Bursa’nın tarihi yeniden ayağa kalktı

Bursa’nın tarihi yeniden ayağa kalktı

Binlerce yıllık tarihinde kadim medeniyetlere ev sahipliği yapan Bursa’daki tarihi eserler, Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı çalışmalarla yeniden hayat buldu

Bitinya, Roma, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerine ev sahipliği yapması nedeniyle mimaride her dönemin izlerini taşıyan Bursa'da, yıkılmaya yüz tutmuş, harabe halindeki eserler Büyükşehir Belediyesi'nin restorasyon çalışmaları ile sosyal hayata ev sahipliği yapan ihtişamlı mekanlar haline geliyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bitinya döneminde yaptırılan ve 2 bin 300 yıllık geçmişi tarihi surlarda sürdürdüğü restorasyon çalışmalarıyla kent siluetini eski ihtişamına kavuşturuyor. Yaklaşık 130 yıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yapan ve kentin her köşesi ilk dönem Osmanlı eserleriyle donatılan Bursa'da, Cumhuriyet dönemi sonrası kaderlerine terk edilen tarihi mekanlar, artık bulundukları bölgelere mimari, sosyal ve kültürel açıdan değer katıyor. Büyükşehir Belediyesi'nin, Bursa'daki tarihi ve kültürel mirasın ayağa kaldırılması yönündeki çalışmaları UNESCO ile meyvesini verdi. Büyükşehir Belediyesi tarafından 2009 yılından bu yana titizlikle takip edilen sürecin sonunda Cumalıkızık ve Sultan Külliyeleri gibi Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi de UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girdi.

BURSA'NIN TOPKAPISI KAPILARINI AÇTI
Büyükşehir Belediyesi tarafından restorasyon çalışmaları tamamlanarak orijinal kimliğine kavuşan Muradiye Külliyesi, görkemli bir törenle ziyarete açıldı. Bursa'nın Topkapı'sı olarak nitelendirilen, Sultan II Murat, Fatih Sultan Mehmet'in iki oğlu, II. Beyazıt'ın iki oğlu, Cem Sultan ve Şehzade Mustafa'nın da aralarında bulunduğu 12 türbenin yanında cami, imaret, medrese ve hamamı da bünyesinde barındıran külliye ilk günkü ihtişamına kavuştu. Türbelerdeki gerçek tarihi dokunun 550 yıl öncesine uzanan ilk günkü özgünlüğü ile gün yüzüne çıkmasını sağladı. İç mekan duvarlarında yapılan badana raspası ve sıva raspası sonucunda ortaya çıkarılan kalem işi bezemeleri ihya edildi. Çini olan türbelerde çini yüzeylerin konservasyonu tamamlandı. Türbelerin çatılarındaki kurşun örtüleri yenilendi. Yapılar mikroenjeksiyon yöntemiyle sağlamlaştırıldı. Yoğun restorasyon çalışmalarını ardında bırakan Muradiye Külliyesi, tüm görkemiyle ziyaretçilerini ağırlıyor.

2 BİN 500 YILLIK ZİNDAN
Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin çalışmaları sonucu gün yüzüne çıkarılan, Bitinya Krallığı döneminde inşa edilen 2 bin 500 yıllık Zindan Kapı, restorasyon çalışmalarının ardından yeni yılda ziyarete açılacak. Bursa surlarının son bölümünde, Alacahırka Mahallesi'nde yer alan, 'kanlı kuyu', 'işkence odası' ve 'kule bağlantılı koridorlar' ile 'zindanlar'ın bulunduğu Zindan Kapıda restorasyon çalışmaları sürüyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Bursa'nın kültür ve medeniyet kenti olduğunu ve Bursa'nın 7 bölgesiyle UNESCO Dünya Miras Listesi'ne girdiğine işaret etti. Altepe, "Bursa, sadece ecdat yadigarı Osmanlı'dan ibaret değil. Burada 700 yıldan öncesi de var Bizans, Doğu Roma, Roma ve Bitinya dönemleri de. Bitinya döneminin surları burada. 1 milyon metrekare alan, 4 kilometre surlarla çevrili bu alanda sur içi yaşam var" dedi. Osmanlı ve Türklerden önce Bursa'da yaşayanların hayatını geçirdiği bu bölgenin izlerinin birer birer ortaya çıkarıldığını anlatan Altepe, "Surlar daha önce gözükmüyordu. Bizim dönemimizde ortaya çıkmaya başladı. Yarım kalan yıkık duvarlarının üzeri otlarla örtülmüştü. Çoğu yerde de sur duvarları kalmamıştı. Onlar yıkılıp yerine binalar yapılmıştı. Şimdi başlatılan kamulaştırma ve ayıklama çalışmalarıyla artık 4 Bin metre olan surlarımızın tamamı ortaya çıkarılıyor ve orijinal olarak inşaatlarımız devam ediyor" dedi.

SALTANAT KAPI'DAN BAŞLADI
Surların ortaya çıkarılması projesi çerçevesinde çalışmalara önce Bursa'nın ana giriş kapısı 'Saltanat Kapı'dan başladıklarını bildiren Başkan Altepe, "Sonra Fetih Kapı, Yer Kapı, Tahtakale Yokuş Caddesi Kapısı, Zindan Kapı ve bundan sonra da Kaplıca Kapı var. Son bölgelerdeyiz. Zindan Kapı'dayız. Zindan Kapı geçmişte içi de dışı da binalarla ur gibi sarılmış bir bölgeydi. Hatta surun içinde Zindan Kapı'nın 3 kulesinin ortasında bir apartman vardı. Apartmanın etrafı dokuma atölyeleriyle doluydu ve bir ağ gibi örülüydü. Şimdi çevresi temizlendi, binalardan ayıklandı. Orijinal surlar ortaya çıktı. Dışındaki evler de yıkıldı. Burada surların, sur içi yaşamın tüm detayları ortaya çıkmaya başladı. Burası Zindan Kapı. Zindanlar, kan kuyuları var. İstanbul'daki Yedikule Zindanları'ndan sonra ikinci örneği de Bursa'da" dedi.

KAPALI ÇARŞI GÖZ KAMAŞTIRIYOR
Büyükşehir Belediyesi'nin Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'ndeki restorasyon çalışmalarının son halkalarından biri olan Kapalı Çarşı da ilk günkü ihtişamına kavuştu. Bursa'nın tarih boyunca en önemli ticaret merkezi olan, 1801 ve 1889 yangınları ile 1854 depreminde büyük zarar gören ve 1958 yılındaki yangında tamamen kül olduktan sonra yeniden inşa edilen Kapalı Çarşı, ilk kez kapsamlı bir yenilemeye tabi tutuldu. Tamamen sökülen eski çatının yerine yapılan ve Türk İslam kültürünün izlerini taşıyan tonoz çatı uygulaması, dükkanların cephelerinin traverten taşla kaplanması, zemin düzenlemesi estetik tabela uygulaması ile Kapalı Çarşı gerçek değerine kavuştu. Büyükşehir Belediyesi tarafından kapalı alt çarşıda başlatılan klima sistemi yenilenmesi çalışmaları da tamamlandı. Yıllardır havalandırmanın yetersiz olması nedeniyle hem esnafın hem de vatandaşların şikayetlerine yol açan önemli bir sorun da ortadan kaldırılmış oldu.

TARİH TEK TEK AYAĞA KALKIYOR
Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan arabacı hanlarından biri olan Davut Paşa tarafından 1517 yılında yaptırılan Cumhuriyet Caddesi'ndeki Eskişehir Han da ilk günkü ihtişamı ile kent siluetindeki yerini aldı. 1530 ve 1765 yıllarında meydana gelen yangınlar sonucu büyük zararlar gören, 1608 yılında Kalenderoğlu isyanlarında yakılıp yıkılan ve zaman içerisinde harabe halini alan Eskişehir Han, bölgenin en prestijli yapısı haline geldi. Eskişehir Han'ın hemen arkasında yer alan Davut Paşa Mescidindeki restorasyonun yanında Bat Pazarı çarşısındaki 350'ye yakın işyerinde de cephe sağlıklaştırma ve tabela düzenlemesi yapıldı.

BÜYÜKŞEHİR İLE TARİHİ DÖNÜŞÜM
Kentin mimari hafızasını oluşturan tarihi eserleri ayağa kaldırmak amacıyla bu dönem 260'ın üzerinde projeyi gündemine alan Büyükşehir Belediyesi'nin yatırımlarıyla, kentin tarihi mimarisi de gün yüzüne çıkmaya başladı. Kent merkezinde çağdaş konutlar arasında ilk günkü ihtişamıyla yükselen önemli eserin başında Mahkeme Hamamı ve Çandarlı İbrahim Paşa Kültür Merkezi geliyor. 1421 yılında Çandarlı İbrahim Paşa tarafından yaptırılan ve 1490, 1953 yıllarında onarım gören tarihi yapı, Büyükşehir Belediyesi'nin yatırımlarıyla 592 yıl önceki ihtişamına büründü. Osmanlı mimarisinin tüm güzelliklerini bünyesinde barındıran yapının kadınlar hamamı bölümü yine aslına uygun şekilde hamam olarak, erkekler bölümü ise kültür merkezi olarak yaşayan bir mekan haline getirildi.

6 ASIRLIK MİMARİ GÖZ DOLDURUYOR
2'nci Murat döneminde Emir Buhari (Emir Sultan) vakfına gelir temini için yaptırılan, 1608 yılında Cilali isyanlarında büyük zarar gören Kütahya Han, 1742 yılında yeniden düzenlendikten sonra 1754'te yaşanan yangının ardından 1770 yılında tekrar onarım gördü. Her onarımda aslına uygun kimliğini yitiren iki katlı, ortada avlusu olan bir mimariye sahip Han, Büyükşehir Belediyesi'nin restorasyon çalışmalarıyla yeniden hayat buldu. Günümüz alışveriş merkezlerine benzer yapısıyla dikkat çeken tarihi yapı, katlarda sıra sıra dükkanlar ve hanın tam ortasındaki geniş bir ortak kullanım alanıyla 6 asır öncesinin AVM mimarisini gözler önüne seriyor.