Tiroid hastalarına ağız içinden izsiz ameliyat yapılabiliyor

Tiroid hastalarına ağız içinden izsiz ameliyat yapılabiliyor

Genel Cerrahi ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Tunca tiroid hastalarına artık ağız içinden endoskopik yöntem ile ameliyat yapılabildiğini, böylece hastaların boyunlarında bir iz kalmayacağını belirtti.

  • DHA
  • Marmara
  • Salı 03.10.2017 11:53

"HASTANIN BOYNUNDA İZ KALMADAN AMELİYAT YAPILABİLİYOR"

Endoskopik tiroidektomi yönteminin kozmetik sonuç avantajlarına dikkat çeken Prof. Dr. Fatih Tunca, hastanın boynunda herhangi bir iz kalmadan ameliyat edilebildiğini, sadece ağız içinde alt dudağın iç kısmından kesi yapıldığını dile ifade etti.

Prof. Dr. Fatih Tunca, bu kesilerin 3 adet olduğunu, 2 tanesinin 5 mm. ve 1 tanesinin ise yaklaşık 1,5-2 cm. civarında olduğunu belirtti ve "Bu kesilerde dudak içi mukozadan olduğu için iz tamamen kaybolabilmektedir. İkinci bir avantaj ise deneyimlerimiz ve gözlemlerimizden çıkardığımız kadarıyla, ayrıca yapılan yayınlarda da belirtildiği üzere bu hastalarda ağrı açık cerrahiye oranla daha az olmaktadır" dedi.

''ENDOSKOPİK TİROİDEKTOMİ YÖNTEMİ HER HASTAYA UYGULANMAMAKTADIR''

Ağız içinden izsiz tiroidektomi ameliyatının sınırlamaları olduğunun altını çizen Tunca, her hastaya uygulanmadığını,tiroid bezinin uzunluğu ve nodüllerin çapının önemli olduğunu ifade etti. Biyopsi sonucu iyi huylu gelen nodüllerde marjın daha geniş, daha büyük nodüllere mesela 5-6 cm'ye kadar nodüllere yapabildiğini söyleyen Prof. Dr. Fatih Tunca, ancak biyopsi sonucu kanser gelen hastalarda bu durumun2 cm ile sınırlı olduğunu belirtti.

Ayrıca tiroid bezi uzunluğunun 10 cm'yi aşmaması gerektiğini vurgulayan Tunca, boyun yan bölgelerinde lenf bezi metastazları olan tiroid kanseri hastalarında bu yöntemin kullanılamadığını fakat, bu sınırların ilerleyen dönemlerde artan deneyimle birlikte değişebileceğini dile getirdi.

"ENDOSKOPİK TİROİDEKTOMİ YÖNTEMİ SAYESİNDE SES KISIKLIĞI SORUNU OLDUKÇA AZALIYOR"

''Açık cerrahideki komplikasyonlardan bir tanesi ve en istenmeyeni ses kısıklığıdır'' şeklinde açıklama yapan Tunca, deneyiminher ne kadar fazla olursa olsun, bununla yetinmemek gerektiğini vurguladı. Ameliyat sırasında kullanılan sinir monitörizasyonu sistemi ile ses tellerine giden sinirlerin çalıştığını, ameliyat boyunca bir monitörden izlenebildiğini belirten Prof. Dr. Fatih Tunca, bu sistemin kullanıldığı zaman ses kısıklığı riskinin oldukça azaldığını ifade etti.

Tunca, ağız içinden endoskopik yapılan tiroid ameliyatlarında da bu sistemin kullanılabildiğini dile getirerek, açık cerrahide kullanılan hiçbir yöntemden ödün vermeden ses kısıklığı riskinin kontrol altında tutulabildiğini belirtti.

Tiroid cerrahisinde ikinci bir riskin de, geçici ya da kalıcı olarak kalsiyum düşüklüğü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Fatih Tunca, bu riskte de ameliyatı yapan cerrahın deneyinin çok önemli olduğunu, bu nedenle de riskin düşük olacağını ifade etti.

Genelde 2 hafta içinde düzelen geçici kalsiyum düşüklüğünün gözlendiğini dile getiren Tunca, ağız içinden endoskopik olarak yapılan girişimlerde de bu riskin, açık cerrahiden farklı olmadığını, ağız içinden endoskopik tiroidektomi tekniğinde açık cerrahi girişimden farklı olarak sadece ameliyat sonrası alt dudağın alt kısımlarında ve çenede hissizlik olabildiğini belirtti. Bu durumun hastaların yüzde 80 civarında ilk 1 ay içerisinde düzeldiğinin altını çizen Tunca, endoskopik tiroidektomi yöntemi ile tiroid bezi arkasında yer alan paratiroid bezlerinin hastalıklarının da rahatlıkla tedavi edilebildiğini vurguladı. Prof. Dr. Fatih Tunca, bu bezlerin 1 tanesinin hasta olduğu paratiroid adenomu hastalarında ameliyat süresinin tiroid ameliyatına oranla daha kısa olabileceğini söyledi.