Çankaya'dan Külliye'ye taşınması sadece mekan değişikliği değildir. Bir zihniyetin değişimidir

"Çankaya'dan Külliye'ye taşınması sadece mekan değişikliği değildir. Bir zihniyetin değişimidir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki iftar programında konuştu. Erdoğan konuşmasında Cumhurbaşkanılığının Çankaya'dan Külliye'ye taşınması sadece mekan değişikliği değildir. Bir zihniyetin değişimidir. Cumhurbaşkanlığı makamının ve bu külliyenin asıl amacı millete hizmetkar olmaktır, dedi

  • AA
  • Gündem
  • Çarşamba 29.06.2016 21:19

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki iftar programında konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar

"Bundan sonra daha çok çalışacağız"

Ekonomi, dış politika, turizm ve ticaret ile diğer alanlarda tedavüle sokulmaya çalışılan felaket senaryolarına milletin itibar etmediğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

CUMHURBAŞKANLIĞININ ÇANKAYA KÖŞKÜ'NDEN BEŞTEPE KÜLLİYESİ'NE TAŞINMASI SADECE BİR MEKAN DEĞİŞİKLİĞİ DEĞİLDİR. BU AYNI ZAMANDA ZİHNİYET DEĞİŞİMİNİN DE İFADESİDİR

"Bu sürecin lokomotifi hiç şüphesiz, kararlı duruşumuzla yola devam etmemiz oldu. Memurundan şoförüne, uzmanından güvenlik görevlisine, danışmanından genel sekreterine diğer tüm idari görevlilerine kadar cumhurbaşkanlığı kadrosu içinde yer almak bizler, sizler için de bir ayrıcalıktır, şereftir. Bu çatı altında görev yapan, bu ayrıcalığa sahip olan her bir mesai arkadaşım aynı zamanda büyük bir sorumluluk üstleniyor. Türkiye için yeni bir dönemin başlangıcı olarak gördüğüm 10 Ağustos 2014'te milletimiz üzerine düşeni yapmıştır. Cumhurbaşkanlığı olarak bizim de milletimize karşı vazifelerimizi bihakkın yerine getirmek için çok çalışmalıyız. Yakın çalışma arkadaşlarım başta olmak üzere, birimlerimizin, personelimizin gerçekten takdire şayan bir gayret sergilediğini biliyorum ama madem ki Türkiye'nin önündeki sorunlar büyük, sıkıntılar ciddi, öyleyse bizim de buna uygun bir tempoda çalışmamız gerekiyor. Bugüne kadar çok çalıştık, bundan sonra daha çok çalışacağız. Sizlerle bugünlere geldik. Türkiye'nin yarınlarının inşasını da inşallah yine sizlerle birlikte gerçekleştireceğiz. Cumhurbaşkanlığının Çankaya Köşkü'nden Beştepe Külliyesi'ne taşınması sadece bir mekan değişikliği değildir. Bu aynı zamanda zihniyet değişiminin de ifadesidir.

Burası 79 milyon vatandaşımızın tamamının temsil edildiği, kendini bir defa buraya ait hissettiği bir yerdir. Öyle olmak zorundadır. Her fırsatta tekrarladığım kadim devlet geleneğinin adeta mayasını oluşturan Şeyh Edebali'nin bir sözü var, 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.' Cumhurbaşkanlığı makamının ve bu Külliye'nin asli görevi işte bu düsturu tam anlamıyla hayata geçirmektir."

- "Tevazu en büyük zenginliğimiz olmalıdır"

"Bizler bu millete efendilik için gelmedik, bizler bu millete hizmetkar olmak için geldik." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunun için buradayız, kimse böbürlenmesin, gururlanmasın, tevazu bizim en büyük zenginliğimiz olmalıdır, bunu böyle bilelim. Unutmayınız ki bu makamların, bu payelerin tamamı geçicidir, kalıcı olan milletin hayır duasını alacak hizmetleri eserleri, projeleri yaparak milletin gönlünde müstesna bir yer edinebilmektir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanların dertleri, sıkıntıları ve ihtiyaçlarıyla uğraşmanın kendileri için bir yük olmadığını, bunu bir görev olarak kabul ettiklerini dile getirerek, "Kendi milletine üstten bakan, çözüm yerine bahane üreten, işini lütfeder gibi yapan eski memur anlayışını asla kabul edemeyiz. Ben sizi o memurlardan kabul etmiyorum zaten. Her bir arkadaşım biliyorum ki vazifesine ve bulunduğu makama bu şekilde bakıyor." ifadesini kullandı.

- "Bu ülkenin artık kaybetmeye tahammülü kalmamıştır"

Devletin en üst temsil makamında görev yapan personelin duruşu, vizyonu, görev icra etmedeki becerisi ve disiplini ile diğer kamu personeline örnek teşkil etmek zorunda olduğuna işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Siz farklı bir yerdesiniz onun için örnek olacaksınız. Bu bakımdan kendinizi sürekli geliştirmelisiniz ve yerimizde sayarsak her gün bizim için kayıp olur. Bu kayba tahammül edemeyiz çünkü bu ülkenin artık kaybetmeye tahammülü kalmamıştır. Özellikle yetişmiş insan kaynağına bu kadar ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde kendi personelimizin köhne kalıplara hapsolup kalmasına rıza gösteremeyiz. Başta şahsım olmak üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde sorumluluk üstlenen hiç kimsenin milletimizin burayla ilgili umutlarını, beklentilerini boşa çıkarmaya hakkı yoktur."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Unutmayınız, Türkiye sadece 79 milyonun yaşadığı bir toprak parçası değildir. Türkiye Filistin'den Suriye'ye, Libya'dan Yemen'e, Afrika'dan Güney Asya'ya kadar yüz milyonlarca mazlum için de bir umudun adıdır. Bakın donörler toplantısı yapılıyor. Dünyada bir numara Amerika, ikinci sırada Türkiye, üçüncü sırada İngiltere ama milli gelire oranla baktığınız zaman bir numara Türkiye." diye konuştu.

- "Ülke ve bu millet her alanda güçlü olmak zorundadır"

2002'nin kasım ayında göreve geldiklerinde, Türkiye'nin alan el durumunda olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çok kısa bir zamanda alan el olmaktan çıktık veren el olmaya döndük. Onun için de gittiğimiz her yerde hamdolsun oralardaki halklar bize karşı çok farklı bir yaklaşım içinde bulunuyorlar. Bunun için bu ülke ve bu millet her alanda güçlü olmak zorundadır. Biz ne kadar güçlü olursak bize umut bağlayan insanlar da kendilerini o kadar güvende hissedecektir. Zorluklar, sıkıntılar, sorunlar, eksiklikler muhakkak olacaktır ancak bunların hiçbiri üstlendiğimiz ağır sorumluluğu yerine getirmek, milletimize daha iyi hizmet etmek için birer engel, birer bahane olamaz, olmamalıdır." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de 2 milyon 700 bin Suriyeli ile 300 bin Iraklı bulunduğunu ve bu kişilere her türlü desteğin verildiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiye kadar yapılan faturalı harcamanın 11,5 milyar dolar olduğunu ifade etti.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Peki bize Birleşmiş Milletler'den gelen destek ne? 500 milyon dolar civarında. Ben buna STK'ların, belediyelerin yaptığı harcamaları katmıyorum, sadece devletin kendi bütçesinden yaptığı harcamayı söylüyorum. Peki Avrupa Birliği ne yapıyor? Tutuşuyor, hepsi 'Aman gelmesinler.' diyor. Biz ne diyoruz, 'Varil bombaları altında şu anda ölümle karşı karşıya olan bu insanlara biz kapımızı kapatamayız.' diyoruz. Şimdi soruyorum, bizim yaptıklarımız mı insanidir, Batı'nın yaptığı mı insanidir? Biz insana renginden dolayı değer vermiyoruz, biz insana dininden dolayı değer vermiyoruz, biz insana dilinden, ırkından dolayı değer vermiyoruz, biz insana insan olduğu için değer veriyor, hepsine kapımızı açıyoruz. Bizim bu medeniyetimizdeki anlayış bugüne bu şekilde gelmiştir, bundan sonra da böyle devam edecektir. Sizin bu noktada da her birinizin vazifenizi aşkla, heyecanla, karalılıkla yapacağına yürekten inanıyorum."

Erdoğan, konuşmasının sonunda tüm personelin ramazanı şerifini ve Kadir gecelerini tebrik ederek, huzurlu bir bayram geçirmelerini temenni etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar