Kadırga’dan bir futbol hikayesi

Kadırga’dan bir futbol hikayesi

Yönetmenliğini Orçun Benli’nin üstlendiği, başrollerini Kenan Ece, Bülent Çolak ve Aslıhan Güner’in paylaştığı ‘Ver Kaç’ filmi, vizyona girdi. Çekimleri Kadırga semtinde gerçekleştirilen filmde, Kadırgaspor Futbol Kulübü’ne transfer yapmak isteyen ‘Sedat’ ve beraberindekilerin hikayesi anlatılıyor

Sektörden sevgilim bile olmasın derken oyuncuyla evlendim!
'Ver Kaç' filminin başrol oyuncularından Kenan Ece ve Aslıhan Güner ile Harbiye Hilton Otel'de buluştuk. Hem film, hem de özel hayatları hakkında bir sohbet gerçekleştirdik...
Aslıhan Hanım, neden 'Ver Kaç' filminde oynamak istediniz?
Senaryoyu okuduğumda yüzümdeki gülümsemeler, beni projeyi kabul etmeye itti. Önce kendimiz gülelim ki seyirciyi güldürebilelim.
Filmdeki rolünüzden bahseder misiniz?
Filmde esas kız 'Nazlı'yı oynuyorum.
Mahallenin kızı, 'Sedat'ın sevdalısı, dediğim dedik biraz sert bir kız. Filmde 'Nazlı' ve 'Sedat'ın imkansız aşkına şahit olacağız.

FANATİK GALATASARAYLI'YDIM

Film futbol merkezli, kadınların çok ilgilenmediği bir konu.
Sizin futbolla aranız nasıl?
Şu an hiç ilgim yok maalesef ama lise dönemime kadar fanatik bir Galatasaraylı'ydım.
Evli olmasanız bir futbolcu ile evlenir miydiniz?
Ben evlenmeden önce 'Bırakın futbolcuyu, oyuncuyla bile evlenmek istemiyorum' demiştim.
Ama büyük konuşmuşum demek ki; kader kısmet diye bir şey var.
Şimdi ise aynı meslekten olmanın çok büyük avantajlarını yaşıyorum.
Filmde iki kişi arasında kalmış bir sevgiliyi canlandırıyorsunuz...
'Nazlı' filmde mantığı ve kalbi arasında kalıyor. Ben kendi adıma kalbimi dinlerdim.
Aşk mı, kariyer mi?
Aşk olmazsa olmaz; insan sevdiği sevildiğini hissettiği sürece verimli olabilir.
Eşiniz size sürprizler yapar mı?
Mutfağımda, masamın üzerinde hep bir buket çiçek olur. Ben kendime daha çok çiçek aldığımdan eşime fırsat vermesem de bazen çiçeklerimin solduğunu fark edip benden önce davranır ve elinde çiçekle gelir.

ÇOCUĞUMUN İSMİ HAZIR

Anne olmak istiyor musunuz?
Elbette, çok istiyorum.
Çocuk yapan ünlüler kariyerlerine devam etmekte zorlanıyor. Böyle bir korkunuz var mı?
Hayır. Birçok anne hem çocuklarına, hem işine vakit ayırabiliyor.
Kadın istediği zaman her şeyi yapabilir.
Anne olursanız çocuğunuza ne isim verirsiniz?
Kızsa Aslışah, erkek olursa Mert Ali olsun istiyorum.
Eşinizle (Mert Kılıç) aynı projede oynar mısınız?
İyi bir partnerdir.
(Gülüyor) Özellikle birlikte bir aksiyon işinde yer almak isterdim.

KÜÇÜKKEN DEDEM FUTBOLCU OLMAMI İSTERDİ

Kenan Bey, filmin başrolündesiniz...
Filmimiz İstanbul'un en eski semtlerinden olan Kadırga'da geçiyor. Bir grup mahallelinin en büyük dertleri olan Kadırgaspor Futbol Kulübü üzerine yoğunlaşıyoruz. Ben ve Bülent Çolak, takıma doğru transferi yapmak için bir maceraya atılıyoruz.
Bunların başından geçen komik olaylar anlatılıyor.
Başrol korkusu var mı sizde?
Filme hazırlanma sürecim azdı.
Direkt Kadırga'ya gittim. Beni bir şey motive etsin, bağlasın derken semtte bir kahve önünde bir abimiz "Turgan Ece'nin torunu musun? Senin deden eskiden buraya gelir, eski Galatasaraylı futbolcu Büyük Mehmet'i ziyaret ederdi" dedi. Daha sonra Büyük Mehmet'le tanıştım ve film beni içine çekti.

HERKES KADIRGA'YI GÖRMELİ

İstanbul'un eski semtlerinden birinde ne gibi izlenimler edindiniz?
İlk defa gittim, ne kadar büyük bir şey kaçırdığımı fark ettim. Sur içinden başlayarak bütün İstanbullular'a görmelerini tavsiye ederim.
Futbolla ne kadar ilgilisiniz?
Dedem futbolcu olmamı isterdi ama hiç öyle bir tutkum olmadı.
Oyuncu oldum, oyuncuyken her şey olabiliyorsunuz. (Gülüyor) Çocukken futbola ilgiliydim, maçları kaçırmazdım. 80'lerin ortalarından Avrupa kupalarındaki başarılara kadar ilham kaynağımdı.
Ama o dönemdeki ruhunu kaybetti.
Filmde transfer yapmaya çalışıyorsunuz. Dünya futbolu da artık tamamen bir ekonomiye döndü aslında...
Filmde, 'Futbol borsada değil arsada güzel' diye bir sloganımız var. Dünyada da futbolun amatör ruhu kalmadı. Sevgiyle beslenen bir şeyken parayla beslenir oldu.

SEYİRCİ GÜLMEK İSTİYOR

Son dönemlerde daha çok komedi filmleri izliyoruz. Neden daha çok komedi filmi çekiliyor?
Toplumun o dönemki bilinçaltıyla alakalı bir durum. Bir filmin illa bir mesaj vermesi gerekmiyor.
Seyirci bilinçsiz bir şekilde gülmek de isteyebilir. Bu tartışılacak bir konu değil.
Ama bazı oyuncular da 'Mesaj veren filmlerde olalım, bazı komedi fimleri çok basit' diyor, sizin böyle bir derdiniz var mı?
İyi bir iş olsun; komedi ya da dram fark etmez. Benim için işin niteliği önemlidir.