Bir kez bile keşke gitmeseydi demedim

Bir kez bile keşke gitmeseydi demedim

İhsan Çağ, 15 Temmuz gecesi ‘Bu vatanı yedirmeyiz’ diye koştuğu Genelkurmay Başkanlığı önünde hainlerin helikopterden attığı bomba ile başından yaralandı. Sağ tarafı tamamen felç olan, konuşma yetisini kaybeden gazi Çağ’ın babası: 10 oğlum vatan için böyle olsa ‘devletimiz sağolsun’ derim

15 Temmuz gecesi FETÖ'nün hain darbe girişimi sırasında Ankara'da Genelkurmay Başkanlığı önünde darbeci hainlerin helikopterden attığı bomba ile başından yaralanan iki çocuk babası gazi İhsan Çağ (37) 1 yıldır hastaneye gidip geliyor.Vücudunun sağ tarafı tamamen felç olan Çağ, sol tarafından ise sadece kolunu oynatabiliyor. Hainlere karşı "Bu vatanı size yedirmeyiz" diye koşan Çağ onların başına attığı bombayla aldığı darbe sonucu konuşma yetisini de kaybetti. Çağ'ın babası İbrahim Çağ'ın, oğlu hastaneye yattıktan sonra yazdığı şiir okuyanları gözyaşlarına boğuyor.
15 Temmuz gecesi kendisinin Ankara'da olmadığını ifade eden baba İbrahim Çağ "Oğlum arkadaşlarıyla ilk olarak Kızılay Meydanı'na gitmiş oradan da Genelkurmay'ın önüne gitmiş. Orada helikopterden atılan bir bomba sonucu başına büyük bir şarapnel isabet etmiş kafası ağır darbe almış. O günden beri hastanede yatıyoruz. 1 yıl oldu, oğlum konuşamıyor, yürüyemiyor hatta hareket dahi edemiyor" diye konuştu.

1 YILDIR YAŞAM MÜCADELESİ VERİYOR
15 Temmuz gecesi sokağa çıkan milyonlarca vatandaştan birisi olan İhsan Çağ, FETÖ'cü hainlerin darbe girişimine 'dur' demek için iki çocuğunu ve eşini arkasında bırakıp, bombaların atıldığı Genelkurmay Başkanlığı'nın önüne koştu. Orada atılan bombayla başından ağır yaralanan Çağ, 1 yıldır hastanede yaşam mücadelesi veriyor. Vücudunun büyük bir bölümü felçli hale gelen Çağ yürüyemiyor, konuşamıyor sadece sol kolunu hareket ettirebiliyor.
Öğrenci servis şoförlüğü yapan oğlu İhsan'ın vatanını milletini çok sevdiğini söyleyen Çağ demokrasi gazisi oğlunun o gece yaşadıklarını şöyle anlattı: O gecede böyle alçakça bir girişim olunca, iki arkadaşıyla Kızılay Meydanı'na çıkmış. Bir süre sonra oradan da Genelkurmay Başkanlığı'nın önüne yürümüşler. Arkadaşlarının anlattığına göre zaten asıl kargaşa oradaymış. Darbeciler halkın üzerine ateş açtıkları yetmiyormuş gibi bir de bomba yağdırmışlar. Bu bombalardan birisi oğlumun çok yakınına düşmüş, şarapnel parçası beynine kadar işlemiş büyük hasar görmüş. Aldığı o büyük hasar oğlumu hareket edemez hale getirdi, artık konuşamıyor bile.
Şu anda sağ tarafı tamamen felçli, sol tarafı ise hareketsiz kalmaktan kemikleşmiş. Sadece sol kolunu hareket ettirebiliyor. Oğlum 60 gün yoğun bakımda kaldı, ondan bu tarafa birkaç kez daha durumu kötü oldu hastaneye yatırdık. Sürekli olarak, fizik tedaviye gidip geliyoruz. Benim 10 oğlum böyle olsa devletimiz sağolsun derim. Bir kez bile 'keşke gitmeseydi' demedim" diye konuştu.

'ALLAH'A ŞÜKÜR ŞİMDİ DAHA İYİ'
Oğlu hastaneye yattığı günden beri sürekli başında duran ve onunla ilgilenen baba Çağ, 15 Temmuz gazisi oğlu için bir de şiir yazdığını ifade ederek "Ben bu şiiri 18 Temmuz günü yazdım. Oğlum o zaman çok daha kötü halde yatıyordu. Allah'a şükür şimdi daha iyi" dedi.

İŞTE BABA ÇAĞ'IN GAZİ OĞLU İÇİN YAZDIĞI DUYGU DOLU ŞİİR

"Et sipere tankın gücü yetmedi
Hainin muradı olmaz inşallah
Uyan oğlum daha nöbet bitmedi
O gülen yüzlerin solmaz inşallah

Bak fitneye planını kuruyor
Açık sinelere mermi vuruyor
Necip millet kararında duruyor
Fitnenin vatanı olmaz inşallah

Hastane koridorları esiyor serin
Duymuyorsun sesimi uykun pek derin
Milleti uğrunda her bir neferin
Kanları da yerde kalmaz inşallah"

15 TEMMUZ DİRİLİŞ DESTANI
7 Temmuz 2017

Gecenin işaretine aldanmış, uluyor kirli çakallar
Fecri sadıkta ayrışır kir ile nur, temizlenir sokaklar
Minareler süngüdür, elbet yırtılır zahiri karanlıklar
Milletin bağrında şafak sökene kadar okunsun selalar

Milletin mahremidir, başımızın üstünden inmez emanet
Düşecekse yere, kesilsin başımız, istemeyiz merhamet
Doğacak günde esaret varmış, var mı daha büyük bir zillet
Sura üflensin bu gece, ışımasın hava, kopsun kıyamet

Kan ile boyanmış bayrağı mı düşürecek bu aziz millet
Siper edilecek gövdeler, duracak bu hayâsız ihanet
Yaşamaktan daha makbul göğsünde iman olana şehadet
Esaretle yaşamak değil, vatan için can vermek marifet

İnancı Halis'tir milletin, bükülmez demir gibi bileği
Ne zaman görülmüş zulmün karşısında elinin titrediği
Gök kubbeden süzülen bir ses var ki hainin işitmediği
Gel gidelim diyor bize, bir makam var, yaşamın bitmediği

Bir kez öleceğiz biz bu gece, binlerce kez dirileceğiz
Her bir hainin karşısına binlerce kahraman dikeceğiz
Milletin mukaddesine dikilmiş gözleri kör edeceğiz
Ayaklarının altından bu gece yeryüzünü çekeceğiz

Kim demiş ki teslimiyet vardır bu milletin asil kanında
Hürriyet için dökülmeyecek kanı tutmaz damarlarında
Liva-ül Hamd'ın gölgesinden süzülen, bir ses var semalarda
Bu gece biz varız, enbiyanın,
şühedanın dualarında

Bu on beş temmuz
binlerce yıl yaşasın
milletimin bağrında
On beş temmuz da
bir destandır artık, tarihin
sayfalarında

Erhan EREN
ÜNYE BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI


15 TEMMUZ

Havaalanı, köprü inançla ilmek ilmek,
Ölümü de öldürür, ölümsüzlüğü bilmek.
Minarelerde salâ, sabır, sebat ve dua,
Çelik namluya karşı, bir millet ve bir dava.

Havaalanı, köprü inançla ilmek ilmek,
Ölümü de öldürür, ölümsüzlüğü bilmek.
Minarelerde salâ, sabır, sebat ve dua,
Çelik namluya karşı, bir millet ve bir dava.

Prof. Dr. Refet Muhammed Reşit el-Mikat
Trablus Üniversitesi Rektörü