Ekin çemberleri nasıl oluştu?

Ekin çemberleri nasıl oluştu?

Tarlalarda ortaya çıkan, karmaşık geometrik şekillere sahip olan ekin çemberleri, Mel Gibson’ın başrolünü oynadığı İşaretler filminden sonra büyük ün kazandı. Peki bu şekilleri, kim ya da ne yapıyor? Uzaylıların bu şekilleri yaptığı iddiasını ne kadar ciddiye alabiliriz?

Ekin çemberleri, genellikle bir gecede tarlalarda ortaya çıkan garip dairesel ya da daha karmaşık geometrik şekillerdir. Bu şekiller, tarlalardaki ekinlerin bir kısmının ezilmesiyle ortaya çıkar. 1970'lerden sonra, özellikle İngiltere'de sık sık görülmeye başlayan ekin çemberleri, özellikle Mel Gibson'ın başrolünü oynadığı İşaretler filminden sonra çok ünlü oldu. Turistik çekiciliği de olan bu şekillerden yüzlercesi, her yıl dünyanın çeşitli yerlerinde ortaya çıkıyor. 1995 yılında ekin çemberi gizemini daha da derinleştiren bir buluş yapıldı; Japonya'da dalgıçlar, daha küçük çaplı da olsa, deniz altında ekin çemberlerine benzer kumdan şekiller keşfettiler. Peki bu şekilleri, kim ya da ne yapıyor?



UZAYLI TEORİSİ
Ekin çemberleri denildiğinde, bazılarının aklına ilk gelen şey UFO'lardır. Ufologlar, ekin çemberlerinin insanlar tarafından yapılamayacak kadar hassas yapılar olduğunu ve bu şekilleri uzaylıların bir çeşit iletişim için yaptıklarını iddia eder. Hatta, bu mesajları araştırıp çözmeye çalışan, Cerealoji adlı sözde bir bilim dalı bile kuruldu. Ancak bu teori doğru değildir, zira ekin çemberlerinde uzaylılara işaret edecek hiçbir ipucu yoktur. Ne şekillerde, ne de ekin çemberlerinin fiziki yapısında insanları aşan bir şey bulunmaz. Dahası, uzaylıların, insanlarla ya da kendileri ile böyle ilkel bir şekilde haberleştiklerini iddia etmek saçmadır. Yıldızlar arasında dolaşabilen bir medeniyetin, ekinleri gizlice büküp şekiller çizdiğini düşünmek için hiçbir gerekçemiz yoktur. Ortada, ciddi hiçbir fiziksel delil olmadığını da vurgulamakta fayda vardır. Dahası bu teori bu şekillerin Türkiye'den çok, neden İngiltere'de ortaya çıktığını da açıklamaktan uzaktır. Ayrıca, dünyayı uzaylıların ziyaret ettiği iddiasının kendisi de sorunluyken, temellendirilememiş bu iddiadan hareketle ekin çemberlerini açıklamaya kalkmak ayrı bir sorundur.

METEOROLOJİK OLAYLAR
80'lerde ekin çemberlerini açıklamak için en popüler yaklaşım tornado, şimşek topları gibi meteorolojik olgulara atıf yapmaktı. Hatta 1991'de Hawking de ekin çemberlerinin oluşumunu hava girdapları ile açıklamaya çalıştı. Bu görüşün en önemli temsilcisi Terence Meaden isimli meteorolog ve fizikçiydi. Ancak bu görüş 90'larda gözden düştü. Birincisi söz konusu meteorolojik olguların bu şekilleri oluşturduğu gözlemlenememişti. İkincisi ve daha önemlisi, 1993 yılında Stonehenge yakınında ortaya çıkan ve Julia kümesi olarak bilinen fraktala benzeyen ekin çemberi gibi bazı ekin çemberleri bilinçli bir varlık tarafından üretilmiş izlenimi veriyordu. Dolayısıyla, kısmen de olsa bazı ekin çemberleri meteorolojik olgularla açıklanamıyordu.

ŞAKACILARIN MARİFETİ
Ancak, meteoroloji teorisini gölgeleyen asıl olay, Eylül 1991'de Doug Bower ve David Chorley isimli iki şakacının itirafı oldu. Bu şakacılar 1978'den beri Güney İngiltere'de ortaya çıkan 200 civarı ekin çemberini yaptıklarını itiraf ettiler. Bu iddialarını ispatlamak için gazeteciler önünde ekin çemberi yaptılar; cerealojistler bu çemberi diğerlerinden ayıramadılar. Nitekim 1993 yılında Stonehenge yakınlarında bulunan Julia kümesi ekin çemberinin de şakacılar tarafından yapıldığı ortaya çıktı. Kısacası, ekin çemberlerinin önemli bir kısmı insan yapımı sanat eserleridir. Hepsinin öyle olup olmadığı elbette tartışmaya açık. Lakin, bunları uzaylılarla açıklamaya kalkmak, hepsinin insan yapımı olduğu iddiasından kat kat daha spekülatif ve temelsiz bir iddiadır.

JAPON BALON BALIĞI
Peki deniz altındaki çemberleri de mi şakacılarla açıklayacağız? Cevap hayır. UFO meraklıları bu çemberlere de uzaylılar tezi ile yaklaşsa da 2013'te bu çemberlerin nasıl oluştuğu kesin olarak açıklandı. Bu daireleri yapan yeni keşfedilen bir balık olan Japon balon balığı. Sadece 12 cm boyunda olsalar da bu balıklar birkaç metrelik daireler yapabiliyorlar. Bu balığın erkeği, dişi balıkların dikkatini çekmek için bu şekilleri yapıyor. Daha sonra şekli ziyaret eden dişi balıklar şekli inceliyorlar ve beğenirlerse şekli yapan erkekle çiftleşiyorlar. Bu sanatçı ruhlu balıklar, UFO'cuları üzse de, doğanın nasıl muhteşem fenomenlerle dolu olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.



ŞAŞIRTAN GERÇEKLER
Cam ya da çelik bir top yere atıldığında zemini kırmaz ya da kendi kırılmazsa aynı boyuttaki lastik bir toptan daha yükseğe zıplar.
Ortalama bir insan, hayatı boyunca, Dünya çevresinin 3 katı uzunluğunda yol yürür.
İnsan beyni her saniye 11 milyon bitlik bilgi alır, biz sadece bunun yüz 40'ının farkında oluruz.



DOĞRU BİLDİĞİMİZ YANLIŞLAR
Saf su, sanılanın aksine yalıtkandır, elektriği iletemez. Elektrik verilmiş suya dokunduğumuz zaman çarpılma sebebimiz, suyun mineraller ve kir içermesidir.
Parmaklarımızın duş alırken ya da yüzerken buruşma nedeni su emmeleri değil, kasımızın kan damarlarını sıkıştırmasıdır.

SÖZLER
Hayal gücü, bilgiden daha önemlidir.
Albert Einstein

BİLİMSEL BİLMECELER
Üç gezgin ve üç yamyamın (biri yetişkin, ikisi çocuk) bir dereyi geçmeleri gerekmektedir. Ellerinde sadece iki kişi alabilen tek bir bot vardır. Botu sadece gezginler ve yetişkin yamyam sürebilir. Yolculuk sırasında, kıyılardaki yamyamların sayısı gezginlerin sayısından kesinlikle fazla olmamalıdır. Aksi halde yamyamlar, gezginlere saldırıp onları yiyeceklerdir. Hiçbiri zarar görmeden bu altı kişi, karşı kıyıya nasıl geçebilir?
Bir yarışmada katılımcısınız. Önünüzde üç kapı vardır, kapılardan ikisinin arkası boştur, birinin arkasında ise ödül vardır. Bir kapıyı seçmeniz gerekiyor. Siz 1 numaralı kapıyı seçiyorsunuz. Sunucu 2 numaralı kapıyı açıyor ve içinin boş olduğunu gösteriyor. Sunucu size kararınızı değiştirip değiştirmek istemediğinizi soruyor. Kararınızı değiştirmek, kazanma şansınızı artırır mı? Not: Çözümü haftaya Pazar SABAH'ta



GEÇEN HAFTANIN ÇÖZÜMÜ:
Önce üç tane ağıl inşa edin. Bu üç ağıla üçer tane sığır koyun. Dördüncü ağılı da bu üç ağılı saracak şekilde inşa edin. Böylece bu ağıl da dokuz sığır içermiş olur. Bu sayede her ağıl tek sayıda sığır içerir.