Bakan Işık'tan kışladaki zehirlenmelerle ilgili açıklama

Bakan Işık'tan kışladaki zehirlenmelerle ilgili açıklama

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Manisa'da kışladaki zehirlenmelere ilişkin açıklama yaptı

  • AA
  • Gündem
  • Pazar 18.06.2017 15:45

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Manisa'da kışladaki zehirlenme vakalarına ilişkin, "Yetkililerden aldığımız bilgiler dahilinde hiçbir ihtimalin dışlanmadan her türlü çalışmanın yapılmasının gerekliliği kanaatine vardık ve şu anda bu çalışmalar yapılıyor." dedi.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı.

Ardından Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Manisa 1. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı Albay Arif Seyhun Kışlasında görülen gıda zehirlenmesi vakalarına ilişkin Genel Kurulu bilgilendirdi.

Işık, konuşmasının başında şehit aileleri ve gaziler olmak üzere tüm babaların Babalar Günü'nü kutladı.

Manisa 1. Eğitim Tugayındaki ilk zehirlenme vakasının 23 Mayıs'ta akşam yemeğinde görüldüğünü, 5 bin 820 askerden bin 47'sinin yemekten etkilendiğini bildiklerini ifade eden Işık, şunları kaydetti:

"Bu bin 47 askerimizin 209'u hastanelere sevk edildi. Hastanelere sevk edilen askerlerimizden Hüsnü Özel hayatını kaybetti. Hayatını kaybetme sebebi henüz otopsi raporu çıkmadığı için resmi olarak açıklanmamakta. Otopsi raporu bekleniyor. Bunun dışında Burhan Güvenen adlı askerimiz de yoğun bakımda. Dün gece itibarıyla aldığım bilgi, askerimizin hayati tehlikesi almadığı yönünde. Olayın hemen ardından gerek idari, gerekse adli tahkikata başlandı. İncelemeler sonucunda o gün verilen hindi etinde salmonella bakterisi tespit edildi. Bu teşhis ve tespitten sonra ilgili firmanın yemek ihalesinin feshedilmesi süreci başlatıldı."

- "Yemek kontrol teşkilatı mensuplarının tamımı değişti"

Fikri Işık, yemek firmasına ait ihalenin fesih yazısının 16 Haziran'da Bakanlık tarafından ihaleyi yapan bölge tedarik başkanlığına ve gerekli tedbirlerin alınması için daha önceden bilgilendirilen bölge komutanlığına gönderildiğini söyledi.

Bunun ardından birlikteki yemek kontrol teşkilatı mensuplarının tamamının da değiştirildiğinin altını çizen Işık, "Bu olaydan sonra 16 Haziran 2017'de aynı kışlada bu defa da 69 askerimizin şikayeti oldu. Bu askerlerimiz hemen müşahade altına alındı. Dikkat çekici olan bu 69 askerimizden 62'sinin aynı bölükten olmasıdır. Bu vakanın sadece yemekten zehirlenme durumu ile ilgili olmayabileceğini, başka dış etkenlerin de olma ihtimalini ortaya çıkardı. Bu konuda da araştırmalarımızı sürdürüyoruz." dedi.

- "Tüm ihtimalleri de hesaba katan bir çalışmayı yürütüyoruz"

Işık, dün akşam verilen akşam yemeğinde ise Batı Kışlada benzer bir olayla karşılaşıldığını, yemek yiyen 5 bin 470 askerden 617'sinin etkilendiğini, bunlardan da 372'sinin hastanelere sevk edildiğini anlattı.

Dün akşam itibarıyla yaşanan olaydan dolayı hayati tehlikesi olan hiçbir askerin bulunmadığını ifade eden Işık, şu değerlendirmede bulundu:

"Dün akşam olayı haber alır almız Kara Kuvvetleri Komutanımızla birlikte Manisa'ya gittik. Bölgeye ulaşır ulaşmaz askerlerimizi ziyarete gittik. Olayı askerlerimizden dinledik. İşin ilginç yanı hiç yemek yemediği halde etkilenen askerimiz var, sadece çorba ve cacık yediği halde etkilenen askerimiz var, bunun yanında çorba, tavuk eti, pilav, cacık, tatlı yiyen ve etkilenen askerimiz var. Bu askerlerimizin ifadesi. Yetkililerden aldığımız bilgiler dahilinde hiçbir ihtimalin dışlanmadan her türlü çalışmanın yapılmasının gerekliliği kanaatine vardık ve şu anda bu çalışmalar yapılıyor. Sadece olayı bir yemekten zehirlenme vakası olarak değerlendirmiyor, bunu da içinde barındıran ama tüm ihtimalleri de hesaba katan bir çalışmayı yürütüyoruz."

Fikri Işık, olayın hemen ardından Sağlık Bakanlığının kışlada 2 UMKE ve bir sahra çadırı kurduğunu söyledi.

Askerlerle ilgili ilk müdahalenin burada yapıldığının altını çizen Işık, kışlada o anda bulunan 3 askeri tabip, 14 hemşire ve 7 yardımcı sağlık personeline ilave olarak Sağlık Bakanlığınca 15 doktor ve 51 sağlık personelini kışlaya sevk ederek olaya müdahale ettiğini dile getirdi.

Işık, 23 Mayıs tarihinden bu yana Manisa'da görevli sağlık personelinin hassasiyetle çalıştığını belirterek, kendilerine olağanüstü gayretlerinden ötürü teşekkür etti. Işık, "23 Mayıs'tan itibaren yaşadığımız ikisi gerçekten bizi endişelendiren 16 Haziran'da yemekten olmadığını düşündüğümüz zehirlenme vakasıyla birlikte bu üç olay bazı tedbirleri hemen devreye sokmamız gerektiğini gösterdi. Bu son olay öncesinde ilgili firmanın, gelen raporlar doğrultusunda sözleşmesinin fesih talimatı tarafımdan verilmiştir ve bu talimat Cuma günü ihaleyi yapan birimimize ulaştırılmıştır." sözlerine yer verdi.

Milli Savunma Bakanı Fikri ışık, "Tedbir amaçlı olarak kışlada yemek pişirme faaliyeti bugün itibariyle sonlandırılmıştır. Bugün itibariyle hazır yemek paketi uygulamasına geçilmiştir." dedi.

Işık, Manisa'daki zehirlenme şüphesine ilişkin TBMM Genel Kurulunu bilgilendirdi.

Bakan Işık, tedbir amaçlı olarak kışlada yemek pişirme faaliyeti bugün itibarıyla sonlandırıldığını ve hazır yemek paketi uygulamasına geçildiğini bildirdi.

Kışlada bulunan erlerin bu hafta yemin töreni olacağını ve yemin töreninin ardından, bayramdan hemen önce askerlerin kışladan ayrılacağını anımsatan Işık, askerlerin kışladan ayrılmasını müteakip hem doğu hem de batı kışlaya yani 1. Eğitim Tugayına en az beş hafta süreyle asker alınmayacağını açıkladı.

Bu süre içerisinde tugayın bütün alt yapısının gözden geçirileceğini belirten Işık, "Malum bölgede yoğun depremler var. Her türlü ihtimali göz önüne aldığımız için acaba yeraltı sularından bir karışma mı var buna bakacağız. Alt yapımızda bir sorun var mı, yok mu bunu hemen değerlendireceğiz. Bütün tesislerimizi başta hijyen şartları olmak üzere gözden geçireceğiz." diye konuştu.

Bu çalışmayı beş haftalık süre içerisinde tamamlamayı hedeflediklerine işaret eden Işık, bu beş haftalık süreç sonucunda eğer alınan tedbirleri yeterli görürlerse tekrar burada eğitim faaliyetine başlayacaklarını, yeterli görmemeleri durumunda ise buraya gelecek askerleri başka eğitim tugaylarına göndereceklerini ve buradaki tedbirler tam anlamıyla alınana kadar bu çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi. Işık, bu süreçte özellikle tugayın tüm denetimlerini de yapmış olacaklarını ve aksamalar varsa da bununla ilgili gerekli tedbirleri alacaklarını aktardı.

"Bu olay bize bir gerçeği daha gösterdi. Sadece fiyat rekabetine dayanan alım yönteminin silahlı kuvvetlerimizin ihtiyacına cevap vermediği açıktır." diyen Işık, bununla ilgili de tedbirlerin alınmasına yönelik çalıştıklarına değindi.

- "Birlik imkanlarıyla iaşe edilen personel sayısı 185 bin"

Işık, TSK'nın hazır yemek alımına 2000 yılından itibaren başladığını, 2017 yılı itibarıyla Kara Kuvvetleri Komutanlığının 40 birlik veya kurumunda, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 14 birlik veya kurumunda, Hava Kuvvetleri Komutanlığının 5 birlik veya kurumunda özellikle hazır yemek hizmeti alımının devam ettiğini bildirdi. Işık, bu şekilde iaşe edilen toplam personel sayısının 96 bin 334, birlik imkanlarıyla iaşe edilen personel sayısının ise bugün itibarıyla 185 bin olduğunu ifade etti.

Şu ana kadar tespit ettikleri tüm aksaklıkların önümüzdeki süreçte tekrar yaşanmaması için bütün tedbirleri aldıklarına ve bundan sonra almaya da devam edeceklerine dikkati çeken Işık, geçen hafta kara kuvvetleri komutanıyla birlikte Malatya ve hemen arkasından Yüksekova'ya gittiklerini, orada şehit aileleri, gaziler, askerler ve güvenlik korucularıyla iftar yaptıklarını, sahur yemeğini ise Dağlıca'daki taburda yaptıklarını anlattı.

Bakan Işık, Dağlıca'da sahur yemeğinde askerlerle bir arada olmanın kendileri için de ayrı bir mutluluk ve gurur vesilesi olduğunu belirten Işık, şunları kaydetti:

"Orada hangi şartlarda bu ülkenin birliği, beraberliği, kardeşliği, bu milletin bölünmez bütünlüğü için mücadele ettiklerini milli savunma bakanı olarak bizzat yerinde görmüş olmak benim için de tarifi imkansız bir duygu oldu. Bu vesileyle kahramanca görev yapan tüm silahlı kuvvetler mensuplarımıza, askerlerimize, polislerimize, jandarmamıza, güvenlik korucularımıza teşekkürlerimi, şükranlarımı sunuyorum. Ne kadar zor şartlar altında görev yaptıklarını bizzat yerinde görmüş olmanın bana verdiği ağır sorumluluk ve heyecanla onların bütün ihtiyaçlarının giderilmesi noktasında kararlılıkla mücadele edeceğimizi bir kez daha yüce Meclisin huzurunda ifade etmek istiyorum.

Bu vatan için toprağa düşmüş, bu toprakların bize ebedi vatan olarak kalması için hayatlarını gözlerini kırpmadan feda etmiş tüm şehitlere Allah'tan rahmet diliyorum. Hayatta olan ve tedavisi devam eden bütün gazilerimize Allah'tan acil şifalar diliyorum."