Ne kadar yükselirsen o kadar mütevazısın!

Yeşilçam'ın usta oyuncularından Hülya Koçyiğit; sinemada 50'nci yılını geride bıraktı. Usta oyuncu "Ne kadar yükselirsen o kadar mütevazı oluyormuşsun. Hayat bunu öğretiyor" diyor

Ünlü oyuncu Hülya Koçyiğit, iki yeni projeyi hayata geçirme hazırlığında... Biri yıllardır yapmak istediği 1960 İhtilali'ni anlatacağı sinema filmi, diğeri ise yoksul bir kadının hikayesi... 60 İhtilali'nin anlatılacağı filmde Adnan Menderes'in eşini canlandırmayı planladığını belirten Koçyiğit, diğer filmde ise yönetmen koltuğuna oturacak. Usta oyuncu ile yeni projelerini, Selim Soydan ile bitmeyen aşkını, özel hayatını ve yeni nesil oyuncularla ilgili düşüncelerini konuştuk...

FİLM YÖNETECEĞİM
Yeni film projeleriniz var. Ne durumdalar?
Biri yönetmenliğini üstleneceğim bir kadın hikayesi... Şehrin kenar köşelerinde var olmaya çalışan bir kadını anlatacağım. Bir de 'Ölmeden yapmak istiyorum' dediğim 60 İhtilali'ni konu alan bir senaryo var.
Bu projelerden birinde oynayacak mısınız?
Oynarsam 60 İhtilali'ni konu alan filmde Adnan Menderes'in eşini oynamak istiyorum. Diğeri benim oynayabileceğim yaşta bir kadın değil, daha genç...


HÜLYA KOÇYİĞİT FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN!

GÜZEL BİR MACERA
Bu kadın için oyuncu düşündünüz mü?
Çok fazla tanınan biri olmasını istemiyorum.
Sinemaya ilk başladığınız yıllarda bu konuma gelebileceğinizi tahmin eder miydiniz?
Hayır edemezdim, öyle bir hayal kuramazdım. Genç neslin bizim filmlerimizi izliyor olmasına da şaşırıyorum.
Sizin hayatınızı anlatan bir film çekilmesini ister misiniz?
Daha önce bunu düşünmedim ama olabilir.
Meslekte 50 yılı geride bıraktınız. Geriye dönüp baktığınızda neler hissediyorsunuz?
Çok güzel duygular hissediyorum. Birçok insanın hayal bile edemeyeceği kadar çok insan tanıdım. Çok insanın hayatına girmeye çalıştım. Bu kadar çok karakteri yaşamış olmak çok güzel bir macera...
Siyasete girmeyi düşünür müsünüz?
Siyaset gibi bir hevesim yok. Kendi mesleğimi yaparak çok daha fazla etkili olabileceğime inanıyorum.
Çok küçük yaşlarda şöhretle tanışmış biri olarak bu şöhretin başınızı döndürdüğü zamanlar oldu mu?
Hayat böyle bir şey diye düşünüyordum. Çünkü başka türlüsünü bilmiyorum. Ne kadar yükselirsen o kadar mütevazı olunuyormuş. Hayat bunu öğretiyor.

ÇOĞALAN BİR AŞK
Örnek bir evliliğiniz var. Sizin yaşadığınız bitmeyen aşk mı?
Çoğaltmaya çabaladığım bir aşk... Bu tabii ki karşılıklı olması gereken bir şey. Paylaştığımız şey o kadar değerli ki her geçen gün daha da önem kazanıyor. Onu en iyi şekilde korumak gerekiyor. Bizim anlayışımız böyle. Ama bu tek başına başarılabilecek bir şey değil.
Sizce şimdi durum nasıl?
İlişkileri de mal tüketir gibi tükettiğimizi düşünüyorum. En küçük aksaklığa tahammülümüz yok. O zaman bırakıp olduğu yerde tekrar hayata devam ediyoruz.
Sağlığınıza ve güzelliğinize her zaman özen gösterdiğinizi söyleyebilir misiniz?
Medeni insanlarız. Bir şehir hayatımız var. Belli bir bilgimiz var. Beslenme adına doktor kontrolünde vücudun ihtiyacı olan vitaminleri alıyorum. Bazen fotoşoplu resimlerimiz çıkıyor. "Botox yaptırmış" diyorlar ya da "Estetik olmuş" gibi laflar duyuyorum. Öyle bir şey yok. Benim yaradılışım buna izin vermiyor ama yapanlara saygı duyuyorum.
Oyuncuların estetik ameliyat olmasını nasıl karşılıyorsunuz?
Çok riskli. Belki de bu yüzden uzak duruyorum. Çünkü oyuncuya ifade gerekli. O ifadeyi ondan silip atacak şey çok acıklı. Batılı oyuncular müthiş spor yapıyor. Hiçbirinin vücudunda sarkma yok. Ayrıca olduça sade makyaj yapıyorlar. Ne kadar doğal olursan karşılaşacağın rol çeşidi de o kadar çoğalır. Rol için değişebilme şansın var. O nedenle estetiği hiç düşünmedim.