İsim isim biliyoruz hepsi Fetullahçı!

İsim isim biliyoruz hepsi Fetullahçı!

FETÖ’cü askerlerin listesini hazırlayan ve kendisi de kumpas mağduru olan emekli Hâkim Albay Ahmet Zeki Üçok: ‘Atatürkçü subaylar da bu işe karıştı’ algısı yaratmaya çalışıyorlar ama yalan söylüyorlar, hepsi FETÖ’cü. FETÖ için müebbet bile yatarlar

Ankara'da başlayan 15 Temmuz Çatı Davası'nı ilk günden bu yana takip eden Emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok, Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki FETÖ yapılanmasını ilk ortaya çıkaran isimdi. Yaptığı araştırmalarda 1986 yılından bu yana TSK'nın FETÖ işgaline uğradığını tespit etti. Yaptığı soruşturmalardan sonuç alamadığı gibi FETÖ'nün kumpaslarına maruz kaldı. 2009 yılında hukuk tarihine geçecek skandal bir tutuklama ile cezaevine girdi. Cezaevinden çıktıktan sonra FETÖ militanları ile mücadeleye devam etti. TSK'daki FETÖ'cülerle ilgili listeler hazırladı. Bugün "ben Fetullahçı değilim" diyen darbecilerin tamamının o listeler arasında yeralıyor olması, darbenin arkasında FETÖ'nün olduğunun kanıtlarından biri olarak kabul ediliyor. Ahmet Zeki Üçok ile FETÖ davalarının geleceğini ve örgütün mahkemelerde izlediği kirli strateji değişikliğini konuştuk.

-Darbe sonrası savcılık ifadelerinde örgüt hakkında ifşaatlarda bulunan darbeci hainlerin şimdi FETÖ'yü aklama çabası içerisine girdiklerini görüyoruz. Örgüt ne yapmak istiyor sizce?

Biliyorsunuz 15 Temmuz'dan bir gün sonra Gülen bir açıklama yaptı ve "bizim alakamız yok" dedi. Bu açıklamayı şu yüzden yaptı. Darbeye katılanların tamamı kendi adamıydı. Bunun ortaya çıkacağını ve suçlamaların kendisine kadar ulaşacağını biliyordu. Bu açıklamayı başarısız olduğu için yaptı. O açıklaması tam değerlendirilemedi. Bu örgüte "beni bu işin dışında tutun" mesajıydı. Hala tehdit içeren talimatlar veriyor. Şimdi FETÖ tutukluları 10 kişilik koğuşlarda kalıyorlar. Örgüt içeride insanların çok rahat beynini yıkayabiliyor. Fetullah'ın vaazlarını dinleyin "itirafçı olan cehennemde yanar" vurgusu yapıyor sürekli olarak.


-Bu yüzden mi çatı davası sanığı askerlerin tamamı örgütü aklamaya çalışıyor?

Elbette, hepsinin ifadesini yanyana koyun. Tamamı örgütü ve Fetullah'ı aklama gayreti içerisinde. Bunun da en bariz örneği Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş. Savcılıkta ve mahkemede "ben darbeciyim ama Fetullahçı değilim" diyor. Yani ağırlaştırılmış müebbetle yargılandığı halde kendisini değil FETÖ'yü aklamaya çalışıyor?

ÖMÜR BOYU HAPİS FETÖ MİLİTANLARI İÇİN ÖNEMLİ DEĞİL!

-"Darbeciyim ama Fetullahçı değilim" aslında "ben Fetullah'ı kendi hayatımdan bile önemli görüyorum" itirafı da değil mi?

Elbette! Siz hayatınızda böyle bir savunma gördünüz mü? Bu savunmayı sadece bir FETÖ'cü militan yapabilir. Ankara ve İstanbul'daki davalar FETÖ için çok önemli. Bu Fetullahçı kadrolar TSK içerisinde en üst kademelere gelmiş ve öğrencilik yıllarından bu yana örgütün militanı olmuşlar. Kendilerini yakmak, yaşamlarını feda etmek, geleceklerini karartmak, ömür boyu hapis yatmak onlar için hiç önemli değil. Zaten darbenin başarısız olması durumunda başlarına neler geleceğini biliyorlardı. Bunun bilincinde eğitimi almış insanlar. Fetullah vaazlarında bazı tarihler vererek bunları ümitlendiriyor. Çok yakında çıkacaklarının hayalini kurarak FETÖ'yü 15 Temmuz darbe girişiminin dışında tutmaya çalışıyorlar.

ARAŞTIRDIK DARBEYE KATILANLARIN TAMAMI FETÖ'CÜ ÇIKTI

-15 Temmuz darbesine katılan hainlerin tamamının Fetullahçı olduğunu mu söylüyorsunuz?

Darbe girişimine katılan subayların tamamını tanıyoruz. Biz bu isimleri yani FETÖ'cü askerler listelerini bütün kurumlara gönderdik. Bizim verdiğimiz isimlerin tamamı darbeye katıldı. Balyoz, Ergenekon kumpasına maruz kalmış ve birlikte cezaevinde kaldığımız arkadaşlarımıza "15 Temmuz darbesine katılanların içinde Atatürkçü diyebileceğiniz tek bir isim var mı" dedik. Tek bir örnek veremediler. Yok çünkü. Atatürkçü ve vatansever subayların o gece 15 Temmuz darbecileri ile nasıl silahlı mücadeleye girdiklerinin görüntülerini ben Anadolu Ajansı'na verdim. "Darbenin içinde sadece FETÖ'cüler yoktu" söylemini Fetullahçı hainler çok iyi kullanıyorlar. Amaçları "vallahi biz yapmadık, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı istemeyen askerler yaptı" yalanını yaygınlaştırmak. Genelkurmay Başkanlığı soruşturma başlattı ve 614 kişinin ifadesini aldı. Sonuç olarak 15 Temmuz darbesinin Fetullahçı hainler tarafından gerçekleştirildiği belirtildi. Basın yayın organlarımız bu oyuna gelmemesi lazım. 15 Temmuz darbesini FETÖ yapmıştır. Bu kadar net!

-FETÖ'cü darbeciler, örgütü aklamak için TSK'nın genelini darbenin içinde göstermeye çalışıyor. Ne yapılmak isteniyor?

Bunu ilk Akın Öztürk yaptı. Emir doğrultusunda darbecileri sakinleştirmek için gittim dedi. Her ifadelerinde benzer iftiralarda bulundular. Partigöç'ün iftiralarında benzer açıklamalar var. Sürekli emir komuta zinciri içerisinde yapıldığını söyleyerek Fetullahçı örgütü darbenin dışarısına çıkarmaya çalışıyorlar. TSK içerisindeki Atatürkçü subaylara yıkma gayreti görüyorum burada. Ama bunu Türkiye'de tek bir kişi bile inanmıyor. Zaten bu saçma propagandayı Türkiye için yapmıyorlar.

PROPAGANDANIN AMACI AB, ABD VE AİHM

-Bu saçma propagandayla ikna etmeye çalışıyorlar?

Bakın 249 şehidimiz var. Türkiye'deki her insan 15 Temmuz ihanetinin bir FETÖ darbesi olduğunu bilir. Ne mahkeme heyeti inanır ne de vatandaşlar. Bunu cezaevlerindeki FETÖ'cüler de biliyor. Bunların amacı Türkiye halkını ve mahkemeleri ikna etmek değil. Bunların amacı yabancı kamuoyunu, AB'yi ve ABD'yi ikna etmek. Bu savunma buralara yapılıyor. Biz geçtiğimiz Eylül ayında ABD'ye gittiğimizde orada önemli isimlerle görüştük. Onlar bu konuyu anlamakta zorlanıyorlar. Koca generallerin ilkokul mezunu bir vaize müritlik etmesine inanmak istemiyorlar. FETÖ de uluslararası kamuoyundaki bu algıya oynuyor.

-Uluslararası kamuoyunun kafasını karıştırarak ellerine ne geçecek?

15 Temmuz darbe davaları eninde sonunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidecek. Oraya yönelik savunmalar yapıyorlar. AİHM'e gittiklerinde FETÖ olarak bu davadan aklanmak istiyorlar. Dünyanın en iyi algı operasyonunu yapan bir örgütün bunlar son çırpınışları.

CEZAEVLERİNDE BEYİNLERİ YIKANIYOR

-Cezaevlerindeki bu beyin yıkamayı nasıl yapıyorlar?

Cezaevindeki yaşam şöyle. Sincan'da 3'er, Silivri'de 10'ar kişilik koğuşlarda kalınıyor. Buradaki militanlar sürekli olarak birbirlerini etkiliyorlar. Haftada bir gün de diğer koğuşlardaki FETÖ tutukluları biraraya getiriliyor. Fetullah'ın vaazlarındaki talimatlar da sanık avukatları ve medya aracılığıyla FETÖ tutuklularına ulaştırılıyor. "Bülbül gibi konuşan kafeslerinde kalacak" diyerek FETÖ sanıklarını tehdit eden ve itirafçı olmalarını engelleyen Fetullah'ın talimatları cezaevlerine bu yöntemle ulaştırılıyor. Sanık avukatları üzerinden tutuklu ailelerine aylık maaşlar veriliyor. FETÖ direncini devam ettiriyor. Kendi adamlarına bir şekilde ulaşarak yönlendirebiliyor.

AVUKATLAR VE HAKİMLER DOSYAYA HAKİM OLMALI

-Mahkemelerdeki FETÖ'cü hainlerin şovunun ve önüne geçmek için ne yapılabilir?

Cezaevi sürecinden sonra FETÖ tutukluları ağız değiştirdi. Tek elden ve tek ağızdan çıkıyor gibi olması Fetullah'ın ve örgütünün bir tezgahıdır. Bu çok açık. Mahkeme heyetinin işi çok zor. Karşılarında iyi eğitimli bir militan grup var. Ne söyleyecekleri harfi harfine ezberletilmiş. Örgütsel bir davranış içerisinde bunu yerine getiriyorlar. Mahkemede kimsenin şov yapmasına izin verilmemeli. Mahkemedeki hakim ve savcı arkadaşların dosyaya çok iyi çalışması gerekiyor. Yargılama hukukun içinde kalmalı ve delillerin önlerine konması gerekir. Ondan sonra FETÖ sanıkları ne söylerse söylesin önemli değil. Müdahil avukatlar da çok önemli. Bir tek Cumhurbaşkanı'nın avukatı soru soruyor. Diğer avukatların da sanıkların çelişkilerini ortaya koyması gerekiyor. Müdahil avukatların da dosyalara çok iyi çalışması gerekir. Bunun yanında halkımızın da bu davalara daha fazla ilgi göstermesi gerekiyor. Gerekirse tutukluları protesto ederek şov yapmalarının önüne geçmeleri çok önemli.

"KONTROLLÜ DARBE" FETÖ YALANI

-Mahkemelerdeki ifadelerde ilk kez Kılıçdaroğlu tarafından dillendirilen "kontrollü darbe" vurgusunun yapıldığını görüyoruz. FETÖ neden ısrarla bu yalanı vurguluyor?

Kontrollü darbe diyebilmeniz için Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde FETÖ'den daha güçlü bir yapılanmanız olması gerekir. TSK'nın subay kadrosunun yüzde 50-60'ını ele geçirmiş bir örgütten daha güçlü bir yapılanma olabilir mi? Tuğgeneral, Tümgeneral ve Korgenerallerin katıldığı bir darbe girişiminden bahsediyoruz. Bu söylem 15 Temmuz darbe davalarını sulandırmak isteyenlerin ekmeğine yağ sürecek bir söylem. Bu düpedüz Fetullahçı hainlerin seçilmiş hükümete yönelik bir darbe girişimidir. TSK içinde bunu kontrol edecek başka bir gücün olmasına o gün için imkan yoktur.

-Fetullah'ın vaazları dediniz. Teröristbaşı her konuda yalanlarını sıralayabiliyor ama bu Adil Öksüz meselesine hiç girmiyor. Sebebi nedir sizce?

Adil Öksüz bizimle alakası yok diyemez. Dizinin dibinde kaç fotoğraf var. Reddederse kendi inandırıcılığını kaybeder. Adil Öksüz'ün darbenin imamı olduğunu artık biliyoruz. Fetullah'ın en zorlandığı konu Adil Öksüz. Her konuda yalan söylese de Adil Öksüz meselesine girmek istemiyor. Eğer o konuda da yalan söylerse takipçilerinin gözünde iyice düşeceğini biliyor.

TSK'DA TAM TEMİZLİK OLMALI

-Sizce TSK'de FETÖ temizliği tam anlamıyla yapılabildi mi?

Ben hep söylüyorum. Kamu kurum ve kuruluşları arasında FETÖ temizliğini en az yapan kurum TSK'dır. 14 bin mensubu olan HSK'da 7 bin kişinin ilişkisi kesildi. 140 bin subay-astsubay kadrosu olan TSK'da da 7 bin kişi atıldı. Burada bir orantısızlık var. Ordumuzun zor bir süreçten geçtiğini biliyoruz ama bu temizlik mutlaka yapılmalı. Bunlar meclisimizi bombaladı, Beştepe'yi bombaladı. İnsanların üzerinden tanklarla geçti. İçimizdeki düşmanlarla ilgili bu temizlik yapılmadan olmaz.