‘Enerjisi olan yol arkadaşları lazım’

‘Enerjisi olan yol arkadaşları lazım’

Cumhurbaşkanı Erdoğan: AK Parti’de görev değişimi bayrak yarışıdır. AK Parti’nin değerlerinden uzaklaşan herkes defolu hale gelmiştir. Bize, donanımı, projesi, heyecanı, enerjisi olan yol arkadaşları lazım

  • Gündem
  • Pazar 13.08.2017

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Isparta'da Valilik önünde kamu kuruluşlarının toplam 252 milyon liralık yatırımla hayata geçirdiği eserlerin toplu açılış törenine katıldı. Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:
ENERJİMİZİ ÇALDILAR: Biz bu milleti seviyoruz. Yılın 365 günü, günün 24 saati milletimize hizmet etsek usanmayız. Yıllarca ülkemizi koalisyonlarla, zayıf yönetimlerle, bürokratik oligarşinin çarkları arasında ezerek yavaşlatıp, gerilettiler. Sürekli kavga, fitne pompalayarak enerjimizi, zamanımızı, heyecanımızı çaldılar.
HANIMLAR BU İŞİN ANAHTARI: 2019'da Cumhurbaşkanlığı seçimi olacak. Kapı kapı dolaşmamız lazım. Hanım kardeşlerim, unutmayın, kale içerden fetholunur. Siz bu işin anahtarı olacaksınız. Gençler kapı kapı dolaşmaya var mıyız?
YENİLENME, TAZELENME: 15 yıldır sahip olduğumuz istikrar ve güven iklimini korunması çok önemli. Yeni yönetim sistemimiz inşallah bu konuda ülkemize çok önemli imkanlar getiriyor. En azından aylar boyunca hükümet kurulamadığı için yeterli çoğunluğu sağlamak üzere karanlık ve kirli pazarlıkları girişilmesine gerek kalmayan bir döneme girildi. Şimdi bize ne düşüyor? 2019'a kadar yeni dönemin ruhuna uygun bir şekilde kendimizi yenilemek, tazelemek, güçlendirmek. Bunun için partimizde köklü bir değişimi gerçekleştirmekte kararlıyız.

SAFLARI SIKLAŞTIRACAĞIZ: AK Parti'nin değerlerinden uzaklaşmış olan herkes, bizim gözümüzde yorulmuştur, yolunu kaybetmiştir, defolu hale gelmiştir. Bize ülkemizin, milletimizin, şehrinin geleceği için donanımı, projesi, heyecanı, enerjisi olan yol arkadaşlar lazım. Esasen AK Parti'de görev değişimi bir bayrak yarışıdır. Görevlerine yapan arkadaşlarımıza teşekkürlerimizi sunacak, vefamızı gösterecek, yeni arkadaşlarımızla saflarımızı sıklaştırarak yola devam edeceğiz.
10 DÖNÜM BOSTAN...: Biz asla "10 dönüm bostan, yan gel yat Osman" anlayışı içinde olmadık. Biz asla milletimizin bize verdiği desteği bir mahkumiyet, bir mecburiyet olarak görmedik. Tam tersine milletimizin teveccühüne layık olabilmek için hep daha çok çalışmamız, daha çok terlememiz, daha çok üretmemiz gerektiğinin bilinciyle hareket ettik.
EN İYİ EKİPLER: Türkiye'nin geçtiğimiz 4 yılda yaşadıkları ve bundan sonra atacağı adımlar gelecek asrın belirleyicisi olacak. Böylesine kritik bir dönemde sorumluluk üstlenmenin vebalinin, ağırlığının gayet iyi farkındayız. Bu vebalin üzerine bir de şehitlerimize ve gazilerimize olan vefa borcumuz binmiştir. Çok çalışarak, gecemizi gündüzümüze katarak, en iyi ekipleri oluşturarak, en iyi politikaları belirleyerek, en iyi icraatları hayat geçirerek Allah'ın yardımıyla bu vazifemizi hakkıyla yerine getirmenin gayreti içinde olacağız. Birbirimizi seviyoruz, seveceğiz değil mi? Birbirimizin arkasından asla konuşmayacağız değil mi? Kapı kapı dolaşmaya varız değil mi? Kucaklayıcı olacağız, korkutucu olmayacağız, müjdeleyici olacağız.


"(Rabia işareti yaparak) Kılıçdaroğlu öğrenmemiş bunu. Bunu bir terör örgütünün işareti olarak ifade ediyor. Bak sana öğreteyim. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. İnşallah dersini çalışır. Bunun içinde karşı olunacak bir şey var mı? Yok."

YENİ ÇANAKKALELER'E VAR MIYIZ?: Bu yolda yeni Çanakkaleler'e, yeni İstiklal Harpleri'ne, yeni 15 Temmuzlar'a var mıyız? Bizi köşeye sıkıştırdıklarını sananları köşeye sıkıştırmaya var mıyız? Bizim gücümüzü, kuvvetimizi kestiklerini sananların sırtını yere getirmeye var mıyız?
Bizi silahlarıyla, teknolojileriyle alt edebileceklerini sananlara daha güçlü silahlarla, daha üstün teknolojilerle cevap vermeye var mıyız? Bizi ekonomiyle tehdit edenlere cevabımızı daha güçlü ekonomiyle, daha çok üretimle, ihracatla, istihdamla vermeye var mıyız? Türkiye yapması gerekenleri cesaretle yerine getirdikçe bu milletini önünde kimse duramaz. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.


Isparta Şehir Hastanesi'nde incelemelerde bulunan Erdoğan, hastalarla yakından ilgilendi.

'BU YOLDAN DÖNMEYECEĞİZ'
"Biz bu yoldan dönmeyeceğiz. Varsın birileri ülkesinin değil, terör örgütlerinin safında yer alsın. Beraber sözde adalet yürüyüşü yapsınlar. Bunlara ben diyorum ki, 'Önce siz İzmir Büyükşehir Belediyesi'ndeki işçilerinizin adaletle haklarını verin. Şişli Belediyesi'ndeki o taşeron temizlik işçilerinin önce adaletle haklarını verin. Sen daha bunları halledemiyorsun, kalkıp Türkiye'yi Almanya'ya şikayet ediyorsun. 29 gün yürüdün. Bu hükümet, polisiyle, her şeyiyle seni güvence altına, koruma altına alıyor, sen hala bu ülkede güvenlik yok, özgürlük yok diyorsun ya. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar."


Kendisine sesini duyurabilmek için çaba gösteren küçük Berrak'ı yanına çağıran Erdoğan, oyuncak hediye etti.

MEYDANI ÇAPULCULARA BIRAKMAK BİZE YAKIŞMAZ
"Ecdadımızdan aldığımız ilhamla biz de sesimizin yettiği en yüksek tonla yüreğimizden gelerek diyoruz ki, 'Başaramayacaksınız. Milletimizi bölemeyeceksiniz. Bayrağımızı indiremeyeceksiniz. Ezanlarımızı susturamayacaksınız. Vatanımızı parçalayamayacaksınız. Devletimizi yıkamayacaksınız. Hakkın ve hakikatin sesini boğamayacaksınız. Ümmetin son ümidini kıramayacaksınız. Özgürlüğü uğrunda nice kanlar dökmüş, nice canlar feda etmiş bir millet olarak bize meydanı bu çapulculara bırakıp kaçmak yakışmaz değil mi? Bize yakışan nedir? Bize yakışan, tek millet diyerek, 80 milyon, bir, beraber ve kardeş olarak Türkiye olmaktır."

'SEÇİMLERDEN SONRA ALMANYA DA NORMALE DÖNECEK'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Isparta'daki fabrika açılışında yaptığı konuşmada ise şunları söyledi: "Daha 1 yıl önce darbe teşebbüsü gibi içinde işgal ihtimali dahil her türlü felaketin bulunduğu bir tehdit yaşamış olmamıza rağmen demokrasimiz ve ekonomimizle dimdik ayaktayız. Avrupa ülkelerinin ülkemize yönelik eleştirilerinin çoğunluğunun kendi iç siyasetleriyle ilgili olduğunu biliyoruz. Hollanda'nın 16 Nisan halk oylaması sürecinde tamamen gereksiz bir şekilde ilişkilerimizi germesinin sebebinin kendi seçimleri olduğunu gördük. Geçmişte Fransa ve Avusturya gibi ülkeler de benzer yöntemlere başvurmuşlardı. Şimdi aynı taktiği Almanya'nın izlediğini müşahede ediyoruz. Seçimlerden sonra ben inanıyorum ki onlar da normale dönecek."