Murat Arın: İspanya bütün dünyaya yeter

Küresel piyasalarda son bir aydır yaşanan iyimser hava cuma günü İspanya'nın borç sorunlarının öne çıkmasıyla dağıldı. Cuma günü aynı zamanda İspanya bankalarına 100 milyar euro tutarında destek için de Avrupa'dan onay çıktı. Ancak İspanya hızla "yeni Yunanistan" olma yolunda ilerliyor, bu nedenle İspanyol tahvillerinden kaçış, borsalarda satışlar yaşandı ve euro-dolardaki düşüş sürdü. İspanya'nın bankalarıyla birlikte iflasa sürüklenmesi, Avrupa borç krizi Yunanistan'da başladığından bu yana en çok korkulan durumdu. Çünkü İspanya 1,5 trilyon dolar olan gayrisafi yurtiçi hasılasıyla Avrupa'nın en büyük dördüncü ve dünyanın 12. ekonomisi durumunda. Ülke hazinesinin borçları trilyon euroyu aşarken, bankacılık sektöründeki kredi tutarı 1.7 trilyon euro düzeyinde. Bir milyon İspanyol evsizliğe doğru sürüklenirken, bankaların bilançolarındaki sağlıksız konut kredilerinin 300 milyar euroya ulaştığı hesaplanıyor. Bankacılar bu zararı 300 milyar euro olarak hesapladıysa şimdiden zararın 500-600 milyar euro civarında olduğunu tahmin edebiliriz. İspanya'yı ayakta tutacak yardım rakamı ise 450 milyar eurodan başlıyor. İspanya Başbakanı Mariano Rajoy, medyaya sızan konuşmasında, AB ile pazarlık halindeki maliye bakanına "İspanya, Uganda değil. Bizi kurtarmaları için yarım trilyon euro gerekecek. Sıkı dur" demişti. Bu konuşmanın üzerinden iki ay geçti ama İspanya'nın İrlanda mı, Yunanistan mı yoksa Uganda'dan da daha beter bir durumda olduğunu görme zamanı geldi. İşin en ilginç yanı ise Avrupa fonlarında İspanya'yı kurtaracak para olmaması. İspanya'nın hemen ardından düşeceği gözüken ve 1.9 trilyon euro borcu olan İtalya'yı yetecek bir para zaten dünyada yok. Bu nedenle önümüzdeki günlerde Avrupa'da yaşanacak kurtarma kavgası, son zamanlarda olandan çok daha ilginç tartışmalara sahne olacak.

Fed yan çiziyor

Dünya borsaları ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para basarak dünyayı kurtarmasını bekliyor. Ancak hafta içinde iki gün üst üste ABD Kongresi'nde konuşan Fed Başkanı Ben Bernanke kısa vadede yeni adımlar atacaklarına dair işaret vermedi. "ABD ekonomisinin durgunluğa girmesini beklemiyorum" diyen Bernanke, 10 gün sonra yapılacak Fed toplantısından parasal genişleme çıkması umudu vermedi. Oysa ABD ekonomisinde büyüme, ikinci çeyrekte yüzde 1'e kadar inmiş durumda. Üçüncü çeyrekte ise daralmanın sinyalleri güçlenebilir. Örneğin temmuz ayı istihdam verisi işsizliğin arttığını gösterebilir (tarımdışı istihdam verisi eksi gelebilir) ancak Fed toplantısı istihdam verilerin açıklanmasından önce gerçekleşecek. Bernanke'nin para basmaya yanaşmamasının bir nedeni de enflasyon kaygısı. ABD'de çekirdek tüketici enflasyonu yıllık yüzde 2.2 düzeyinde, tüketici enflasyonu ise yüzde 1.7 olarak gerçekleşti. Üstelik Suriye'deki olaylar nedeniyle tırmanışa geçen petrol fiyatlarına bir de kuraklık eklenmiş durumda. Mısır, soya fasulyesi, buğday fiyatlarındaki artışlar enflasyon kaygılarını güçlendiriyor. Benzer kaygıları faizi düşürmeyen TC Merkez Bankası da taşıyor.

Kritik üç ay

Küresel borsalar kurtarıcı arayışında bir Fed'e bir Avrupa Merkez Bankası'na dönüyor. Oysa artık kurtarma aşaması geçildi iflasların yaşanmasına sıra geldi. İspanya, ardından İtalya iflasa, Yunanistan Avrupa'nın dışına doğru sürüklenirken küresel piyasalar, Suriye-İran-İsrail üçgeninde gerginlik tırmanırken dünya çok kritik bir üç aya giriyor. Kasım ayı başındaki ABD seçimleri öncesinde dünya bambaşka bir noktada olabilir.