Haydi Türkiye! bu çocukları yaşatabilirsin

Haydi Türkiye! bu çocukları yaşatabilirsin

Azra bebek 10 aylık, Zeynep ise üç yaşında. Acilen kemik iliği nakli gerekiyor. Onlar gibi Türkiye'de 550 çocuk var. Hepsi yaşayabilmek için uygun donörün bulunmasını bekliyor. Aileleri kampanyalarla seslerini duyurma çabasında. Herkes onlara yardımcı olmak istiyor. Azra için düzenlenen kampanya sayesinde Konya'daki HLH hastası Kübra bebeğe uygun donör bulundu. Umutlar arttı. Ama kemik iliği ya da kök hücre bağışçısı olma konusunda birçok insanın kafası da karışık. Oysa bağışçı olmak hiç de zor değil!

Henüz bir yaşında bile değil Azra (Şanlı) bebek. 10 aylık... Güler yüzünü kimseden esirgemiyor. Ama akranları gibi normal bir hayat süremiyor. Yakalandığı hastalık nedeniyle kısacık yaşamının bir bölümünü hastanelerde geçirdi. Hâlâ da hastanede. O, genetik Hemofagositik Lenfohistiositoz (HLH) hastası. Yaşaması için mutlaka ilik nakli yapılması gerekiyor. Hem de bir an önce. Fakat uygun donör şimdilik bulunamadı. Donör bulunana kadar Antalya'daki bir hastanede Prof. Dr. Mehmet Akif Yeşilipek tarafından kontrol altında tutuluyor. Arayışlar sürüyor. Zeynep (Gülcan) ise üç yaşında. O da HLH hastası. İlk olarak 2.5 aylıkken hastalığı tespit edilmiş. Tedavi edilmiş. Ama ilerleyen zamanda hastalık bir kez daha nüksetmiş. Şimdilik kontrol altında tutuluyor ama Zeynep'e de ilik nakli yapılması gerekiyor. Türkiye son günlerde bu iki bebeği konuşuyor. Aileleri onları yaşatacak uygun donörün bulunması için kampanyalar düzenliyor. İnsanlar yardımcı olmak istiyor ama kemik iliği ya da kök hücre bağışçısı olma konusunda birçok insanın kafası karışık. Kimi bağışın nasıl yapıldığını bilmiyor, kimi nerede yapıldığını. Türkiye, geçen yıl hayata geçirilen Kök Hücre Koordinasyon Merkezi (TÜRKÖK) projesiyle ulusal ilik bankası konusunda belirli bir mesafe kat etse de manzara daha çok yol almamız gerektiğini gösteriyor. Hasta yakınları herkesi bağışçı olmaya çağırıyor. Çünkü ilik bankalarındaki donör adayı sayısı ne kadar artarsa bu hastaların yaşama şansı o kadar artıyor... Söz önce Azra ve Zeynep'in babasında sonra bağış için çalışan TÜRKÖK yöneticilerinde.

BELKİ DE ARANAN DONÖR SENSİN BAĞIŞ YAPMADAN BUNU BİLEMEZSİN

Bolu'da yaşayan Zeynep bebek, Mustafa ve Nurcan çiftinin tek çocuğu. Mustafa Gülcan 1200 TL maaşla bir şirkette çalışıyor, "Ama" diyor "Kızımla ilgilendiğim için son aylarda işe de gidemiyorum." Uzun zamandır Zeynep'in tedavisiyle uğraştıklarını anlatırken sesi çatallanıyor. Maddi ve manevi olarak yıpranmış aile. Mustafa Bey üzgün ama umutsuzluğun da girdabına düşmek istemiyor: "Kızım Zeynep'in yaşaması için mutlaka kemik iliği nakli gerekiyor. Eylül ayına kadar zamanımız var. Eğer uygun donör bulunmazsa uygunsuz nakil yapılacak. Bunun da sonucu belli. Süre az olduğu için Bolu ve çevresinde, sosyal medyada geniş çaplı kök hücre bağışı kampanyası başlattık. İnsanlar duyarlı, her gün beni yüzlerce insan arıyor. Nasıl yardımcı olabileceklerini soruyorlar. Arayan herkese bağışta bulunmalarını ve çevrelerindeki insanları bağışçı olması için ikna etmelerini söylüyorum. Başka da yapacak bir şeyimiz yok." Lakin Mustafa Bey, bağış konusunda insanlarda bir çekingenlik olduğunu söylüyor. "Kimi 'Ben versem ne olacak?' diye düşünüyor. Oysa belki de aranılan donör sensin, bunu bilemezsin. Kimileri de kemiğinin içinden iliğinin sökülüp alınacağını düşündüğü için çekiniyor. Gerçek öyle değil. Türk Kızılayı'na gidip bir tüp kan vermek yeterli " diyor. Mustafa Bey'e maddi yardımda bulunmak isteyenler de çıkmış. Ama o kabul etmemiş, "Memlekette bizden daha kötü durumda olan insanlar var. Onlar varken ben bu teklifleri kabul edemezdim" diyor. Şimdilerde her an donör bulundu haberinin gelmesi umuduyla yaşıyor, "Bugün benim kızım yarın bir başkasının. Çocuklarımızı kurtarmalıyız. Zeynep, Zeynep gibilere, diğer çocuklara, hastalara umut olabilir" diyerek konuşmayı tamamlıyor.