Hakim isyan etti: Cinler mi periler mi isyan etti?

Hakim isyan etti: Cinler mi periler mi isyan etti?

15 Temmuz darbe girişimi sırasında Yalova'daki askeri kamptan iki otobüsle İstanbul'a destek amacıyla getirilen 70 Hava Harp Okulu öğrencisinin ifadeleri tamamlandı.

  • Gündem
  • Çarşamba 15.03.2017 16:45

Okuldaki FETÖ yapılanmasına ilişkin bilgi vermekten kaçınan sanıklara mahkeme başkanı Hulusi Pur, "45 kişi aynı ifadeyi verdi. 18 yıllık hakimim ilk kez böyle bir şeyle karşılaşıyorum, anlamakta zorlanıyorum. 45 kişi aynı şeyi düşünemez" dedi. Sanıklar otobüsün arkasında oldukları için araç komutanlarının telefonda kimlerle, ne konuştuğunu da duymadıklarını savundu. Pur da "Vay arkadaş bu otobüsün arkası ne kadar genişmiş, herkes de arkada oturuyormuş" dedi.

İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Cezaevinde görülen 75 sanıklı davanın üçüncü duruşması yapıldı. 70 Hava Harp Okulu öğrencisi, 3 subay ve 2 erin yargılandığı davada savunma ve sorgular yapıldı. 15 Temmuz'dan sonra Hava Harp Okulu'ndan atılan öğrencilerden tutuklu Osman Yıldız, gözaltına alındığında polislerin kendisiyle ilgili düzenlediği yakalama tutanağındaki "yakalama" sözcüğünü kabul etmediğini söyledi. Mahkeme başkanı Başkan Hulusi Pur, "Kan gövdeyi götürmüş, şehitlerimiz var ama siz 'yakalama' kelimesine takılıyorsunuz. Harbiyelilerden iki ana kuzusu şehidimiz var. Ama herkes tutanaktaki yakalama sözcüğüne kafayı takmış" diye konuştu.

"CİNLER Mİ, PERİLER Mİ YAPTI?"

Pur, Yıldız'a "Araç komutanınız Burhanettin Koyuncu HTS kayıtlarına göre, teğmen Harun Ay ile 8, üsteğmen Ali Akçay ile 5, yüzbaşı Mesut Metin Kazancı ile 8, Yalova'da bulunan Tarık Özdemir ile 25 kez telefonda görüşmüş. Duymadın mı hiçbirini" diye soru yöneltti.
Yıldız, "Otobüsün arkasındaydım, duymadım" yanıtını verdi.
Pur, "Ne hikmettir ki herkes otobüsün arkasında, kimse görmüyor. Bu görüşmeleri cinler mi, periler mi yaptı" diyerek tepki gösterdi.

HAKİM VE SAVCININ 'PES' DEDİĞİ AN

Diğer sanıklar da otobüsün arkasında olduklarını ve araç komutanlarının telefonda kimlerle ne konuştuğunu duymadıklarını söyleyince Pur, "Vay arkadaş bu otobüsün arkası ne kadar genişmiş, herkes de arkada oturuyormuş. Bu nasıl iş anlamıyorum" dedi.
Bir sanığın önde oturduğunu söylemesi üzerine duruşma savcısı, mahkeme başkanına "Önde oturan birini bulmuşken soru sormak istiyorum" dedi. Ancak bu sanık da otobüste uyukladığı için konuşmaları duymadığını söyledi.
Mahkeme başkanı Pur da "Halkın küfrettiğini, havadaki helikopterin sesini duyuyorsun ama yanındaki komutanın konuşmalarını duymuyorsun" dedi.

"GÖKLERİ SİZE Mİ EMANET EDECEKTİK?"

"Komutanınız, 'uyuyun bir daha fırsatınız olmayabilir' şeklinde emir verdi mi" sorusuna sanık Osman Yıldız, "hatırlamıyorum" diye yanıt verdi.
Pur, "Bir cümlelik emri hatırlamıyorsun. Vay bizim göklerdeki hakimiyetimiz! Size mi emanet edecektik gökleri" dedi.

Sanıkların Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olmadıklarını, örgüte ilişkin de hiçbir şey bilmediklerini savunması üzerine Pur, üç gündür duruşmalarda dinlenen sanıklardan 45'inin bire bir, aynı ifadelerle savunma yaptığına dikkat çekti. Pur, "Bu savunmaları kimle hazırladınız, kendiniz mi hazırladınız? Aynı kalemden çıkmış gibi, cümle dizimi bile aynı. 45 kişi aynı düşünemez" diye konuştu.

Sanıklardan biri, "Yaşadığımız şey aynı olunca olabilir. Her şeyimizi bir anda yapmaya alışmışız. Kolumuzu bile kaldırırken hep birlikte aynı anda kaldırıyoruz" diye cevap verdi.

Pur ise "Bunun etkin pişmanlıkla ne ilgisi var. Ben terör örgütü ile ilgili bilgin var mı diye soruyorum, herkes aynı şeyi söylüyor. 18 yıllık hakimim ilk kez böyle bir şeyle karşılaşıyorum, anlamakta zorlanıyorum. Demek ki hak etmeden gelmişim buraya" ifadelerini kullandı.