Kelime-i şehadet getirdi ve yere düştü

Kelime-i şehadet getirdi ve yere düştü

Gazi polis Ferdi Akyün 15 Temmuz’da İstanbul 66. Mekanize Piyade Tugayı’nda önündeki olaylarla ilgili soruşturmada ifade verdi. Akyün, bir tankı siper alıp ilerlerken darbecilerin çapraz ateşle Albay Ertürk’ü şehit ettiğini söyledi

15 Temmuz darbe girişiminde İstanbul 66. Mekanize Piyade Tugayı'nda yaralanan polis Ferdi Akyün, darbecilere karşı çatışan Kurmay Albay Sait Ertürk'ün şehadet anlarını anlattı. Akyün "Biz bir tankı siper alıp ilerlerken sağımızdan, solumuzdan, her yönden bize ateş edilmeye başlandı. Albay elinden ve karnından vuruldu. Bize dönerek 'Ben ölüyorum' dedi. Kelime-i şehadet getirdi ve yere düştü" dedi.

ALIN BU VATAN HAİNLERİNİ
Darbe soruşturmasında müşteki olarak ifade veren Ertürk'ün söyledikleri şöyle:
Saat 04.30 sıralarında minibüsle Topkule Kışlası'nın nizamiye girişine geldiğimizde 50 metre ileride bazı askerlerin başka askerleri yere yatırmış olduğunu gördük. Albay "Alın bu şerefsizleri, bunlar darbeci vatan hainleri" dedi. 3-4 askeri aracımıza koyduk.
Albay karargah binasında isyancı askerlerin olduğunu söyledi. Onun nezaretinde sol tarafımıza tankı alarak karargah binasına doğru yürüdük. Ben ve albay içeri girdik. Albay önümde ilerliyordu, ikinci kata çıktık. Albay "Komutanım teslim olun, neredesiniz çıkın ortaya" diye bağırıyordu. Kimse olmadığını fark edince "Binadan çıkalım, o şerefsizler buralarda bir yerlerde" dedi.
Dışarıda askeri kıyafetli iki şahıs bize doğru geliyordu. Albay bu şahıslara "Durun, kimsiniz" diye bağırdı. Kaçmaya başladılar. Peşlerinden birkaç el ateş ettik. Onlar da bize ateş etti. Nizamiyedeki polis "İki yaralımız var, buraya gelin" dedi. O tarafa gittik.

PUSUYA DÜŞÜRDÜLER
Albay ısrarla "Buradalar, durun, bunları alalım" diyordu. Nizamiyeye 200 metre kala üniformalı, rütbeli olup olmadığını bilmediğimi ki asker bize doğru geliyordu. Albay tankı durdurdu. Tankın ön tarafına geçti. Bu iki askere bakarak "Bunlar bizden" dedikten sonra bize dönerek "O şerefsizler bunlar" dedi. Bu şahıslara ateş ettik ve kaçmaya başladılar. Biz onların gittiği yöne tankla ilerlerken yaklaşık 50-60 metre sonra sağımızdan solumuzdan her yönden bize ateş edilmeye başlandı. Çökerek siper aldık. Bu arada albay elinden ve karnından vuruldu ve bize dönerek "Ben ölüyorum" dedi. Kelime-i şehadet getirdi ve yere düştü. Biz ateşe karşılık verirken Kemal Cavit komiserim ve peşinden de ben vurulduk. Siper alarak bir saat kadar kaldık. Tankla nizamiyeye getirildik, ambulansla hastaneye kaldırıldık.