ABD’yi Büyükelçi yönetiyorsa yazıklar olsun

ABD’yi Büyükelçi yönetiyorsa yazıklar olsun

Erdoğan: Vize krizini çıkaran buradaki büyükelçi. ABD’nin Türkiye gibi bir stratejik ortağını kendini bilmez büyükelçiye feda etmesi kabul edilemez. Kimsenin Türkiye’ye hukuk dersi verme hakkı yok

  • Gündem
  • Perşembe 13.10.2017

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Beştepe'deki "Valiler Toplantısı"nda 81 ilin valisine hitap etti. Vize krizine değinen Erdoğan, "Türkiye kabile devleti değildir. Biz size muhtaç değiliz. Büyükelçi 'hükümet adına bu adımı attım' diyorsa, sayın Başkan da savunuyorsa, biz de şu anda aldığımız kararın sonuna kadar arkasındayız" dedi. İşte Cumhurbaşkanı'nın mesajları:

"YENİ TÜRKİYE'Yİ HAZMEDEMİYORLAR"
"Türkiye içeriden ve dışarıdan kuşatılmaya çalışılıyor. Ülkemizin yükselişini engellemek, büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasını durdurmak için çok yönlü kirli bir plan uyguluyorlar. Ülkemiz, tıpkı pençeleri sökülmüş bir aslan gibi ehlileştirilmek, boyunduruk altına alınmak isteniyor. Eski pısırık Türkiye'ye alışmış olanlar, iddialı, vizyoner ve güçlü bir Türkiye'yi hazmedemiyor. Bizim alan el değil de veren el durumuna gelmemiz birilerinin kâbusudur. Türkiye'nin bağımsızlığına leke sürdürmeme kararlılığı, birilerini ciddi olarak rahatsız ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Külliye'de önemli açıklamalarda bulundu

'KARARIMIZIN ARKASINDAYIZ'
Amerika ile vize gerginliği bunun ifadesidir. Bu olayı ortaya çıkaran buradaki bir büyükelçidir. Amerika'nın stratejik ortağını bir kendini bilmez büyükelçiye feda etmesi kabul edilemez. Biz kabile devleti değiliz. Biz size muhtaç değiliz. Biz sizden paramızla silah istediğimizde 'kongre' diyorsun ama terör örgütüne ücretsiz silah veriyorsun. Niye, Türkiye'yi güneyden kuşatalım diye.
Koskoca ABD'yi bir büyükelçi yönetiyorsa yazıklar olsun. 'Sen benim stratejik müttefikime böyle diyemezsin' demeleri lazımdır. Büyükelçi 'Hükümet adına bu adımı attım' diyorsa, sayın Başkan da savunuyorsa, biz de şu anda aldığımız kararın sonuna kadar arkasındayız..
Türkiye asırlık bir hesaplaşmayla karşı karşıyadır. Gezi olaylarında duvarlara 'Zulüm 1453'te başladı' yazılması asla tesadüfi değildir. 1453'ü zulüm olarak görenler olsa olsa Bizans'ın çocukları olur, bu milletin evladı olamaz.



POLİSE YERLİ SİLAH
Terör koridoru sadece Türkiye'yi kuşatmaya yöneliktir. Rejim, PKK'ya oradan 'yanınızdayız', Barzani'ye 'yanınızdayız' diyor. Barzani ile çatışan PYD şimdi 'beraberiz' diyor. Bunlar birbirinin dostudur Erdoğan: Vize krizini çıkaran buradaki büyükelçi. ABD'nin Türkiye gibi bir stratejik ortağını kendini bilmez büyükelçiye feda etmesi kabul edilemez. Kimsenin Türkiye'ye hukuk dersi verme hakkı yok bizim dostumuz olamaz.
Buradan bakanımıza da söylüyorum. Sig Sauer diye silah bundan sonra emniyet teşkilatımızda kullanılmayacak. Kendi silahımızı kullanacağız. Bunlar Türk milletine diz çöktürme planlarıdır.
Suriye'yi dünyanın en büyük silah pazarına çevirenler, eli kanlı katilleri en modern silahlarla donatanlar, tüm bunları herhalde demokrasi aşkına yapmıyorlar. Bunların demokrasi ile alakası yok.



'SORUNU BÜYÜTEN TARAF BİZ DEĞİLİZ'
Türkiye, vize başvurularını askıya alma kararıyla vatandaşlarına karşı atılan haksız ve orantısız adımlar karşısında mütekabiliyet esasına göre hareket etmiştir. Sorunu büyüten, bu hale getiren taraf asla biz değiliz. Temennimiz, muhataplarımızın bir an önce aklıselime dönmeleri, dostluk ve müttefikliğimizi zedeleyecek adımlardan vazgeçmeleridir.
Bir taraftan demokrasinin ana vatanı diyeceksin, teröristi saklayacaksın, ondan sonra FETÖ ile irtibatlı olan ülkemizdeki diplomat vasfı olmayan, konsolosluğunda saklanan kişinin kendine göre hakkını arayacaksın. FETÖ ile açık net her şeyi ile ilişkili, bağı irtibatı var. Bunları koruyacaksınız. Böyle bir şey olamaz? Benim bankamın genel müdür muavinini hiçbir şey olmadan tutuklayacak, vatandaşımı yargılayıp itirafçı olarak kullanmak isteyeceksin.

'ÖNCE AYNAYA BAKSINLAR'
Hiç kimsenin Türkiye'ye hukuk devleti dersi verme hakkı yoktur. Demokrasimize kastetmiş darbecilerin, sokaklarında elini kolunu sallayarak gezdiği hiçbir ülkeden, Türkiye'nin demokrasi dersi almaya ihtiyacı yoktur. Başkentlerinin en merkezi meydanlarını terör örgütlerine tahsis edenler, Kandil'deki terör baronlarıyla doğrudan hat kuranlar, bize hukuk dersi veremez. Bakanlarımızı kendi konsolosluklarımıza almayanlar, kusura bakmasınlar bize diplomasiden bahsedemezler. Bu konuda ülkemize had bildirmeye kalkanlar, öncelikle kendi hatalarını, görmeli, aynanın karşısına geçip kendileriyle yüzleşmelidir."



SİYASETÇİNİN DEĞİL DEVLETİN VALİSİ...
"Devlet kapısı umut kapısıdır. Valilik sadece evrak işlerinin görüldüğü, devletin soğuk yüzünün görüldüğü yer değildir. Siyasetçilerle görev alanınızın kesiştiği yerler olacaktır. Siyasetçilerin vatandaşlarımızın temsilcisi olarak yaptığı göreve saygı duymak sizlerin de vazifesidir. Ama siyasetçilerin değil, devletin valisi olduğunuzu aklınızdan çıkarmamanız gerekiyor.
Bekçilik sistemini getirdik, bu sistemin çok iyi çalışması lazım. Asayişteki gevşeme mi diyeyim, işin ucunu kaçırmak mı diyeyim, namussuz katillerin çoğalması katlanılır bir şey değil. Bunların sokakta yürüyen bir kadına omuz atıp ondan sonra tekmeleyen ahlaksız, adi kişilerin bu toplumun içinde yer almasını ben hazmedemiyorum."

KILIÇDAROĞLU'NA TEPKİ
"Ülkemize diz çöktürmek için alınan kararlardan kendi hükümetini sorumlu tutan kişi aklını, hırslarının emrine vermiş bir zavallıdır. Şayet bu tarz hezeyanlar bir ülkenin ana muhalefet partisinin genel başkanından çıkıyorsa artık bu zatı yerli ve milli göremeyeceğim gibi bu ülkenin hassasiyetlerine kulak veren birisi olarak da görmem mümkün değildir. Kuşkusuz zor günler aynı zamanda, eleme, elenme ve ayrışma günleridir. Vize olayıyla ilgili ülkemizin kaybı 50 milyar lira diye açıklama yapıyorlar. Neye göre bu hesabı yapıyorlar? Birileri çıkmış öğrenciler Amerika'ya gidemiyor diyor. Mesele vatansa gerisi teferruattır. Yolu doğru olanın yükü de ağır olur."