Duygusal şarkı yazan şıpsevdidir!

'2+20' isimli bir albüm çıkaran Orhan Ölmez, duygusal şarkıları nasıl yazdığını açıkladı: Yaşadığım ilişkileri şarkı yapıyorum. Genelde şıpsevdiyim. Hemen aşık olabilirim. Zaten şarkı yazanların çoğu da şıpsevdidir

Şarkıcı Orhan Ölmez, '2+20' isimli yeni albümünü geçtiğimiz aylarda müzikseverlerle buluşturdu. Ölmez, albümde hem eskimeyen şarkılarını, hem de iki yeni şarkıyı dinleyicilerin beğenisine sundu. Ölmez'le albümü ve sektörde yaşananları konuştuk...

Eski ve yeni şarkılardan oluşan albümünüzü çıkardınız. Single çıkarmak yerine eski şarkılara da yer verme fikri nasıl doğdu?
Geçen yıl 'Bilmece' isimli bir albüm çıkarttım ve yeni şarkılar yapmaya devam ettim. Sonra da 'Bir maxi single çıkartayım mı?' diye düşündüm. Ardından vazgeçtim ve yaptığım iki yeni şarkıyı, eski şarkılarla birleştirip bir albüm çıkardım. Satışları da gayet güzel...

AİLE SANATÇISI
Birçok parçanız başka şarkıcılarla özdeşleşti. Bu şarkıları kendiniz okumadığınız için pişmanlık yaşadınız mı?
Eğer 'Su Misali' şarkısını bir başkası okusaydı, çok pişman olurdum herhalde... Özcan Deniz'in 'Dön Desem' isimli şarkısı patladığı zaman biz de 'Su Misali' ile gündeme gelmiştik; o da beni rahatlattı. 'Dön Desem' çok yol alsa, biz kıyıda, köşede kalsak üzülebilirdim belki ama artık üzülmüyorum.

Çok fazla göz önünde olmasanız da ciddi bir hayran kitleniz var. Bunu nasıl sağladınız?
Aslında politik bir duruş değil. 'Görünmeyeyim, insanlar beni özlesin' gibi bir amacım yok. Magazine ters bir bakışım da yok. Medyaya açık ve ihtiyaç duyan bir meslek yapıyorum ama ben magazine iyi malzeme vermiyorum. Biraz daha sosyal içerikli işlere yatkınım. Orhan Ölmez kendi müziğini yapan, sessiz, sakin ve soğukkanlı bir adam imajını oluşturmuşum. 'Ailemizin sanatçısı' diyorlar bana. Bu bence güzel bir şey... Kişisel olarak durumdan memnunum.

Sizi müzik sektöründe rahatsız eden ne?
Piyasanın içindeki çifte standardı görmek beni sinirlendiriyor. Ödül törenlerine bakıyorsunuz; komik ödüller veriliyor. Türk Sanat Müziği yapan insanlar, albümlerini yayınlayamazken bu daldaki ödül; pop müzik yapan birine gidebiliyor. Artık "Olur öyle şeyler" deyip geçiyorum.

ŞU AN AŞIK DEĞİLİM
Duygusal şarkıları nasıl yazıyorsunuz?
O aşkları yaşıyorum tabii ki... Genelde şıpsevdiyim. Hemen aşık olabilirim. Üzerine cümleler kurabileceğim duygular yaşayabilirim. Bir cümle geliyor devamında şarkı oluşuyor. Şarkı yazan insanlar zaten şıpsevdidir. Yani hepimiz genelde o fırtınalı duyguları yaşıyoruz.

Şu anda hayatınızda özel biri var mı?
Şu an hayatımda fiziken kimse yok ama kafa ve kalp dolu... Rol icabı kendini çıkmaz bir aşkın içine atıyorsun. Ben de öyle bir haldeyim.

30 YIL ÖNCENİN GENCEBAY'IYIM
Geçtiğimiz albümde prodüktörlük deneyiminiz de oldu. Bu, sektörün zorluklarını daha iyi anlamınızı mı sağladı?
Aranjörlük yaptıktan sonra da işlerin nasıl yürüdüğünü daha iyi gördüm. Türk Halk Müziği albümü yapıyorlar, bunu yayamıyorlar. Yaşayan sürecin bir parçasında ben de 'kendi müziğimize postmodern bir darbe uygulanıyor' diye düşünüyorum.

Peki bu durum değişir mi?
Bugün böyle ama yarın değişecek. 10 yıl önce Türk Halk Müziği moda olmuştu. Sonra pop müzik moda oldu. Ben kendimi 30 yıl öncesinin Orhan Gencebay'ı gibi hissediyorum. Üstadın "Serbest denemeler yapıyor; yayınlayamıyorum" sözlerine katılıyor, aynı şeyleri yaşıyormuş gibi hissediyorum. Kendimce dünya müziklerinden etkilenen müzik yapıyorum ama derdimi anlatamıyorum.