Hürriyet'in huzursuz bacak sendromu tuttu!

Hürriyet'in huzursuz bacak sendromu tuttu!

Melih Altınok bugünkü köşe yazısında 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve Şükrü Karatepe'nin birlikte çekildiği iddia edilen fotoğraflar üzerinden Hürriyet'in fısıldamaya çalıştıklarını değerlendirdi. Hürriyet kadrolarının Org. Akar'ın Abdullah Gül'ün hemşehri olmasını siyasi dedikoduların malzemesi haline getirmesine tepki gösteren Altınok "Bunlar en çok da Aydın Doğan'ı zor durumda bırakmak için çalışıyorlar" dedi. İşte Altınok'un yazısından öne çıkanlar:

  • Gündem
  • Pazar 30.04.2017 10:19

Geçtiğimiz aylarda "karargâh rahatsız manşeti" atarak en iyi bildiği yeri kaşıyan... Ancak istediğini alamadığı gibi bir ton da özür dilemek zorunda kalan Hürriyet'in yine huysuz bacak sendromu tutmuş.

(...)

Evet, evet "tabii ki Fehmi Beyin" de dahil olduğu malum konudan bahsediyorum...
1970'lerde, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Abdullah Gül ve Şükrü Karatepe'ninLondra'da beraber çektirdikleri iddia edilen fotoğraflardan...
Cuma gecesinden beri insanlar gerçekse bile "e ne var bunda" diyebileceğiz fotoğraflar üzerinden akla hayale gelmeyecek komplo teorilerini tartışıyor.
Ama tabii sorun vatandaş da değil. Ne yapsınlar, ciddi görünen kerli ferli adamlar, koca koca gazeteciler bir boncuk bulmuş pozunda imalarda bulunuyorlar.

***

Biraz uzun olacak ama Hürriyet'teki şu satırlar ne demek istediğimin resmi gibi:
"Orgeneraller arasında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile birlikte dörtKayseri doğumlu komutan olduğunu hatırlatmak isterim.(...)Gül'ün sağ yanında, kıyafeti, saçları daha düzenli, daha karizmatik görünen bir genç dikkat çekiyor. O gencin Hulusi Akar olduğunda ısrar eden bir meslektaşım, 'Tanışıklıkları o yıllara dayanıyor' dedi. Gül'ün de Akar'ın da Kayseri lisesinde okuduğunu hatırlarsak tanışmamaları sürpriz olurdu."

(...)

Ne demek istiyorlar, bu neyin gizemi arkadaş?
Gazeteciler, üstelik de Ankara gazetecisi.
Askerle, siyasilerle içli dışlılar. İddiaları soracakları muhatapları bir telefon kadar uzaklarındayken günlerdir neyin imasını, tantanasını yapıyorlar?

(...)

Gerçi haklısınız, hepimiz anladık dertlerini, istedikleri kadar yırtınsınlar. Halkı kutuplaştıramadılar, akıllarınca ülkenin yönetimini ayrıştıracaklar...
Ama ben asıl Aydın Doğan'a üzülüyorum. Hâlâ anlamadı, bu elemanların nafileoperasyonlarla kendisinin başını ağrıtmaya adeta yeminli olduklarını.
Ah ah, yine bir sürü "valla haberim yoktu" açıklaması, ziyareti, telefonu, ricası, duası bekliyor Aydın Bey'i.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN