Şimdi hayalim Sade'yi İstanbul'a getirmek

Duran Duran, Elton John gibi dünya yıldızlarını Türkiye'ye getiren MAP İletişim'in ortağı Selim Sefada "Sade'yi Londra'da seyrettim; konseri büyüleyiciydi. Şimdi hayalim Sade'yi İstanbul'da sahneye çıkarmak" dedi

Rihanna, 50 Cent ve Sir Elton John gibi dünyaca ünlü starların Türkiye'de konser vermesini sağlayan MAP İletişim'in ortaklarından Selim Sefada ile bugüne kadar düzenledikleri konserlerden ünlülerin kulis isteklerine kadar birçok konuda konuştuk. Pop müziğin efsane grubu Duran Duran'ı Türkiye'ye getiren Sefada ve ekibi; 17 Temmuz akşamı da bugüne dek sayısız hit parçaya imza atan, 16 Grammy ödüllü Tony Bennett'i ağırlayacak. İşte Sefada'nın anlattıkları...
MAP İletişim nasıl bir şirket?
Biz şirketi 2008 yılında kurduk. Yola çıkarken daha çok kurumsal organizasyonlar yapmayı hedefledik. Yaptığımız birçok çalışmanın ardından müzik sektöründe gelişmeye başladık. 50 Cent, Rihanna ve Sir Elton John konserlerini gerçekleştirdik. Bu sene de Duran Duran ve Tony Bennett gibi, iki dünya starı ile konser yapıyoruz. Bunların dışında da İstanbul Çocuk Tiyatrosu diye ayrı bir şirket açtık.

AİLELER İÇİN EĞLENCE
Peki İstanbul Çocuk Tiyatrosu'nun görevi nedir?
Bu şirketle de Disney'in prodüksiyonlarını yapıyoruz. 2009 yılından beri Disney'in tüm çocuk müzikallerini Türkiye'ye getiriyoruz. Bu sene de ilk defa Türkiye, Disney'den lokal prodüksiyon izni aldı ve biz de Türk sanatçı ve teknik ekiple Trump Towers içinde tiyatromuzu açtık. Bir diğer şirketimiz de 'İstanbul Sergi'... Ekim ayında dünyanın en büyük sergisi NASA sergisini getireceğiz. Dolayısıyla 'yetişkin eğlencesi' dediğimiz konserler, çocuk ve aile eğlencesi için Disney tiyatroları ve hem aile, hem de yetişkin eğlencesi dediğimiz sergi faaliyetleri... İşte üç ortak, bunları üç tane farklı şirkette bir araya getirdik. Ben daha çok konserlerin gerçekleşmesinde yer alıyorum.

KÖPRÜ GİBİYİZ
Dünyaca ünlü starları ülkemize getirmek için nasıl bağlantı kuruyorsunuz?
Jeopolitik konumumuz itibariyle özellikle son beş yıldır Avrupa ve Asya arasında köprü vazifesi görüyoruz. Avrupa'nın kötü ekonomisi de konserlerin Türkiye'ye kaymasını sağladı. Konserlerin Avrupa'da iptal edilmesiyle birlikte Türkiye'ye bakış açısı da değişti.
Konser için getirdiğiniz isimleri kim belirliyor?
Üç ortağız ve çok iyi bir müzik kültürümüz var. Kendi aramızda bir ortaklık oluşturup sanatçının yurt dışındaki konserine giderek havasına bakıyoruz. Disney çocuk müzikalini getirmeye karar verdiğimizde; biz üç tane 40 yaşında adam, üç yaşındaki bir çocukla gösteriye gittik! Biz oyunu izlemedik, amacımız o çocuğu seyretmekti çünkü mühim olan çocuğun müzikali izlerken verdiği tepkilerdi. Ne de olsa biz bileti, o çocuğa ve ailesine satacaktık.
Hangi ünlü ismi Türkiye'ye getirmek istiyorsunuz?
Sade'yi Londra'da seyrettim; konser büyüleyiciydi. Hayalim Sade'yi İstanbul'a getirmek...

RUSYA VE DUBAİ PARA AKITTI
Türkiye'de sahneye çıkmasını istediğiniz sanatçı turnede değilse, ülkemize getiremiyor musunuz?
Getiririz fakat turne olmazsa, çok büyük paralar vermek zorunda kalırız. 50 konserlik bir turne yaptığı zaman sanatçının alacağı 10 liraysa, kendi ülkesinden kalkıp turnesi olmadan bir gece getirmek isterseniz o size 20 liraya mal oluyor. Dubai ve Rusya, 'One Of' adı verilen bu sistemi bayağı bozdu. Sanatçılara tek kişilik performans için korkunç paralar veriyorlar.

DURAN DURAN'A HAWAII MASAJI!
Bugüne kadar getirdiğiniz dünya starlarından ilginç bir istekte bulunan oldu mu?
Sir Elton John için limuzin kiralandı; limuzini kendi şoförünün kullanmasını rica etti. Biz yanlarına onları takip eden escort bir araç da verdik. Havalimanından otele trafik istemediği için helikopter ile götürdük. Elton John kendi odasında uydu, televizyon ve spor kanalları olsun istedi. Biz de odasına koyduk. Bir de palmiye ağacı talep etti. Rihanna ülkemizde olmayan bir bira istemişti. Duran Duran ise geri dönüşüm kutusu ve Hawaii masajı olarak da bilinen Lomi Lomi ve Deep Tissue (doku masajı) talep etti.
Elton John'un yurt dışı konserlerine gittiğinizde ne düşündünüz?
Konseri izlemedim ki, ortamdaki havayı koklayıp ışık düzenine baktım. Konserde kaç robot kullanılmış, sanatçı nasıl çıkıyor, orkestra ne zaman hareket ediyor; normal konseri izlemeye giden biri gibi değildim. Konsantre olup nasıl yapıldığına baktım çünkü aynısını ben de yapmak istemiştim.