Kıymeti bilinmeyenler kulübü

Kıymeti bilinmeyenler kulübü

Futbolun çok adil bir oyun olduğu söylenemez... Sadece skor tabelası değil, oyunculara biçilen değer ve verilen paye açısından da... Kimi oyuncu hak ettiğinden fazla ilgi görür, kimisi de ağzıyla top tutsa gölgede kalır. Performansı hak ettiği dozda takdir görmez... Real Madrid'de dünya yıldızlarının arkasını toplayan Fransız orta saha Makalele gibi. Metin-Ali-Feyyazlı efsane Beşiktaş'ın orta sahasında çok yararlı oynayan ve insanların adını zor hatırladığı Şenol gibi... Ya da Fenerbahçe'de 90'ların ortasında iki sezon top koşturup sebepsiz yere gözden çıkarılan ve yıllarca Danimarka formasını terleten Brian Nielsen gibi...
İşte size son dönemde adı sıkça gündeme gelen ve değeri bir şekilde tam anlamıyla bilinmeyenler kadrosundan iki örnek...

Gylfi Sigurdsson
Dünya futbolunun son yıllardaki en sempatik takımı belki de İzlanda. Kuzeylilerin en uluslararası yıldızı ise şüphesiz Sigurdsson... Geçtiğimiz sezon son nefeste kümede kalan Swansea formasıyla dahi çok sıkı istatistikler yakalayan, 13 asistle Mesut Özil, Fabregas gibi isimleri geride bırakan İzlandalı orta saha, ilk büyük transferini ancak bu sezon başında artık 28 yaşındayken yapabildi ve 45 milyon sterline Everton'a imza attı. İzlanda'nın son Avrupa şampiyonasında yazdığı peri masalında da büyük pay sahibiydi. Oyun görüşü, milimetrik pasları, keskin futbol zekası ve duran top ustalığıyla her derde deva bir adam... Ancak daha önce forma giydiği Tottenham başta olmak üzere hiçbir takımda, geniş repertuvarı ve oyuna katkısı yeterince takdir görmedi. Everton formasıyla ise artık onu büyük paralar ödenenen yıldız sorumluluğu bekliyor.

Marouane Fellaini
Onun şanssızlığı, ülkesi Belçika'nın yakaladığı Hazard, Kevin de Bruyne yetenek bandosu gibi jenerasyonun içinde, oyun tarzı, fiziği ve görüntüsüyle biraz karikatürize bir figür olması belki de... Bazen sakar bazen de tatlı sert hatta hayli sert stiliyle, genellikle "güçlü, iri ve yetenekleri sınırlı" futbolcu damgası yiyen Fellaini için en büyük şans, Manchester United'da pragmatizmin kralı Mourinho gibi bir hoca ile çalışması. Estetik kaygılarla değil sonuç odaklı düşünen, topu en kestirme yoldan rakip kaleye göndermenin peşindeki Portekizli teknik adam için, hava hakimiyeti, çok yönlülüğü ve mücadele gücüyle Fellaini biçilmiş kaftan. Zaten o yüzden G.Saray talip olduğu zaman "Beni almaları Fellaini'yi almalarından daha mümkün" diyerek veto etti. En son hafta içinde Pogba'nın sakatlandığı maçta Basel'e karşı yıldızlaşan 29 yaşındaki oyuncu, "kazma ve sevimsiz" yakıştırmasına aldırmadan, bazen kaş göz yararak da olsa işini yapmaya devam ediyor.