Osmanlı’dan günümüze tıp tarihinden kesitler

Osmanlı’dan günümüze tıp tarihinden kesitler

Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane Sergisi’nde Osmanlı’dan günümüze tıp tarihinden kesitler sergileniyor. Kurtuluş Savaşı’nda sağlık hizmeti veren yürekli insanların fotoğrafları, hemşirelerin kıyafetleri, tıp alanında kullanılan aletler, evraklar ve kitaplar günümüze ışık tutuyor

II. Abdülhamit'in İstanbul'da yaptırdığı Mekteb- i Tıbbiye-i Şahane (1903) ilk tıp okuluydu. Farklı kurumlar tarafından kullanılan tarihi bina iki yıl önce Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne dönüştürüldü. Şimdilerde ise rektörlük binası sağlık bilimleri açısından önemli objelerin sergilendiği Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane Sergisi'ne ev sahipliği yapıyor. Sergide Osmanlı'dan günümüze tıp tarihinden kesitler var.


Sergide yakın dönem tıp alanında kullanılan aletler, cerrahi malzemeler, sahra ilkyardım çantası, mikroskop, otoskop cihazı, kimya laboratuvar malzemeleri ve örnek toplama tüplari sergileniyor.

Sergi iki bölüme ayrılmış. Birinci bölümde Kurtuluş Savaşı'nda sağlık hizmeti veren yürekli insanların fotoğrafları, doktorların savaş esnasında yazdığı reçeteler, bilgi notları, sağlık makbuzları ve evraklar var. Yakın dönem tıp alanında kullanılan aletler (1950), cerrahi malzemeler, sahra ilkyardım çantası, mikroskop, otoskop cihazı, kimya laboratuvar malzemeleri, ölçü kapları, örnek toplama tüpleri ve ampül ilaçları da unutulmamış.


Üsküdar Selimiye Kışlası'nda Kırım Savaşı (1854-1856) sırasında yaralanan askerlere bakım hizmeti veren, hemşirelik mesleğinin dünyada bilimsel anlamda gelişmesine öncülük eden, Florence Nightingale'in hemşirelik kıyafeti de sergide ilgi çeken kıyafetler arasında (solda).

Sergi için üniversitenin arşivine aileden yadigar kişisel belgeler de bağışlanmış. Tarihi binada zamanında eğitim gören doktor ve sağlık bilimlerinde hizmet verenlerin kişisel evrakları, fotoğrafları da gözler önüne seriliyor. "İstiklâl Harbi'nin vuku ât-ı harbiyye ve sıhhiye grafikleri" belgesi serginin en ilgi gören bir parçası. Bu belge tabip ve sıhhi görevlilerin renkli olarak oluşturduğu bir grafik. Bu grafikte yaralı, şehit ya da esir askerlerin bilgileri yer alıyor.


Savaşta yaralanan, şehit ya da esir düşen askerler hakkındaki tarihi grafik.

Osmanlı'nın tıp alanındaki kitapları da dikkat çekiyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Merkez Kütüphanesi sorumlusu Ayşe Kayakurdu, Mekteb- i Tıbbiye-i Şahane matbaasında derslerde kullanılmak üzere basılan kitapların hem koruyucu hekimlik hem tıp hem hayvan sağlığı hem de bitkilerle ilgili olduğunu söylüyor.
Tabip Miralay Hilmi Efendi gibi tıp okulunda ders veren hocaların arşivinden sergilenen belgeler de görülmeğe değer.
Serginin ikinci bölümü ise hemşirelik mesleğine ayrılmış.
Farklı ülkelerin hemşire kıyafetleri de var; İngiltere, Kanada, Fransa, Almanya gibi ülkelerde hemşirelerin giydiği kıyafetler ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Kıyafetler tarihi fotoğraflara bakılarak tasarlanmış.

Hepsi "Anne" diye sayıklardı
İstanbullu kadınlar için 1911'de Besim Ömer Akalın'ın kurduğu Hilal-i Ahmer Cemiyeti'n (Kızılay) açtığı hemşirelik kursundan ilk mezun olan hemşireler arasında yer alan Safiye Hüseyin Elbi (1881- 1964), Çanakkale Savaşı'nda (1915-1916) yaralı askerlere bakmış bir hemşire. Yaptığı hizmet ve gösterdiği üstün çaba ile ulusal ve uluslararası iftihar ve takdir nişanları, Florence Nightingale Madalyası ve Kırmızı Şeritli Harp Madalyası almış. Çanakkale Savaşı sonrası verdiği bir mülakatta "Yüzlerce yaralının önümde öldüğünü gördüm hemen hemen hepsi de aynı kelimeyi, bu sözü sayıklayarak, 'Anne' diyerek öldüler. Vapurda muhtelif milletlere mensup yaralılar vardı. Almanlar, Avustralyalılar, cepheden topladığımız İngiliz yaralılar ve bizim yaralılarımız... Hepsi kendi dilleri ile ekseriya tek bir kelime sayıklardı, -Anne!" diyerek yürekleri burkan duygu dolu cümlelerle savaş anılarını anlatan ilk hemşirelerimizden Elbi'nin hemşirelik kıyafeti de Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane Sergisi'ndeki yerini almış.