CHP’li vekilden Kılıçdaroğlu’nu kızdıracak sözler!

CHP’li vekilden Kılıçdaroğlu’nu kızdıracak sözler!

Terör örgütü PKK’ya karşı Meclis’te yaptığı konuşma nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arayıp tebrik ettiği Tunceli Milletvekili Gürsel Erol, muhalefetin karşıtlık yerine alternatif üretmesi gerektiğini söyledi. PKK’dan ölüm tehditleri alan CHP’li vekil Gürsel Erol, partisinde alternatif politika üretmenin mücadelesini verdiğini dile getirdi: AK Parti ile CHP bugün neden bir araya gelmesin? Mensubu olduğum CHP’nin geçmişten gelen ‘karşıtlık’ gibi bir kötü alışkanlığı bulunuyor. Ulusal konularda yan yana durmayı bilmeliyiz. Karşıtlık yerine alternatif üretmeliyiz. Partimde bunun mücadelesini veriyorum.

  • Gündem
  • Cumartesi 29.07.2017 13:01

Terör örgütü PKK tarafından Tunceli'de vahşice katledilen öğretmen Necmettin Yılmaz'la ilgili Meclis konuşmasıyla Türkiye'nin takdirini kazanan CHP Tunceli Milletvekili Gürsel Erol, "Partilerin eksikleri üzerinden siyaset yapmak yerine, sorunun çözümüne katkı sunmamız gerekiyor" diyen Erol, "Özellikle terör konusuna ulusal bir sorun olarak bakmayı başarmalıyız. Kanın engellenmesi, yeni acıların yaşanmaması için bu hepimizin görevi olmalı" dedi.

AK PARTİ KARŞITI DEĞİLİM

Akşam gazetesine konuşan CHP Milletvekili Gürsel Erol şöyle devam etti: Karşıt olmak yerine, alternatif politika ve söylem üretmeliyiz. CHP içinde de bunun mücadelesini veriyorum. Ben bir milletvekili olarak kendimi, AK Parti'nin karşıtı olarak değil, alternatifi olarak görüyorum. Terör sorununun ortak akılla çözümü için TBMM'de bir komisyon kurulabilir. Ülkenin üniter yapısı asla tartışma konusu yapılmadan çözüm yolları aranabilir. Mensubu olduğum CHP'nin geçmişten gelen 'karşıtlık' gibi kötü bir alışkanlığı var.

CHP Gürsel Erol'un tavrını örnek almalıdır

CUMHURBAŞKANIMIZ NEZAKET GÖSTERDİ

Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisini aramasını da değerlendiren Erol, "Cumhurbaşkanımızın, ülkesindeki bir gelişmeyle ilgili milletvekilini arayıp takdir etmesi bir nezakettir. Türkiye'de siyasetin en çok ihtiyaç duyduğu eksik de zaten, anlayış ve nezaket. Gerilim üzerine siyaset yaptığımız için ortak değerler üzerinde birleşemiyoruz. Ortak değerlerimiz ve ortak hareket etmemiz gereken sorunlarımız var" dedi.

BİR ELİ KANDİL, BİR ELİ GİZLİ SERVİSLERDE

CHP Milletvekili Gürsel Erol, Sırrı Süreyya Önder'in bağlantılarına dikkat çekerek, "Herhalde çok güçlü birileri veya güçlü servisler tarafından korunuyor" diye konuştu.

Konuşmasının ardından Meclis'te HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ile yaşadığı tartışma için Erol, "Sırrı Süreyya Önder'in kim olduğu malum. Bir eli İmralı'da, bir eli Dolmabahçe'de, bir eli Kandil'de, bir eli gizli servislerde olan bir kimlik. İşin ilginç yanı, bu adamın elini kolunu sallayarak her yerde geziyor, konuşuyor olması. Her halde çok güçlü birileri veya güçlü servisler tarafından korunuyor" değerlendirmesinde bulundu. Erol, "PKK terör örgütü için Tunceli'nin kontrolü önemli. CHP 7 Haziran seçimlerinde Tunceli'de milletvekili çıkaramamıştı. Benim 1 Kasım'da Tunceli'den CHP Milletvekili seçilmem oradaki siyasi psikolojilerini bozdu. Sadece seçilmekle kalmadım, çıkardığım aykırı seslerle de dengelerini bozdum. Necmettin Yılmaz'a sıkılan kurşunlar sadece bir öğretmene değil, aydınlığa, kültürümüze, geleceğimize de sıkıldı. Gencecik pırıl pırıl bir insanı, vahşice hayattan kopardılar. Buna tepki göstermeyip neye tepki gösterecektim" değerlendirmesinde bulundu.

BİR ARAYA GELEBİLİRİZ

Erol, "Türkiye, ulusal sorunlar karşısında tek yürek olmayı başarmış bir ülkedir. CHP-MSP Koalisyonu, 1974 yılında gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatı'nda ulusal birlikteliğin en güzel örneğini vermiştir. Tüm dünyanın Türkiye'ye yönelik ambargosu, CHP ve MSP'nin birlikte sergilediği direnişle kazanılmıştı. AK Parti ile CHP, ulusal sorunların çözümü için bugün neden bir araya gelemesin?" dedi.

GÖREVİM HÜKÜMETLE ÇATIŞMAK DEĞİL

Gürsel Erol: Hükümet'in enerji politikası kapsamında Tunceli'de barajlar ve HES yapılıyor. Tunceli halkı bu konuda son derece hassas. Bölge milletvekili olarak görevim, hükümetle çatışmak değil bölge halkının bu hassasiyetine köprü olmaktır. Çünkü bunun çözümü, bu enerji politikalarını geliştiren hükümettedir. Ben de bu sebeple Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde girişimlerde bulunup, yazılı ve sözlü olarak halkın talebini kendilerine ilettim. Sayın Cumhurbaşkanımıza bu konuda bir de mektup yazdım.