Çok çabuk sıkılan bir insanım!

Hamilelik anılarını yazdığı kitaptan sonra şimdi de köşe yazarı olan oyuncu Tuba Ünsal: Hiç kurgulu yaşamıyorum. Kendinden çabuk sıkılan, yenilik peşinde koşan biriyim. Hayatta neye yeteneğiniz varsa, onu kullanmalısınız!

  • Günaydın
  • Pazar 02.07.2012
İki yaşında Sare adında bir kızı olan oyuncu Tuba Ünsal; hayatını, kızıyla ilişkisini ve moda anlayışını All dergisinden Ece Bildiren'le paylaştı. İşte anlattıkları:

Her zaman bu kadar popüler kalmayı nasıl başarıyorsunuz?
Hiçbir şey yapmayarak. Hiç kurgulu yaşamıyorum. Hatta kariyer planlamam bile yok! Gelişine göre yaşıyorum sanırım. Tabii en önemlisi kendinden çok çabuk sıkılan, hep yenilik peşinde koşan bir insanım. O yüzden sürekli olarak yeniliklerle, yenilenerek karşınıza çıkıyorum.

Unutulan bir ünlü olmak sizi üzer miydi?
Zannetmiyorum. Sürekli ilgi gören birisi olmak bazen rahatsızlık veriyor zaten. Bu yüzden hayatımı sadece Türkiye'de yaşamıyorum. Kendi özelimle yaşadığım alanlar yaratıyorum.

TUBA ÜNSAL FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN!


UYKUSUZKEN BİLE GÜLÜYORUM
Anne olduktan sonra insanların sizinle ilgili algıları değişti mi?
Değişmedi maalesef. Anne olmak beni değiştirmediği için, insanların algısı da değişmedi diye düşünüyorum.

Peki, anne olmakla ilgili sizi en çok şaşırtan ne oldu?
Kafam uykusuzluktan çatlıyorken bile hâlâ kıkır kıkır gülebileceğimi gördüm. Bu beni epey şaşırttı.

Hamilelik anılarınızı anlattığınız 'Benim Tatlı Komposto Günlüğüm' kitabının satışları çok iyi gidiyor. Yazı yeteneğinizi nasıl bugüne kadar keşfedemedik?
Aslında 17-18 yaşlarında Hey Girl dergisinde Boys diye bir köşe yazıyordum. Revaçtaki erkek sanatçılarla röportaj yapıyordum. Daha sonra Tempo dergisine geçtim, orada araştırma haberleri hazırladım. Yazı yazmaya ilk o dönemlerde başlamıştım. Sonra uzun bir oyunculuk molası verdim. Şimdi de geri döndüm.

DOLABIM ÇIFIT ÇARŞISI GİBİ
Bir süre önce eşiniz Murat Pilevneli'den ayrıldız ama o süreçte de hep alıştığımız gibi neşeli, güler yüzlüydünüz. Nasıl atlattınız bu dönemi?
Böyle algılanması normal çünkü trajedileri insanların gözü önünde yaşamıyorum. Kötü geçirdiğim dönemi de kendi içimde yaşadım. İnsanlar benim iyi hissettiğim zamanıma tanık oldular. Mümkün mü özel hayatımda kötü günler geçirirken lay lay lom yapmak, eğlenmek? Sadece trajedimi kendi içimde yaşadım.

Üzüntülü dönemlerden ne yaparak kurtuluyorsunuz?
Senelerce meditasyonla, Uzakdoğu felsefesi ve öğretileriyle yaşadım. Korkuyu atmak, cesaretlenmek, bilinçaltı kirliliğini atmak üzerine öğrendiğim meditasyon tekniklerim var. Onları uyguluyorum.

Başka nasıl vakit geçiriyorsunuz?
Yalnız olmayı hiç sevmediğim için evde sürekli hiç bitmeyen bir kalabalık var. Arkadaşlarımla olmayı seviyorum.

Hangi mekanlar favoriniz?
Delicatessen ve Lucca benim mekanlarım. Sahiplerini de çok seviyorum.

Yaz için plan yaptınız mı?
Geçen hafta Güney Afrika'daydım. Şimdi de Londra'ya gideceğim. Sonra Bozcaada'ya bir arkadaşıma ve Çeşme'ye ailemin yanına gideceğim. Düzenli bir işim olmadığı için hep tatilde gibiyim.

Bu yazı geçirmek üzere satın aldığınız parçalar neler?
Marc Jacobs'ın Louis Vuitton için yaptığı her şey bana sanat eseri gibi geliyor, birçok şey almak istiyorum ama tabii ki ölçülü olmaya çalışıyorum. Koton için yaptığımız renkli pilili etekler favori parçalarım.

Gardırobunuzu hangi sözcüklerle ifade ederdiniz?
Çıfıt çarşısı! Her renk, her tarz kıyafet bulmak mümkün benim gardırobumda. Her şeyden birer tane vardır. Giymediğim eşyaları da arkadaşlarıma veriyorum.

KAFAMI SOKACAK YER ARADIM!
Erkek arkadaşınızın yayın yönetmeni olduğu GQ dergisine de yazmayı düşünüyor musunuz?
Talep geldiği zaman dergi ayrımı yapmaksızın yazmaya çalışıyorum.

Yıllarca gazetecilerle aynı dili konuşamadığınızdan şikayet edip sonunda bir gazeteciyle birlikte oldunuz. Onunla aynı dili konuşuyor musunuz?
Bu soruya çok şahane cevap verirdim de... Sonra manşet oluruz, bu durum pek hoşuma gitmiyor.

Çok okuyan biri misiniz?
Evet, her gece birkaç satır okumadan uyumam. Şu an 'Kafası Güzel Filler' ve 'En Acayip Deneyler'i okuyorum.

Yakında başka projeleriniz olacak mı?
Yapmak istediğim o kadar çok şey var ki... Kitap çıkardım başarılı oldu. Vatan gazetesinde köşe yazmaya başladım; saygın yazarlar köşemi övdü, utancımdan kafamı nereye saklayacağımı şaşırdım. Neye yeteneğiniz varsa onu kullanmanız lazım.

SARE'DEN DAHA ÇOK KIZ ÇOCUĞUYUM!
Size kız çocuğu büyüten bir kız çocuğu diyebilir miyiz?
Evet, ben ondan daha çok kız çocuğuyum. Ona prenses çadırı aldık. Ben daha çok heyecanlıydım, çadırın içinden çıkmadım. Kurallarım var; bir gece önce dışarı çıkmışsam, ertesi gün onunla vakit geçiriyorum. Onunla karşımda kocaman bir insan varmış gibi konuşuyorum.

Sare'nin birkaç süt annesi olduğunu duyduk, bu doğru mu?
Evet, çünkü sütüm ne yazık ki çok erken kesildi. Bebek ne kadar uzun süre süt alırsa, bağışıklık sistemi o kadar güçlü olurmuş. Ben de bazı yakın arkadaşlarımdan süt aldım.