirildi. ABD Büyükelçisi Morton Abromovitz'in referansı ile Fethullah Gülen'in ABD'de oturumuna izin verilmişti. ABD'nin istediği dini kuşağı oluşturmak için Ortaasya'da büyümesinin önü açıldı. Şii düşmanlığı, Pers düşmanlığı İsrail dostluğu buradan kaynaklanmaktadır. Gülen cemaatinin görevi ve ilkesi budur. Bizzat bunun için yetiştirildiler. Saddam gibi Gülen hareketi de kaybetti. Gülen'i ABD'de barındıran iradenin şimdi bazı çekinceleri var. Ama hala maç bitmiş değil.

-Gülen hareketinin yurtdışındaki okullarında bazı sorunlar olduğunu duyuyoruz. Anladığım kadarıyla siz darbenin başarısız olmasının etkisi olduğunu düşünüyorsunuz?

-Tehlikeyi fark ederek Azarbeycan okullarını kapattı. Afrika ülkelerinde okullarını açsınlar. Rusya'da faaliyet göstersinler. Türkiye dışında oralarda Türkçe olimpiyatları yapsınlar. Ama artık İslam dünyasını rahatsız etmesinler.