Madonna’yım sanıyordum bir yılda unutuldum

Madonna’yım sanıyordum bir yılda unutuldum

Bir dönem podyumlarda fırtınalar estiren manken Şenay Akay konuştu: ‘Ünlü olmak çok zor’ diyorlar ama yok öyle bir şey. Git evinde otur, bir senede kesin unutulursun. Kendini korumak isteyen korur

Kendisini defalarca podyumda canlı izleme fırsatı yakaladığım için samimiyetle söyleyebilirim ki; Şenay Akay, Türkiye'nin uluslararası nitelikteki top modellerinin başında geliyordu. Hatta yer aldığı defilelerde çoğu zaman ürünün önüne geçecek kadar iddialı bir performansı vardı. Sağlam adımları ve keskin bakışlarıyla tüm izleyicileri etkilemeyi iyi bilirdi. Fakat iki yıl önce jübile yaparak, podyumlara veda etti. 20 yılı aşkın mankenlik kariyerinden sonra iş dünyasına geçiş yapan Akay, gözlerden uzak hayatını ve mankenlik dünyasına dair merak edilenleri GÜNAYDIN'a anlattı...

Türkiye'nin en iyi top modellerinden biriyken, bir anda ortalıktan kayboldunuz...
Aslında kaybolmadım, sadece hiçbir zaman gündemde kalmanın hesabını yapmadım. Zaten öyle şeylere kafam çalışmaz. 'Ünlü olmak çok zor' diyorlar ama yok öyle bir şey; git evinde otur, bir sene sonra unutulursun. Kendini korumak istersen, korursun. Herkesin hata yapma lüksü var ama popüler bir kadının hata yapma lüksü yoktur. Bir dönem futbolcular, bir dönem şarkıcılar, bir dönem mankenler popülerdi. Şimdi de oyuncular çok popüler.

YAŞ ALDIKÇA TEMKİNLİ OLDUM

Bir dönem magazin sayfalarından düşmüyordunuz ve çok renkli bir hayatınız vardı...
Evet, inanamamıştım; hatta kendimi Madonna gibi hissediyordum. Evimin kapısında ana haber bültenlerinin canlı yayın araçları bekliyordu. Evlilik-ayrılık dönemlerimde herkesin odağındaydım. Yaş ilerleyince bende de jeton düştü; mevzu Şenay değil, Şenay'dan ne skandal çıkarırız çabalarıymış.

Şimdi tevazuyla anlatıyorsunuz ama sizin de gazetecilere tepki gönderdiğiniz zamanlar oldu...
Doğru, eğer üstünüze gereksiz yere gelindiğini hissediyorsanız; şerefinize ve namusunuza canınızı yakmak için iğne sokuyorlarsa, kim olursa olsun rahatsız olur. Zamanında yaşadığım saflık, toyluk konularında yaş aldıkça daha temkinli olmaya başladım.

Hayata karşı hiç keşkeleriniz ya da pişmanlıklarınız olmadı mı?
Olmaz olur mu... Erken yaşta evlenmek hataydı ama keşke tacımı devrettiğim gün, o transparan elbiseyi giymeseydim. Gerçi bir bakıma şöhretimi o gün, o giydiğim elbiseye borçluyum. Bazı şeylerin başlangıcıydı ama bana yakışmadı.



Peki mankenler bilinçli bir şekilde frikik mi veriyor?
Kim ne söylüyorsa söylesin; bu Allah'la benim aramda, ben hiçbir zaman bilinçli yapmadım. Maalesef hepsi kazara oldu.

Bu yarışmalardan elle tutulur çok az kadın manken çıktı. Erkekler daha mı şanslı?
Şöhretin algısı değişti. Artık kimse mankenlik yapmak istemiyor, herkesin derdi oyuncu olmak. Türkiye toplumunda dizi izleyen kitlenin çoğunluğu kadınlardan oluştuğu için kadınlar erkek oyuncu görmek istiyor. O yüzden tabii ki çoğunluk olarak jönler çıkıyor.

Sizi podyumda da izlemişliğim var, diğer mankenlere nazaran daha sertsiniz. Neden? Evet, sertim; Malazgirt Savaşı'na gider gibi yürüyorum. (Gülüyor) Sema Şimşek kuğu gibidir; poydumda müthiş süzülür. Müthiş özenmişimdir. Podyumdayken; 'En güzel benim, en iyi benim, ben harikayım' gibi bütün o bastırılmış duyguların hepsi ortaya çıkıyor ve bunu avantaj olarak kullanıyorsun. Farklılıklarımızla bir çeşit imzamızı atardık.



ELLER HAVAYA YAŞAYAMAM

Aslında isteseniz eski popüler günlerinize geri dönebilirsiniz. Her an gündemde olmak keyifli değil miydi? Tabii ki yapabilirim ama niye popüler olayım ki bu saatten sonra? Keyifliydi, yaşandı ve 2015 yılında bitti. Şimdi başka bir şey var ve onun ekmeğini yiyorum. 40 yılın başında bir defileye çıkıp özlemimi giderir, egomu tatmin ederim. Ama o kadar yani... Bu saatten sonra genç kız gibi eller havaya yaşayamam, bana yakışmaz.

Ne kadar renkli görünse de bu camianın dramatik ve karanlık tarafları da var değil mi?
Kesinlikle, yitip giden çok hayat var. Biraz şans, akıl, aile faktörlerinin bir araya gelmesi gerekiyor. Ailem çok zengin değildi. 14 yaşında defilelere çıkmaya başladığımda, başıma bir şey gelmesin diye babam benimle gelirdi.

Kimileri şarkıcılığa, kimileri oyunculuğa yöneldi. Siz yolunuzu nasıl çizdiniz?
Sesim güzel olsaydı kesin şarkıcı olurdum, çok özendim ama benim sesim güzel değil. Mankenlik, oyunculuk, sunuculuk derken; iş dünyasında olmak istedim ve İzmir'de Şenay Akay Derma Estetik adında bir klinik açtım.



MASKÜLEN DURUŞUM YANLIŞ YORUMLANDI

Yalnız kalmak, aile kurmamak sizin için bir seçim mi?
Yalnız kalmayı severim ve kendi kendime de çok eğlenirim. Evlenip ayrıldım ama evliliği tam olarak denediğimi düşünmüyorum. Birincisi çok gençtim, ikincisi de yaşadığım şey, bulunduğum ortamda evlilik gibi değildi. Etrafımda evli, çoluklu çocuklu bir sürü arkadaşım var; onları gördükçe kendi yaşadığımı evlilik olarak görmedim.

Aile hayatı kuran insanlara özenmiyor musunuz?
Tabii ki özeniyorum, sevdiğim insanla aynı hayatı paylaşmayı ve çocuğumun olmasını isterim. Zaten özenmiyorsan bir problem var demektir. Beni tutan bir şey yok ama niye olmuyor bilmiyorum. Bugün hayatıma biri girse ve birlikte hayat sürebileceğimize inansam; evet, evlenirim ama öyle biri de hayatımda yok.

Şimdi dingin bir hayatınız varken, sizin yanınızda da artık birini görelim isteriz...
Keşke evlensem ve çocuklarım olsa, oldum olası çocukları çok sevdim. 4 yaşında bir yeğenim var ve ona olan sevgimi görmen lazım.

Maskülen duruşunuzun farklı yorumlandığı zamanlar da oldu. Özel hayatınızın sorgulanması, kendinizi nasıl hissettirdi?
Bu çok normal ama kastedilen gibi biri olsam söylerdim ya da söylemenin bir yolunu bulurdum. Atlarsın gidersin yurt dışına; istediğin gibi yaşarsın, benim için zor değil ki! Çok eşim dostum var, hatta olmayan daha az. Son derece saygı duyuyorum. Bu kötü bir şey değil, dünyada böyle çok insan var ama benim bildiğim sonradan olunan bir durum değil. Ya öylesindir, ya değilsindir; ben değilim. Benim öz babamı, sevgilim diye yazdılar; daha ne yapabilirim ki! Kendimi seviyorum, aileme ve değer verdiğim insanlara karşı sorumluluklarım var.