Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dün bize 'Hasta Adam' diyenler...

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dün bize 'Hasta Adam' diyenler...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mukaddes Emanetler Işığında" adlı sergi ve konferans programına katıldı. Etkinlikte bir konuşma yapan Erdoğan, "Dün bize hasta adam diyenlerin bugün kendilerinin ekonomik, sosyal, siyasi hastalıkların pençesinde kıvrandıklarını biliyoruz. Bu kritik dönemi bizim çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Şunu unutmayalım, her kriz yeni bir fırsattır. Bize kurulan tuzakları tersine çevirip yeni bir yükselişin basamakları haline getirebiliriz. Bu şansımız, insan gücümüz var" dedi.

  • ANKA
  • Gündem
  • Cumartesi 06.05.2017 19:25

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Mukaddes Emanetler Işığında" adlı sergi ve konferans programına katıldı. Etkinlikte bir konuşma yapan Erdoğan, mukaddes emanetlere ev sahipliği yapmanın en büyük iftihar sebeplerinden biri olduğuna dikkat çekerek, "Açıkçası bu emanetlere bizden daha iyi sahip çıkabilecek hiçbir şekilde saygıda kusur etmeyecek bir başka millet olduğunu da sanmıyorum. Dünyayı etraflıca geziyorum, dolaşıyorum gerçekten bu hassasiyeti bizim milletimiz emanetleri aldığı andan bugüne çok çok dikkatli hassasiyetle buraya kadar getirdi ve güçlenerek de götürüyor" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Mukaddes emanetlere ev sahipliği yapmamız iftihar kaynağımız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün bize hasta adam diyenlerin bugün kendilerinin ekonomik, sosyal, siyasi hastalıkların pençesinde kıvrandıklarını biliyoruz. Bu kritik dönemi bizim çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Şunu unutmayalım, her kriz yeni bir fırsattır. Bize kurulan tuzakları tersine çevirip yeni bir yükselişin basamakları haline getirebiliriz. Bu şansımız, insan gücümüz var" dedi.

"NE ECDADIMIZ VARMIŞ BİZİM"

Surre Alayları ile adet haline getirilen Mekke ve Medine'deki yoksullara yardım dağıtma işinin 1924'e kadar sürdürüldüğünü anlatan Erdoğan, "Ne milletmişiz ya, ne ecdadımız varmış bizim. Hiç bunları hafife almamış, sonuna kadar sahiplenmiş. Esasen bu güzel geleneği yeniden başlatmayı da düşünmeliyiz, başarmalıyız. Milletimizin tamamının katkılarıyla oluşturulacak bir fon aracılığıyla mübarek üç aylar boyunca Mekke ve Medine'de bulunan dünyanın her köşesinden gelmiş gariplere yardım ulaştıracak bir mekanizmayı da kurabiliriz bunun da gayreti içerisinde olmamız gerekir" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Emanetlere kıyamete kadar, canımız pahasına sahip çıkmakta kararlıyız

"BÖLGEDE OYNANAN OYUNUN BİRLİĞİMİZİ HEDEF ALDIĞINI ÇOK İYİ BİLİYORUZ"

"Asırlar boyunca İslam'ın ve Müslümanların en nadide eserlerine ev sahipliği yapmış Suriye ve Irak topaklarında yaşanan vahşet yüreklerimizi parçalıyor, yakıyor" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bazen şunu söylüyorum, 'Ah Suriye keşke seni tanımasaydım' tanıdıktan sonra tabii bu çok daha ağırımıza gidiyor. Bütün o eserlerin yerle yeksan olması bizi gerçekten yakıyor, yıkıyor. Bölgeden hemen her gün çocukların, kadınların, ihtiyarların, masum insanların ya terör örgütleri ya da güya onlara karşı operasyon yürüten güçler tarafından katline dair acı haberler geliyor. Türkiye olarak bu acıların önüne geçebilmek için hem kendi sınırlarımız boyunca hem de uluslararası alanda elimizden gelen tüm gayreti gösteriyoruz. Esasen bölgede oynanan oyunun bizim birliğimizi, beraberliğimizi geleceğimizi hedef aldığını da çok iyi biliyoruz ama ne yazık ki hala -üzülerek söyleyeceğim- birliğimize, beraberliğimize, dirliğimize gayret sarf etmeyip acaba nasıl kendi içimizde bölünebiliriz? Bunun gayreti içerisinde olanları da gördükçe bu bizi ayrıca yaralıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bölünmemize zemin hazırlamaya çalışanlara izin vermeyeceğiz

"BU SENARYONUN NETİCEYE ULAŞMASINA İZİN VERMEDİK"

Her zamankinden çok daha fazla birliğe, beraberliğe kardeşliğimizi güçlendirmeye ihtiyacımızın olduğu bir dönemden geçiyoruz. Bunu da özellikle vurgulamak istiyorum. Bizim bu dayanışmamız bu birliğimiz, bu beraberliğimiz tartışılmaz. Bunun güçlenerek devam etmesi olmazsa olmazımızdır. Bugüne kadar bu senaryonun neticeye ulaşmasına izin vermedik. İnşallah bundan sonra da bölünmemize zemin hazırlama gayreti içerisine bu fırsatı milletimizle beraber vermeyeceğiz. Türkiye'nin istiklali ve istikbali için yürüttüğü mücadelenin başarısı tıpkı bin yıldır olduğu gibi tüm İslam coğrafyasının istiklali ve istikbaline önderlik edecektir. Hatta daha da ötesi, Türkiye'nin duruşu dünyanın her yerindeki mazlumlar ve mağdurlar için de bir umut kaynağı olacaktır. Zaten halklar nezdinde bir sıkıntı yok, sıkıntı başka yerde."

"HER KRİZ YENİ BİR FIRSATTIR"

Türkiye'nin bölgede ve dünyada üstlendiği misyonun hakkını vermenin millet ve devlet olarak boyun borcu olduğunu söyleyen Erdoğan, "Dün bize hasta adam diyenlerin bugün kendilerinin ekonomik, sosyal, siyasi hastalıkların pençesinde kıvrandıklarını biliyoruz. Bu kritik dönemi bizim çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Şunu unutmayalım, her kriz yeni bir fırsattır. Bize kurulan tuzakları tersine çevirip yeni bir yükselişin basamakları haline getirebiliriz. Bu şansımız, insan gücümüz var. Bunun için birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize çok sıkı bir şekilde sahip çıkmamız şarttır" değerlendirmesinde bulundu.