Barış türkülerinin kahraman öğretmeni

Barış türkülerinin kahraman öğretmeni

Müzik öğretmeni Songül Yılmaz, Sur’da taş atan gençleri polisle, dağa çıkmak isteyeni ise devletle barıştırdı

Diyarbakırlı müzik öğretmeni Songül Yılmaz (44), 3 yıl önce kurduğu koroyla terör örgütünün pençesinden kurtardığı gençlere yeni bir hayat sundu. 20 genç, artık 10 dilde barış türküleri söylüyor. Songül Yılmaz, 6 aylıkken yetim kalmış, ailesinin tek okuyanı. Maddi imkânsızlıklar yüzünden üniversiteye kayıt yaptıramadı, evlendirildi. 20 yıl sonra, 38 yaşındayken YGS'ye girdi ve hayali olan Dicle Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müzik Öğretmenliği Bölümü'nü kazandı. Yeni doğan kızıyla okumaya başladı. Tek amacı vardı, gençlerin dağa çıkmasını engellemek... Terör örgütü PKK'nın savaş alanına çevirdiği Sur'da 'Taş atma türkü söyle, dağa değil koruya katıl' sloganıyla yola çıktı. Songül öğretmen ezber bozan 'terörle mücadelesini' SABAH'a anlattı:

'HOCA EVLADIM ÖLMESİN'
Gençleri Bağlar Halk Eğitim Merkezi'ndeyken keşfetmeye başladım. Müzik yapan insandan zarar gelmez, türküleri olanın kötülüğü olmazdı. 2013'te koroyu oluşturmaya başladık. Anonsla koroya katılım çağrısı yaptırdım, birkaç kişi geldi. Örgüt üyeleri yolumu kesip tehdit etti. Ama anneler, "Hocam evladım ölmesin, dağa çıkmasın ne olur ona türkü söylet" dediler. Koroya göndermeyeceksin denildi ama analar bizi kucakladı. Birkaç hafta sonra 20 kişi olmuştuk. Gece 23.00'e kadar koroda gençleri eğitmeye başladım.

'BABASI DAĞDA, O BİZİMLE...'
Okulumuz olayların tam göbeğindeydi. "Bu işten vazgeçin, biz bir kurtuluş savaşı başlattık. Çocukları bölgemize düşman ediyor, davaya ihanet ettiriyorsunuz" dediler. Onlar yıktı, biz yaptık. Asla yılmadık. Ara veremezdik çünkü biz silahlar sussun diye türkü söylüyorduk. Derdim güzel sesleri keşfetmek değil bu bölgenin evlatlarını türkülerle terörden kurtarmaktı. Amacıma ulaştım, babası Kobani'de PKK saflarında olan, dağa çıkmaya hazırlanan bir öğrencim bugün "Devletim çok yaşasın" diyor. Dün dağa çıkmaya çalışan o evladımız bugün polis radyosunda türküler seslendiriyor. İlk etapta okul etkinliği diye başladık, şimdi 20 kişilik kadroyla 10 dilde (Türkçe, Kürtçe, Arapça, Zazaca, Süryanice, Soranice, Ermenice, Azerice, Lazca, İngilizce) ulusal konserler veriyoruz. Hedefimiz Türkiye'nin her yerinde türkülerimizi seslendirmek, bu topraklara barış müzikle gelecek.

O OLMASAYDI YA DAĞDA YA DA MEZARDAYDIM
İşte korodaki gençlerin anlattıkları:
M.K. (18): PKK yolumu kesip, aylarca beni vazgeçirmeye çalıştı. Sur'da PKK'ya katılan ağabeyim öldü. Şimdi ben devletimin yanında savaş olmayan bir dünya için türkü söylüyorum. Songül hoca bize el uzattı o olmasaydı şimdi ya dağda ya da mezardaydım.
İ. (18) - N. (19) A. kardeşler: Geceleri çalışıp gündüz koroya geliyoruz. Biz ona 'anne' diyoruz.
Y.B. (19): Gözümden engelliyim, babam kanser. Aileme ben bakıyorum, hamallık yapıyorum arta kalan zamanda koroya geliyorum. Hain olamazdım, doğru yol vatanımın yanında olmaktı. 'Bir öğretmen var. Güzel seslileri çağırıyor' dediler gittim türkü söyledim.

HAYALİ KÜLLİYE'DE KONSER VERMEK
Aybüke öğretmen, Necmettin öğretmenden sonra işime daha da çok sarıldım. Bu coğrafyaya barışı getirene kadar mücadeleye devam edeceğim" diyen Songül öğretmenin en büyük hayali Külliye'de konser vermek. Azimli öğretmen, "Cumhurbaşkanımıza 10 dilde devletimizin evinde konser vermek, devletimiz başı ile bir kare fotoğraf çektirmek istiyoruz. Cumhurbaşkanım hendekler kapatıldı, sokaklarında bombalar patlayan Diyarbakır'da Sur'da şimdi çiçekler açtı, size türkülerle barış getirdik demek istiyoruz."

BİBER GAZI BOĞAZIMIZI YAKARKEN...
Sur'daki çatışma günlerini de anlatan Songül Yılmaz şunları söyledi: "Sokağa çıkma yasağında, 'Öğretmenim lütfen eve dönün yasak, sizi koruyamayız bölge tehlikeli' diyen polislerin oluşturduğu güvenlik şeridiyle kursa ulaştık. Her gün biber gazı ile boğazımız yanarak türkü söyledik. Dışarıda bombalar patladı, masaların altına saklandık ama türküye devam ettik. Dün polise taş atan o çocuklar bugün türkü söylüyor, 'sizinleyiz' diyorlar. 'Tek yar vatandır, devlettir' diyorlar..."