Klarnet artık şöhret aracı oldu

Masal' isimli bir enstrümantal albüm çıkaran klarnetçi Hüseyin Delen iddialı konuştu: Amaç klarnet çalmaksa ve siz, iyi çalıyorsanız zaten keşfedilirsiniz ama şimdi klarnet şöhret aracı olarak kullanılıyor

'Aşkve Ceza', 'Binbir Gece', 'Annem' ve 'Gönülçelen' gibi sevilen dizilerin müziklerinde rock'çı Kıraç ile birlikte çalışan Hüseyin Delen enstrümantal albümü 'Masal'ı çıkardı. Sezen Aksu, Funda Arar, Volkan Konak ve Hande Yener gibi ünlü isimlere klarnetiyle ses veren Delen'le hayatını ve albümünü konuştuk.

KARACA'YI ANDIM!
Albümün oluşum sürecini anlatır mısınız? Albümün ve adının bir hikayesi var mı?
Bana göre masal; her insanın doğumundan ölümüne dek yaşadıklarıdır. Bu albüm de; sürprizleri, doğaçlamaları, hüzünleri ve umutsuzlukları barındırıyor yani anlatacak bir hikayesi var ve onun için de adı 'Masal'... Zaten kendi hikayemi anlatan, 'Masal' adlı besteme de bu albümde yer verdim. Proje olarak albüm hazırdı ama raflarda yerini alma süreci beklenmedik aksilikler yüzünden bir sene bekledi.
Cem Karaca'nın 'Tamirci Çırağı'nı yeniden yorumladınız. Bilinen ve sevilen bir şarkıyı yorumlamak risk değil miydi?
Rahmetli Cem Karaca çok saygı duyduğum bir insandı; sahnede de onun birçok parçasını yorumladım. Albümde de onu anmak istedim, bilinen ve klasikleşen bir parçayı tekrar çalmak, belki risk olabilirdi ama şimdiye dek onun eserlerini enstrümantal çalan olmadı. Bir de ben rock parçaları çalarken, kendimi daha özgür hissediyorum. Beni daha iyi anlatıyorlar sanki...

İSTANBUL'U TİTRETTİM
Profesyonel anlamda müziğe nasıl başladınız?
Ben İstanbul'a geldiğimde İstanbul'u titrettim ve 99 depremi oldu. (Gülüyor) Çok zor zamanlar geçirdim. İstanbul'da kimse kalmamıştı, malumunuz herkes daha güvenli yerlere gitmişti. İş, güç yoktu! Kendime Tarlabaşı'nda tek göz oda tutmuştum; farelerle yaşıyordum. Bazı geceler 'Beni ısırmasınlar' diye uyumazdım ama vazgeçmedim, inandığım ve güvendiğim; kendi müzikal donanımımdı. O günleri atlatacağıma hiç şüphem yoktu. Çalıştım, gittiğim her yerde hem beğenildim, hem de saygı duyuldum. Amaç klarnet çalmaksa ve siz, iyi klarnet çalıyorsanız zaten keşfedilirsiniz ama şimdi klarnet şöhret aracı olarak kullanılıyor maalesef.

YORUMUM FARKLI!
Sizi Hüsnü Şenlendirici ya da Serkan Çağrı ile kıyaslıyorlar mı? Onlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Açıkça söylemek gerekirse; albümü çıkarmadan önce benzetilmek gibi bir çekincem vardı fakat öyle olmadı. İnsanlar farklılığımı görüp beni başka bir yere koydular çünkü herkes hayatı farklı algılıyor ve bu da klarnetteki yoruma yansıyor.
Yeni projeniz var mı? Müzikteki amacınız ne?
En yakın projem; son 100 yılda Türkiye'de yaşamış tüm bestecilerin eserlerini, senfonik orkestrayla enstrümantal olarak yorumlamak ve bunu tüm dünyaya duyurmak... Müzikteki amacım tarzım ve karakterimle klasikleşerek kalıcı olmak... Kariyer açısından da, küçüklüğümden beri dünyaya açılmayı hayal ediyorum. Dünyanın her köşesinde konser verip duygularımı klarnetimle aktarmak istiyorum.

HANDE YENER'İN YENİ TARZI SESİNE HİÇ UYGUN DEĞİL!
Bir dönem birlikte çalıştığınız Sezen Aksu, Funda Arar, Volkan Konak ve Hande Yener hakkında ne düşünüyorsunuz?
Çalıştığım ses sanatçılarının hepsi karakterli insanlar, onları çok seviyor ve saygı duyuyorum. Sezen Hanım'la (Aksu) İstanbul'a geldiğim ilk dönem kısa bir süre çalıştık. Sonra orkestra değişti. Hayatımda hayranlıkla izlediğim ve heyecanlandığım tek solisttir. Hande Yener ile de 3.5 yıl beraber sahneye çıktık, çok güzel anılarımız oldu. Tarzını değiştirdi; ben bu tarzla sesinin kalitesini yansıtamadığına inanıyorum. Oysaki Hande'nin sesi çok özel ve güzel bir sestir. Volkan Konak ve Kıraç'tan çok şey öğrendim.

HÜSEYİN DELEN KİMDİR?
Hüseyin Delen, 1974 yılında Tekirdağ'ın Malkara ilçesinde doğdu. Beş yaşındayken klarnet çalmaya başladı. 10 yaşındayken ilk kez sahneye ıktı. 20 yaşına geldiğinde Avrupa'da birçok müzik festivaline katılarak defalarca konser verdi. Tekirdağ Halk Eğitim Merkezi'nin düzenlediği Türkiye Halk Dansları Şampiyonası'nda yaptığı müziklerle üç kez Türkiye birincisi oldu. Fransa'da Renaud Garisa, Kudsi Ergüner, Bojan Zulfikarpasiç, Arild Andersen ve Jean Luc Cappozzo gibi tanınmış müzisyenlerle birlikte sahneye çıktı.