Bir adamı herkes severse onda sıkıntı vardır

Bir adamı herkes severse onda sıkıntı vardır

‘Yol Arkadaşım’ ile ilk kez bir filmde başrolü üstlenen Oğuzhan Koç, “Herkesin beni sevmesini istemem, öyle bir dünya yok” deyip ekliyor: TV’de köşeli bir tipim. Zaten bir adamı herkes seviyorsa sıkıntı vardır. Ama beni tanısanız bayılırsınız!

  • Günaydın
  • Cuma 14.10.2017
Oyuncu ve müzisyen kimliğiyle geniş bir hayran kitlesi edinen Oğuzhan Koç, başrollerini İbrahim Büyükak ile paylaştığı 'Yol Arkadaşım' filmiyle izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. 10 parmağında 10 marifet olan Koç, Cosmopolitan dergisinin sorularını yanıtladı...
Bizi nasıl bir film bekliyor?
Filmin senaristi İbrahim Büyükak. Zaten oturup bir şey yazılacağı zaman hep ona paslarız. İbo'nun ilk filmi 'Küçük Esnaf'tı, bu da ikinci filmi... Hikayeyi beni düşünerek yazmasına rağmen ilk başlarda "Acaba beraber yapmasak mı?" dedik. Çünkü biz arada dağılıp başka işler yapıyoruz ve öyle nefes alıyoruz. Ben müzik yapıyorum, Eser (Yenenler) program sunuyor, İbo film yapıyor... Bir gün bana gelip ciddi ciddi dedi ki "Bunu seninle yapmamız lazım."
Yani rolü sizin için mi yazdı?
Karakterde benim abimden esinlenildi. İlaç mümessilliği yapmıştı zamanında. Bu karakter de birçok hayali olan ve bunların birçoğunu gerçekleştirememiş, içinde uhde kalmış, istemediği bir işte çalışan bir adam. Film, 27 Ekim'de vizyonda olacak.
Başrolde oynadığınız ilk film; bu sizi heyecanlandırdı mı?
Çok acayip bir duyguymuş. Büyük sorumluluk, çok büyük risk... Bir de kimsenin benden 'Haydi sinema filmi yapsın da izleyelim' gibi bir beklentisi yoktu. Öyle olunca film işine girmek daha da cesaret isteyen bir durum.
Filme neden Eser Yenenler'i dahil etmediniz?
Çünkü Eser'lik rol yok. Senariste sormak lazım, bu teklif neden Eser'e değil de bana geldi diye.
Sizi seven çok seviyor, sevmeyen de çok antipatik bulabiliyor. Neden olabilir?
Evet, doğru ama ben zaten herkes beni sevsin istemem. Herkesin sevdiği adamda bir sıkıntı vardır! Öyle bir dünya da yok. Herkes bizi sevsin diye de yaşamıyoruz. Seven de sağ olsun, sevmeyen de. Ama sevmeyene şunu söyleyeyim; tanısa çok sever, bayılır! Şaka bir yana, televizyonda biraz köşeli tipleriz.
Komediyle özdeşleşmekten memnun musunuz?
Bizim yaptığımız ilk iş komedi; herkes bizi öyle tanıdı. Televizyona çıkışımız komediyle oldu. 'Yol Arkadaşım'a kefilim. Git filme, salondan çıktığında 'Ben gülmedim' dersen ara beni konuşalım. Bir sonraki röportajımızda da bunu söyleyelim.
Beyazperdeyi sevdiniz mi? Devamı gelir mi?
Her sabah sete gidip "Bu son filmim" diyordum. O kadar zor ki... Yol filmi yapıyoruz ve benim garip alerjilerim var. Ayvalık, Assos yolları hep toz, yeşillikler, garip bitkiler... Bu filmle her şeye alerjim olduğunu öğrendim.
Yeni sezonda televizyon projeniz var mı?
Bu yaz itibariyle TV8'den ayrıldık. Biraz da başka bir yerde deneyelim dedik. '3 Adam' şimdilik yok. Muhtemelen yılbaşına doğru başlayacak yeni kanalında.
Yeni bir albüm yapmayı düşünüyor musunuz?
Zaten bu yılın başından beri albüm yapmak istiyorum ama yapamıyorum! Tamamen vakitsizlikten... Tüm bestelerim hazır, vakit bulunca yapacağım.
Pek konser vermiyorsunuz, neden?
O konuda ben biraz seçici davranıyorum. Aslında şöyle; hayatımı televizyondan kazandığım için konser konusunda biraz daha tuzu kuru davranabiliyorum. Ancak bu yıl deli gibi konser vermeye başlayacağım, güzel bir sahne hazırlığı yapıyorum.

KARIN KASLARIM OLSUN GİBİ BİR DERDİM YOK

Bu yoğun tempoda yaz nasıl geçti, tatil yapabildiniz mi?
Tek gün bile tatil yapamadım. Bütün yaz tatil yapanların Instagram'daki fotoğraflarına bakıp "İnşallah orada yağmur yağar" falan diye beddualar ettim. Bir de bazıları var, çok fazla tatil yaptılar. Mayıs'ta çıkıp halen devam ediyorlar.
Fit görünüyorsunuz, sporla aranız nasıl?
Bu sene biraz spor yapmaya başladım ama öyle çok çılgınca değil. Zaten kaslı olayım, karın kaslarım olsun gibi derdim yok. Tabii sağlıklı ve fit olalım, bir şey giydiğimizde üzerimizde güzel dursun. Bu konuda İbo ve Eser'i örnek almıyorum!

EVLİLİĞE ÇOK UZAK DEĞİLİM

"Yağmur'la (Tanrısevsin) ilişkimizde 2.5 sene doldu. Her şey yolunda, güzel gidiyor. Şükür diyoruz ve yolumuza devam ediyoruz. Evlilik gibi bir telaşımız yok, hiç konuşmadık. Kendimi bu konuya uzak hissetmiyorum, delice yakın da hissetmiyorum. Çok ortalarda bir yerdeyim."