Metabolik cerrahi ile tam 10 problem çözülüyor

Metabolik cerrahi ile tam 10 problem çözülüyor

Diyabetle birlikte hayatınıza giren böbrek sorunları, karaciğer yağlanması, uyku apnesi, gut veya kalp-damar hastalıklarından metabolik cerrahi ile kurtulabilirsiniz

Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Başkanı Prof. Dr. Alper Çelik, Tip 2 diyabetin ameliyatlı çözümü olan metabolik cerrahi yönteminde diyabetin yanı sıra birçok hastalığın tedavi edilebildiğini anlattı...

UYGUN HASTA SEÇİLMELİ
Metabolik cerrahi ameliyatı başka hastalıkları da çözüyor mu?
Diyabet, bir damar hastalığıdır. Hayatınıza sinsi bir şekilde girer ve siz fark edene kadar vücudunuza birçok zarar verir. Diyabetle birlikte hayatınıza başka birçok rahatsızlık da girer. Hipertansiyon, böbrek sorunları, karaciğer yağlanması, trigliserit ve kolesterol yüksekliği, uyku apnesi, gut, retinopati, nöropati ve kalp-damar sorunları gibi çok ciddi sonuçları olacak hastalıklarla baş etmek zorunda kalırsınız. Eğer uygun hasta iseniz, tüm bu sorunlardan kurtulabilirsiniz.
Metabolik cerrahi yöntemi aynı zamanda bir obezite ameliyatı mıdır?
Hayır. Metabolik cerrahi ile obezite ameliyatları sık sık karıştırılır. Obezite ameliyatları iki kategoride incelenir. İlki, kısıtlayıcı işlemlerdir. Burada midenin tamamı ya da sadece giriş bölümü mekanik bir yöntemle kısıtlanır. Hastalar canları istese bile yemek yiyemezler. İkincisi ise, emilim bozucu işlemlerdir. Bu yöntemde de, çok ciddi bir hacim kısıtlaması olmamasına rağmen, ince bağırsakların çok büyük bir bölümü sindirim işleminin dışında bırakılır. Sonuç olarak; ince bağırsakların sadece son bölümüne yiyecek girişi olur. Bunun hem olumlu, hem de olumsuz yönleri var. Yiyeceklerin sadece ince bağırsakların son bölümüne girişi insülin duyarlılığını artırır ve insülin direncini kırar. Dolayısıyla kan şekeri düşer. Ancak beraberinde çok ciddi emilim bozuklukları ortaya çıkar. Bu da; kişilerin ömür boyu vitamin, demir, mineral ve kalsiyum takviyesi almalarını gerektirir. Metabolik cerrahi yöntemlerinde ise emilim bozukluğu yaşamaz ve dışarıdan takviye almak zorunda kalmazsınız.

BEŞ YIL SONRASI ÖNEMLİ
Günümüzde tüp mide ameliyatından mide kelepçesine kadar pek çok yöntem var. Bu ameliyat yöntemlerinin hangisi ne kadar etkili?
Mide kelepçesi yöntemine baktığımızda; hastalar yüzde 15-25 oranında bir kilo kaybı yaşarlar. Bu kiloları ameliyat sonrasında iki-üç yıllık süre içerisinde, kademeli olarak verirler. Ancak beş yıl sonrasında tekrar kilo alma riski vardır. Tüp mide operasyonlarında ise yüzde 20-30 oranında bir kilo kaybı vardır. Bu yöntem sonrasında hasta hızlı bir şekilde kilo verir. Üç-beş yıl sonrasında tekrar kilo alma riski vardır. Gastrik by-pass işleminde yüzde 25-35 oranında bir kilo kaybı yaşanır. Ancak aynı şekilde, ameliyattan üçbeş yıl sonra tekrar kilo alma riski vardır. Bu üç teknikten sadece gastrik by-pass işleminde bağırsaklara müdahale vardır.
Obezitenin cerrahi tedavisinde en etkili yöntem hangisidir?
En etkili yöntem, ince bağırsakların son kısmına müdahale yapılan işlemlerdir.

KİLİT NOKTA İNCE BAĞIRSAKLAR
Metabolik cerrahiyi asıl önemli kılan ince bağırsaklara yapılan müdahale mi?
Kesinlikle evet. İnce bağırsağın son bölümünün başa taşındığı ameliyatlar, obezitenin tedavisinde en etkili yöntemdir. Çünkü ince bağırsaklarımızın son bölümünde üretilen hormonlar, tokluk hissimizi belirleyen asıl iletişim kaynaklarıdır. Dolayısıyla tokluk hissi, midemiz yiyecek ile dolduğu zaman değil, yiyecekler ince bağırsakların son kısmına ulaştığı zaman ortaya çıkan ilkel bir içgüdü. Metabolik cerrahi ameliyatlarıyla biz ince bağırsakların son bölümünü öne taşıyarak tokluk hissi sağlayıcı hormonları canlandırıyoruz. Böylece doyum eşiğini aşağıya çekiyoruz.

KİLO ALMAMAK İÇİN ÇABA LAZIM
Obezite cerrahisi uygulanan kişilerin bir süre sonra eski kilosuna dönmesi olası mı?
Evet, bu olasılık var. Obezite ameliyatları sonrasında hastaların birçoğu, beş yıllık süre zarfında tekrar kilo almaya başlarlar. Çünkü kısıtlanan mide bir süre sonra esnemeye ve büyümeye başlar. Ameliyat sonrasında hem hastanın, hem de doktorun dikkat etmesi gereken bazı noktalar var. Doktorlar, her hastanın ameliyat sonrası dönemini takip etmeli ve gerekli gördüğü müdahaleleri yapmalı. Hastalar ise beslenme alışkanlıklarını değiştirmeli ve ileride yaşayabilecekleri tekrar kilo alma riskini en aza indirmeliler.