Teknolojiye yenik düşen meslek “saraçlık”

Teknolojiye yenik düşen meslek “saraçlık”

Yok olmaya yüz tutmuş meslekler arasında olan “saraçlık” Afyonkarahisar’daki son temsilcilerinden 71 yaşındaki Kazım Yarar, yarım asırdan fazla gönül verdikleri meslekleri ile ilgili en büyük üzüntüsünü, “Bu meslek biz öldük mü burada biter, bu tezgahı, makinayı kullanacak insan bile bulamazsın” diye özetledi.

  • İHA
  • Karadeniz - Doğu Anadolu
  • Perşembe 05.10.2017 10:57

Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesi Ulu Cami civarında senelerdir saraçlık yapan Kazım Yarar, bir asırdan fazla sürdürdüğü mesleğinin izlerinin her yerde olduğu dükkanının kapılarını İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirlerine açtı. Yük ve insan taşımacılığının atlar ve ata arabaları ile yapıldığı zamanların gözde mesleklerinden olan saraçlığın teknolojiye yenik düştüğünün farkında olan Yarar, Sandıklı'nın son saracı olduğunun belirterek, duygu dolu sözlerle geçmiş ve geleceklerini anlattı. Eskiye nazaran artık sipariş üzerine çalıştıklarını belirten Yarar, Antalya ve İstanbul gibi şehirlerde nostaljik olarak kullanılan faytonlara koşum takımı yaptıklarını kaydetti. Afyonkarahisar'da son saraçlardan biri olduğunu dile getiren Yarar, mesleklerinin artık bitme noktasına geldiğinden bahsetti. 1946 doğumlu olan ve baba mesleği olan saraçcılıkla 8-9 yaşlarında tanıştığını ifade eden Yarar, "Çocuk yaştan beri 8-10 yaşından beri ben bu için içerisindeyim. Afyonkarahisar'da eskiden çoktu zaten kalmadı, bizlerden başka yok. Bizde 2 biladerdik, biladerim vefat etti. Biladerim İzmir'e gitti depremde, bende buraya geldim. Bu mühitte de ben varım" diye konuştu.

"O ZAMANLAR HER ŞEY AT VE ARABA ÜZERİNEYDİ"

Teknolojiye yenik düştüklerini buğulu gözlerle anlatan 71 yaşındaki Yarar, "Sahip çıkan yok, birde heves eden yok ve çırak yetiştiremediğimiz için. Saraçlık, kaybolmaya yüz tutan el sanatları mesleğine giriyoruz biz. Motorlar, traktörler çıkınca biz teknolojiye yenik düştük. Burada beni görenler 'bu meslek halen çalışıyor mu?' diye benden sorgu sual ederler. Bir zamanlar gözde meslekti. Çünkü o zamanlar her şey at ve araba üzerineydi. Çiftçi sabanını pullukla sürerdi. Koşum üzerinde at arabası ile pancarını götürür, ailesini götürür, tarlasını sürerdi" dedi.

"BU MESLEK İLE 3 TANE ÇOCUK BÜYÜTTÜM"

Yılların getirdiği yorgunluğun izlerinin her tarafta olduğu dükkanında at koşum takımlarının yanında buzağı ve köpek tasması gibi çeşitli ürünler yaparak vakit geçirmeye çalıştıklarını anlatan Yarar şunları söyledi:

"Şimdi vakti fazla müsait olmayan at arabası koşanlar geliyor, çiftçiler mesela. Biz inek hayvan üzerine de bazı şeyler yaparız. Buzağı tasmasıdır, köpek tasmadır, inek yuları yani boş kalmıyoruz. Ufak tefek işlerler vakit geçiriyoruz. Bu meslek ile 3 tane çocuk büyüttüm. Aşağı yukarı 50-60 yıldırı ben bu zanaatta çalışıyorum"

"BU MESLEK BİZ ÖLDÜK MÜ BURADA BİTER"

Antalya ve İstanbul gibi şehirlerde nostaljik olarak kullanılan faytonlara koşum takımı yaptıkları gibi aynı zamanda bazı belediyelerin peyzaj alanlarındaki maket at ve eşeklere de semer ve başlık gibi ürünler yaptığını söyleyen Yarar, Eskişehir Odunpazarı'ndaki peyzaj alanındaki maket eşekleri de kendisinin donattığını anımsattı. Meslekleri ile ilgili üzüntülerinin büyük olduğunu dile getiren Yarar, "Üzüldüğümüz nokta bizim yerimizi bir adam yetişmemesi. Bu meslek biz öldük mü burada biter, bu tezgahı, makinayı kullanacak insan bile bulamazsın. Yetkililerden ricamız bizlere sahip çıksınlar, maddi ve manevi bizlere destek versinler" diye konuştu.

"MEMLEKETTE SARAÇTA KALMADI, AT ARABACILIK TA BİTTİ"

Yarar'ın kapısını ender olarak da olsa çalan Sandıklı'daki at arabacısı Mustafa Akıner'de tıpkı saraçlık gibi at abracılığı mesleğinin bitme noktasına geldiğinden dert yakındı. Akıner, "45 yıldır at arabacılığı yapıyorum yaşım 56 çocukluktan bu yana at arabacılığı yapıyorum. Havudu koptu atın onu yaptıracağım, başlık alacağım. Bu saraçtan başka saraç yok. Memlekette saraçta kalmadı, at arabacılık ta bitti" diye konuştu.

Kapısını çalan Akıner ile sohbet etmeyi de ihmal etmeyen Yarar, geçmiş günlerde iş yerinde çekilen anı fotoğraflarını göstererek duygu dolu sözlerle geçmişte nasıl çalıştıklarını kendisine anlattı.