Bana ‘Yakışıklı prens’ denmesine bayılıyorum

Bana ‘Yakışıklı prens’ denmesine bayılıyorum

Bugüne kadar birçok TV ve sinema projesinde yer alan ve şu sıralar ‘Kanatsız Kuşlar’ dizisinde ‘Kaan’a hayat veren Mustafa Vural itiraf etti: Bana yakışıklı prens denmesine bayılıyorum!

İzleyicinin gönlünde taht kuran 'Kanatsız Kuşlar' dizisinin oyuncularından Mustafa Vural, ekrandaki başarılı performansıyla dikkat çekiyor.
Dizide, 'Cemre'ye aşık olan 'Kaan' karakterini canlandıran Vural ile hem diziyi, hem de oyunculuk serüvenini konuştuk...
'Kanatsız Kuşlar, ilk bölümden itibaren ekrana damga vurdu. Aynı başarısı yeni sezonda da devam ediyor.
Sizce dizinin başarısının sırrı nedir?
Bence 'Kanatsız Kuşlar' dizisi gerçek hayatta herkesin mahallesinde ya da çevresinde rastladığı ya da şahit olduğu bazı ailelerin gerçek yaşamını yansıtıyor. Ve bu hayatları da ekrana son derece basit, yalın ve gerçekçi aktardığı için başarılı.
Dizimizin başarısında senaryonun güçlü olması, deneyimli bir yapım-yönetim ekibiyle çalışılması da çok etkili. 'Kanatsız Kuşlar' gibi kaliteli ve başarılı bir dizide olmak benim için büyük bir avantaj ve gurur. Hepsi birbirinden değerli ve usta oyuncularla aynı projede yer almak benim için büyük bir tecrübe ve onurdur.

'CEMRE', 'KAAN'IN DÖNÜM NOKTASI

Dizide, 'Cemre'ye aşık 'Kaan' karakterini canlandırıyorsunuz. 'Kaan'ı bir de sizden dinleyelim...
'Kaan' küçük yaşta anne-babasız kalmış, babaannesi tarafından büyütülmüş ve biraz da şımartılmış bir zengin çocuğu.
Babaannesinin varlıklı oluşu onun rahat ve sorumsuz bir hayat yaşamasına sebep olmuş. Lüks mekanlarda değişik sevgililerle gününü gün etmiş hep. Ta ki 'Cemre' ile karşılaşana kadar... 'Cemre', 'Kaan'ın hayatında önemli bir dönüm noktası oldu ve onunla yaşamaya başladıkları sade, çocuksu ve heyecanlı aşk ikisinin de hayata bakışlarını değiştirmeye başladı.
'Kaan', 'Cemre'nin başına gelen tehlikelerden onu koruyabilecek mi? İki gencin aile ve kültür farkları, aradaki maddi uçurum bu beraberliğe engel olacak mı?
'Kaan' ve 'Cemre' şimdilik aşklarını sadece kendileri yaşıyorlar. Henüz ailelerine bu durumdan bahsetmiş değiller.
İleride ne olur, bunu gelecek bölümlerde göreceğiz. Ama şu bir gerçek ki böylesine saf, temiz ve çocuksu bir aşk karşılıksız kalmayacaktır.
Sizi daha önce bazı dizilerde ve sinema filmlerinde izledik. Bugüne kadar neler yaptığınızdan bahseder misiniz?
Adana'da doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Adana'da yaptım. Sonra üniversite eğitimi için İstanbul'a geldim. Eğitimimin yanı sıra uzun yıllar mankenlik ve fotomodellik yaptım ve çeşitli reklam filmlerinde oynadım. Aynı yıllarda Müjdat Gezen Sanat Merkezi Actor Stüdyo'da tiyatro ve oyunculuk eğitimi aldım. Sonra İngiltere'de bir yıllık bir lisan eğitimim oldu. İngiltere dönüşü de Beykent Üniversitesi'nde sinema televizyon yüksek lisansına başladım.
İlk profesyonel işim 'Genco' dizisi oldu.
Sonra sırasıyla 'Makber', 'Zehirli Sarmaşık' dizilerinde oynadım. New York Film Akademisi'nin İstanbul'da gerçekleştirdiği 'Old Clock' adlı kısa metraj Hollywood filminde başrol oynadım. 'Günce' adlı sinema filmi ve şu sıralar Avrupa'daki kısa film festivallerinde gösterilen 'Birinci Tekil Şahıs' adlı kısa filmde rol aldım.

SOSYAL MEDYAYI ABARTMIYORUM

Sosyal medyayı aktif olarak kullanıyor musunuz? Dijitalleşmenin çağımızın vazgeçilmezlerinden olduğunu düşünenlerden misiniz? Dozunu nasıl ayarlıyorsunuz?
Sosyal medyayı ben de herkes kadar kullanıyorum ama abartmıyorum.
Sadece iletişim, bilgi ve haberleşme amaçlı diyebilirim. Bazen de dizimizin tanıtımı ve reklamı için tabii.
Bugüne kadar sizi en çok etkileyen ve sevdiğiniz rol hangisiydi?
Valla doğruyu söylemek gerekirse 'Kanatsız Kuşlar'ın yakışıklı prensi Kaan yakıştırmasına bayılıyorum.
Son dönemde birçok TV dizisinde çok genç oyuncuları izliyoruz. 'Kanatsız Kuşlar'da da genç ve yetenekli bir oyuncu kadrosu rol alıyor. Genç yıldızların ekrandaki rekabeti konusunda neler düşünüyorsunuz?
Genç arkadaşların hepsine başarılar diliyorum. Hepimizin kulvarları ayrı.
Değişik projelerde, değişik rollerde hep birlikte geleceğimize koşuyoruz. Allah hepimizin yardımcısı olsun. Dizi sektöründeki bütün genç arkadaşlara bol şans ve başarılı bir iş hayatı diliyorum.

OYUNCU VÜCUDUNA ÖZEN GÖSTERMELİ

Uzun süren dizi çekimlerinden arda kalan zamanlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Müzikle, sporla aranız nasıl? Haftada sadece üç gün setim oluyor. Bunun dışındaki zamanlarımı aileme ve sevdiklerime ayırıyorum. Ha bir de Servet Abla'dan (Servet Pandur, yani 'Azime') ileri oyunculuk dersleri alıyorum. Müzikle sadece dinleyici olarak aram iyi. Ama dansta iddialıyımdır. Spora gelince... Her hafta rutin spor saatlerim var. Spor hocalarım eşliğinde çalışıyorum. Oyuncu vücuduna özen göstermeli bence.