Kıbrıs ambargosundan ‘vaka-i adiye’ye...

Kıbrıs ambargosundan ‘vaka-i adiye’ye...

Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı için üretilen “TCG YZB. Güngör Durmuş” lojistik destek gemisinin denize indirilme töreninde konuşan Başbakan Yıldırım: Bu gemi ülkemizin savunma sanayisinde kat ettiği mesafeyi gösteriyor

Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı için üretilen "TCG YZB. Güngör Durmuş" lojistik destek gemisi denize indirildi. Tuzla Tersanesi'nde dün düzenlenen törene Başbakan Binali Yıldırım, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu katıldı. İşte törende konuşan Başbakan Yıldırım'ın sözleri:

VAKA-İ ADİYE...
Gemi, ülkemizin savunma sanayisinde kat ettiği mesafeyi gösteriyor. Gemi inşa mühendisi olarak 1978'de mesleğe başladığımda senede 1 gemi indirebilirsek büyük bayram olurdu. Türkiye bunu konuşurdu. Şimdi artık gemi indirmek, gemi teslim etmek, kızağa koymak vaka-i adiyeden oldu. Bu konuda büyük mesafe katettik.Türkiye artık gemi inşa sanayisinde, bütün dünyaya her tür gemi ihraç edebilen bir kabiliyete sahip oldu. Yerlilik oranını da süratle artırıyoruz. Savunma sanayisinde yüzde 20'lerden, yüzde 60 yerlilik oranına gelmiş olmak, ülkemizin imkân ve kabiliyetlerini göstermektedir.

KIBRIS DERS OLDU...
Savunma sanayimize son 14 yılda çok büyük yatırım yaptık. Yaklaşık 35 milyar dolar. 70'li yılların başında Kıbrıs Barış Harekâtı'nda yaşadığımız ambargo karşısındaki sıkıntıları unutmadık. O bize ders oldu. Biz savunma sanayimize 80'li yıllardan itibaren yatırım yapmaya başladık. Geldiğimiz noktada çok büyük mesafe katettik. Hamdolsun hem yerlileşme, hem millileşme konusunda çok mesafe aldık. Türkiye istikrarsızlık ortamında bir istikrar adasıdır. Komşu ülkelerimiz için bir teminattır. Savunma yeterliliğimizin yanında, caydırıcılık kabiliyetimizin de aynı derecede geliştirilmesi, etrafımızdaki ülkelerin barışına, istikrarına çok büyük katkı sağlayacaktır. Bölgede yaşanan olayların en büyük bedelini Türkiye ödemektedir.

İTİBAR KAYBI...
15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimi sonrası silahlı kuvvetlerimiz itibar kaybına uğramıştır. Milletimiz sağduyu, basiret sahibidir. Bu terör elemanlarıyla, vatanında, milletine, bayrağına sahip çıkan yurtsever askerlerimizi ayırt etmiş, bu alçaklara gereken dersi vermiştir.

49 YIL MÜJDESİ...
Bugün dünya deniz ticaretini kontrol eden 30 ülke içinde Türkiye 14'üncü. Bu önemli bir başarı ama yeterli değil. Tersanelerimiz için önemli destekleri devreye soktuk. 13 yıldır onayı gerçekleşmeyen Tuzla bölgesi imar planı Mayıs 2016'da onaylandı. Tersanelerimizin imar planı için ödemeleri gereken 5 milyon lirayı almadık. Tersanelerimizin hazineye ödedikleri kira bedellerinde 10 katın üzerinde indirim sağlanmıştır. Her tersane cirosunun binde birini kira olarak ödeyecek. Tersanelerimizin kira süresinin bitmesine 18 yıl kalmıştı. Bir karar aldık, sıfırlıyoruz. Tekrar 49 yıla çıkarıyoruz. Bu süreyi uzatmakla kredi kapasitelerini de 3 kat arttırmış olacağız. Yani 6 milyar liralık ilave bir kredi hacmine tersanelerimiz sahip olacak.

'İHRACATÇI OLACAĞIZ'

Savunma Bakanı Fikri Işık:
Türkiye savunma sanayisinde de net ihracatçı olma noktasında emin adımlarla ilerliyor. Milli piyade tüfeğimizi dışarıya satmaya başladık. Artık silahlarımızı müttefiklere satmaya başladık. Kritik teknolojilere yoğunlaşıyoruz.

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu:
Deniz Kuvvetleri'nin harbe hazırlık durumu üst seviyede. Verilecek her türlü göreve hazırız.

?9 BİN TON KAPASİTE 9 BİN MİL KESİNTİSİZ YOL

Gemi, 2017'nin ikinci çeyreğinde Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edilecek. Selah Tersanesi'nde inşa edildi.
Gemi muharip unsurların akaryakıt ihtiyaçlarını karşılayacak. 8 adet konteynır taşıma kapasitesine sahip. 18 ton kaldırma kapasiteli elektro-hidrolik servis vinci var.
Helikopter platformu, 15 tonluk. Envanterdeki yardımcı sınıf gemiler arasında en yüksek tonajlı helikopteri konuşlandırabilecek ilk platform.
9 bin ton kapasitesi var. 9 bin mil kesintisiz seyahat yapabiliyor. Küçük tıbbi cerrahi müdahaleler yapılabilecek.

'FETÖ İLE MÜCADELEYE HALK DESTEĞİ YÜZDE 93'
Başbakan Binali Yıldırım'ın önceki gün AK Partili milletvekilleri ile yaptığı görüşmelerin perde arkası ortaya çıktı. Görüşmelerde FETÖ'nün siyasi ayağına ilişkin kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan tartışmalara dikkat çektiği öğrenilen Yıldırım vekillere "Bir yandan FETÖ, bir yandan muhalefet AK Parti içinde FETÖ'cü olduğu algısı oluşturarak bizi birbirimize düşürmeye çalışıyor. Muhalefet ve başka grupların sürekli siyasi ayağın ortaya çıkartılmasına yönelik sözleri algı operasyonu. AK Parti içinde FETÖ'cüler olduğuna dair şüphe uyandırılmaya çalışılıyor. Biz üzerimize düşeni 17/25 Aralık'tan beri yapıyoruz. Tuzağa düşmeyelim, dikkatli olalım. AK Parti'nin içini gayet iyi biliyorum. Ama bir şey varsa da gereği yapılır." uyarısında bulundu. FETÖ ile mücadelede şikayet değil mücadele makamı olduklarını söyleyen Yıldırım "Bazı arkadaşların şikayet ettiğini görüyorum. Ben daha önce PKK ile mücadelede 'artık savunma değil taarruz zamanı' demiştim. FETÖ konusunda da siz şikayet makamında değil mücadele makamındasınız. Eğer bildiğiniz bir şey varsa ilgili makamlara iletin. Siyaseten ne getirir ne götürür diye düşünmeyin. Biz arkanızdayız. Yaptırdığımz ankete göre de halkımızın FETÖ'yle mücadele için verdiği destek yüzde 93'tür" dedi.