Unutulmaya yüz tutan gelenekler

Unutulmaya yüz tutan gelenekler

Uzun yıllar boyunca ülkemizin dört bir yanında Ramazan ayı, bir çok gelenekle karşılandı. Son zamanlarda unutulmaya yüz tutan bu gelenekler; Samsun, Siirt, Kilis, Gaziantep gibi illerde halen sürdürülüyor. İşte o geleneklerden bazıları...

  • Günaydın
  • Salı 21.06.2017
11 ayın sultanı Ramazan'ın yöreden yöreye değişen ve kimi yüzyıllardır yaşamaya devam eden, kimi de çoktan tarihin tozlu sayfalarına karışan birçok geleneği bulunuyor. Gizliilimler. tr.gg sitesi, bu gelenekleri derledi…

RAMAZAN GEREBİCİ
Kilis'te Ramazan başlayınca herkes maddi durumuna göre Ramazan gerebici ve Ramazan kahkesi yaptırırdı. Ramazan ayının ilk günü, bütün evlerde keşkek yapılır. Keşkeğin yapımında kullanılan dövmenin (buğday) insanların midesinde Allah'ı zikreden tespih görevi yaptığı düşünülür.

DüKKANLAR SABAHA KADAR AÇIK
Geleneksel olarak Ramazan ayı içerisinde bayramdan 15-20 gün önce hazırlanmaya başlanan Kilis'e özgü kahke ve gerebiçler; bayramlaşmaya gelen akraba, eş dost ve misafirlere ikram edilirdi. Hazırlanan çerezler, tatlılar ve yemekler, iftar davetlerinde misafirlere sunulurdu.
Kilis'te esnaf, Ramazan Bayramı'nın yaklaşmasıyla dükkanlarını sabahlara kadar açık tutuyor. Kahramanmaraş'ta da Ramazan süresince bütün ekmekler susamlı çıkıyor, Ramazan'a özel pideler yapılmaya devam ediyor.

MELEDE ATEŞİ
Siirt'te yaklaşık bin yıllık bir Ramazan geleneği olduğu bildirilen Melede ateşi, İslamiyet öncesi dönemlerden kaldığı tahmin edilen bir alışkanlık. Atalarımız İslamiyet'e geçtikten sonra da Ramazan ayı arifesinde gerçekleştirilmeye başlanmış. Geleneğin amacı; ateş yakılarak, çevrede bulunan yerleşim birimlerine oruç tutacakları günü haber vermekti. Bu gelenek daha sonra bir eğlenceye dönüştü.
Mahallenin gençleri, evleri dolaşarak, ateş yakmak için çalı çırpı toplarlardı. Herkes bu gençlere para yardımında bulunurdu. Ateş, mahalle meydanında ikindi namazından sonra yakılırdı.



SELE-SEPET ŞENLİGİ
Samsun'un Bafra ilçesinde, özellikle çocuklar için ayrı bir anlam taşıyan bir gelenek yıllardır sürdürülüyor. Sele-sepet adıyla bilinen ve Ramazan ayının 14'ünü 15'ine bağlayan gece gerçekleştirilen şenlik, geçmişin kültür mirası olarak bugüne kadar taşınmış. İftarın ardından başlayan şenlikte, çocuklar taşıdıkları selesepet adı verilen fenerlerle evleri dolaşarak bahşiş topluyor. Çocuklar, birbirinden farklı maniler söyleyerek teravih vaktine kadar mahalleleri dolaşıyor.
Gidilen her evde mutlaka bir ikramda bulunulurken, verilen hediyeler taşınan sepetlerde biriktiriliyor.



RAMAZAN KAHKESİ
Gaziantep ve yöresinde, hemen her evde Ramazan kahkesi yapılması geleneği bozulmadı. Kentte, Ramazan ayında iftarda ve sahurda komşuların birbirlerine yemek gönderme adetleri, apartman yaşamıyla birlikte yavaş yavaş yok olmaya başladı. Geçmiş yıllarda kadınlar, sahur vaktinde çiğ köfte yoğurur ya da yöresel firik pilavı yaparak dağıtırdı. Gaziantep'te çok eski yıllarda sahurda dolaşan Ramazan davulcuları, eşeklerle dolaşarak bahşiş toplardı. Ramazan davulcularına verilen bulgur, simit, pirinç ve şeker gibi bahşişler; eşeklerin sırtındaki heybelere yüklenirdi. Bugün ise Ramazan davulcularına bahşiş olarak sadece para veriliyor. Ramazan ayının sonlarına doğru evlerde yöresel yuvalama yemeği yapma telaşı başlar, kadınlar bir araya gelerek, bayramda ikram edecekleri yuvalama ve bayram kahkesi yaparlardı. Bugün ise kadınlar, yuvalamayı lokantalardan almayı tercih ediyorlar.