Golfçü kızlarımız kendilerine güveniyor

Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı, 2012 Dünya Amatör Takımlar Şampiyonası'na hazırlanan Türkiye Kadın Golf Milli Takımı'nı Antalya kampında ziyaret ettik. Başarılı golfçülerimizle turnuvayı ve golfü konuştuk

Golfte dünyanın önemli organizasyonlarından biri olan 2012 Dünya Amatör Takımlar Şampiyonası'na (WATC) bu sene Antalya'nın Serik ilçesine bağlı Belek beldesi ev sahipliği yapacak. Kadınlar 27-30 Eylül, erkekler ise 4-7 Ekim tarihleri arasında mücadele edecek. Milli takımlarımız Avrupa'nın çeşitli yerlerinde turnuvalara katıldığı için onları yakalamak güç. Bu nedenle takımı Antalya'da kampta ziyaret ettim. Erkeklere borcumuz baki kalmak üzere bugün kızlarımızdan bahsetmek istiyorum. Sabahın erken saatlerinde başlayan ve dört-beş saat süren bir oyunun ardından ekip olarak öğle yemeğine oturmuşlardı. Takımın en küçüğü 14, en büyüğü 22 yaşında. Her ne kadar spor gazetecisi olarak, başkan Ahmet Ağaoğlu ve ekibinin çalışmalarını yakından takip etsem de Türkiye Kadın Golf Milli Takımı'nın 'aday kadrosu'nun olması çok ilginç bir durum. Takımla sohbete başlıyoruz sekiz kişilik ekip ilk başta biraz çekingen duruyor: "Grubun en çok konuşanı kim?" diye soruyorum, herkes Begüm Yılmaz'ı gösteriyor. Sizin de muhtemelen ilk aklınıza gelen soruyla başlıyorum, "Golfe nasıl başladılar?" yanıt hemen geliyor: "Golf seçmeleri için Silivri'deki okullara bir yazı gelmiş, testlere girdik. 900 kişi arasından 10 kız, 10 erkek seçildi. Bazıları sıkıldı, yoruldu, bazıları da devam etti," diyor Yılmaz.

Burada tatil yapmıyoruz
Frankfurt'ta yaşayan Yasemin Sarı hariç ekipteki herkesin ikametgahı İstanbul. İstanbul'da katıldığı turnuvada keşfedilen Yasemin babasının sopalarıyla oynayarak golfe başlamış! Antrenör Spencer Henderson için bu tarz isimler önem taşıyor çünkü sporcu havuzu olarak kısıtlı bir seçim şansına sahip. Yaklaşık iki yıl önce yarım saatlik eğitim almış ve golfü biraz da televizyondan takip eden biri olarak; "Ya ne var onda, salla sopayı, sok deliğe," yorumunu yapanlara "Kazın ayağı öyle değil," demek isterim (lüzumsuz bilgi: bu deyim aslında Osmanlıca 'kaziye-i anha öyle değil'in yanlış telaffuzundan doğmuş). Hocası tarafından 'fighter' (savaşçı) olarak nitelendirilen Damla Bilgiç de haliyle benimle aynı fikirde: "Disiplinli olmayı, sabah erken kalkmayı, çalışmayı sevmeniz lazım. Çeşitli yerleri gezdiğimiz için bizim şanslı olduğumuzu sananlar var ama biz tatil yapmıyoruz!" Golfün nasıl bir spor olduğundan çok, Türkiye'de yıllardan beri "Golf zengin sporu mu, değil mi?" diye tartışılır. Bu konuya da takımın ablası ve muhtemelen kaptanı Elçin Ulu yanıt veriyor:"Türkiye'de böyle algılanması gayet normal. Saha sayısı az. Üyelikler, harcanacak paralar belli. ABD'de 10 dolara halka açık sahada golf oynayabilirsiniz." Peki, ABD'yi nereden biliyor Ulu? Silivri'den, bu vizyoner projeyle çıkan Ulu, şu an ABD'de golf bursuyla okuyor. Türkiye Golf Federasyonu'nun düzenlediği Spor Toto Türkiye Amatör Şampiyonası'nı kazanan Ulu'yla ilgili küçük bir not daha düşeyim; genç sporcu o turnuvada erkekler kateogorisinin birincisiyle aynı skoru yaptı ve play-off maçını alarak kupanın sahibi oldu. Peki şampiyonada hedefimiz ne? Bir zamanlar sondan ikinci, üçüncü olan takımımız büyük ilerleme kaydetmiş durumda. Bunu 'koç' Spencer'ın golf dünyasından tanıdığı isimler de takdir ediyor. Ekibin diğer isimleri Tuğçe Erden, Merve Akman, Sena Ersoy ve Selin Timur'un görüşü neredeyse ortak: "İyi oynuyoruz ve iyi sonuçlar almayı hak ediyoruz. Burası bildiğimiz bir saha onun avantajını kullanacağız. Hedefimiz ilk 15. Elimizden gelenin en iyisini yapacağımıza inanıyoruz."