Batı medyasının FETÖ karnesi: 15 Temmuz'u makul gösterdiler!

Batı medyasının FETÖ karnesi: 15 Temmuz'u makul gösterdiler!

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin Batı medyasındaki yansıtılışını inceleyen SAÜ Ortadoğu Enstitüsünden 20 akademisyen, araştırmalarını rapor haline getirdi.

  • Gündem
  • Cuma 21.07.2017 17:21

Ortadoğu Enstitüsü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Tuncay Kardaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çoğu Ortadoğu Enstitüsü olmak üzere SAÜ'nün farklı bölümlerinden 20 akademisyenle 109 sayfadan oluşan "15 Temmuz Darbe Girişimi ve Batı Medyası" adlı bir rapor hazırladıklarını söyledi.

Raporun 16 Temmuz'dan sonraki iki hafta içindeki haberlerin toparlanması ve analiz edilmesiyle oluşturulduğunu belirten Kardaş, araştırma safhasının yaklaşık iki ay sürdüğünü, yazma safhasıyla raporun oluşturulmasının bir yılı bulduğunu dile getirdi.

Araştırma yapılırken Almanya, ABD, İngiltere ve Avusturya gazeteleri ve internet sitelerinden yüzlerce haberin tarandığını aktaran Kardaş, inceleme sonucunda ilginç sonuçların çıktığını bildirdi.

Haberlerde, birebir iyileştirme ve birebir kötüleştirmelerin nadiren yapıldığını ancak dikkatli analiz, dikkatli araştırma yapıldığında alt mesajların çokça kullanıldığını gördüklerini anlatan Kardaş, "Özellikle resimlerin kullanılması karşımıza çıkan bir husus ve bizim çok dikkatimizi çekti. En az yazılı matbu eserler kadar hatta daha çok etkili olmuştur. Boğaziçi Köprüsü'ndeki askerlerin kemerlerle dövüldüğünü gösteren fotoğraf hemen akabinde BBC tarafından sıklıkla kullanıldı ama diğer görüntüler aynı sıklıkla kullanılmadı." dedi.

SUÇLUYLA KURBAN YER DEĞİŞTİRMİŞ!

İngiltere medyasından Times, BBC, Daily Mail, Reuters, The Economist, ABD medyasından CNN International, Los Angeles Times, Wall Street Journal, Washington Post, Almanya ve Avusturya'dan da Bild, Die Welt, Der Spiegel gibi birçok basın yayın organına, internet kaynağına, görselleri de içerecek şekilde baktıklarını anlatan Kardaş, şöyle devam etti:

"Özellikle bu olayın temsillerinde darbe teşebbüsünün, olay örgüsünün olgusal bağlamının aslında çok az yansıtıldığını, bunun yerine ideolojik birtakım tanımlamalarla olayın aktarıldığını gördük. Batı'daki medya kuruluşlarının hemen hemen tamamında bu sonucu gördük. Bu darbe teşebbüsü olay örgüsü kendi akışında değil de hep bir neden sonuç ilişkisi içinde değerlendirilmiş. Yani Erdoğan'ın 'diktatörleştiği', Türkiye'nin 'İslamlaştığı' bir vasatta makul, tahmin edilebilir, beklenebilir bir darbeymiş gibi yansıtılmış, birtakım ana noktalar üzerinden bunu yaptıklarını gördük."

"Bir başka analiz ise şeytanlaştırma olarak karşımıza çıktı." diyen Kardaş, iletişim bilimlerinde çok kullanılan ideolojik kare yöntemini kullanarak bu sonuçlara ulaştıklarını söyledi.

Kardaş, bu yöntemlerle olay olduğu mecradan çıkarılıp farklı bir şekilde gösterilebildiğini, şeytanlaştırmanın özellikle kurbanla suçlunun yer değiştirmesi şeklinde karşılarına çıktığını belirterek, "Burada kurban yani mağdur olan halk ama suçlu sanki kurbanmış gibi görülüyor. BBC'nin özellikle 15 Temmuz'un hemen akabinde Boğaziçi Köprüsü'nde askerlerin kemerlerle dövüldüğü yakın çekilmiş görüntüyü ve resmi hep ön plana aldığını gördük. Burada suçlu kurban yer değiştirmesine örnek gösterilebilir. Olayın bir gece öncesinden hiç bahsetmeden yani orada tanklar tarafından ezilmiş, kafalarına karınlarına direkt kurşun yemiş şehit olmuş, darbeye direnen insanların hikayesi yok o resimde ama o resimde halkın şiddetine maruz kalmış askerler var. Mağdurlar sanki onlarmış gibi gösterildi. Bu çok dikkatimizi çekenlerden birisiydi." ifadelerini kullandı.