Epilepsi hastaları doktor bile olabiliyor

Epilepsi hastaları doktor bile olabiliyor

‘Ya iş yerinde nöbet geçirirse?’ korkusuyla işten çıkarılan epilepsi hastaları aslında sadece ağır, vardiyalı işlerde çalışamıyor. Bir epilepsi hastası doktor, hakim bile olabiliyor

Türk Epilepsi Savaş Derneği Başkanı ve İ. Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. S. Naz Yeni ile 'Epilepsi ve Ben' resim yarışmasının ödül töreninde bir araya geldik ve epilepsi hakkında konuştuk...
Epilepsi nasıl bir hastalık, genetik mi?
Epilepsi dünyanın her yerinde görülebilen bir hastalık. Belirli bir dağılımsal yoğunluktan da bahsedemeyiz. Beynin bir hastalığı. Bulaşıcı bir hastalık da değil. Epilepsi; beyindeki işleyişi sağlayan sinir sisteminin, hücrelerin ve nöronların çalışma bozukluğudur. Geçici bir şekilde ortaya çıkan yani dakikalar içerisinde bir nöbet halinde ortaya çıkıp sonra sonlanan bir olay. Kronik, ömür boyu sürebilen bir hastalık. Genetik faktörler kesinlikle etkili. Akraba evliliği de bu anlamda büyük oranda riski artırıyor. Kesin verileri söylemem zor olsa da böyle bir etkinin varlığından söz edebiliriz. Bütün epilepsiler elbette genetik değil. Hepsi akraba evliliği ile elbette izah edilemez. Başımıza gelebilecek her şey epilepsiye neden olabilir. Yani bir kafa travması, menenjit, ensafalit gibi bir beyin iltihabı sonrasında kişi epilepsi hastası olabilir. Beynimizde herhangi bir sebebe bağlı veya bilinmeyen bir sebeple tümör gelişse; bu epilepsi nöbetlerine neden olabilir ve sonrasında da kalıcı hale gelebilir. Kronik bir epilepsiye dönüşebilir. Bir bebek doğarken oksijensiz kalsa, kan şekeri düşse; bu, bebeklerde ağır epilepsilere neden olabilir.

ANNE KARNINDA BİLE GELİŞEBİLİR

Hamilelikte annenin yaşadığı bir şeyden dolayı bebekte epilepsi olabilir mi?
Olabilir. Anne karnında birtakım olaylar bebeğin özürlü ve beyninin etkilenmiş olarak doğmasına neden olabilir. Sonuçta da bu, ağır epilepsilere neden olabilir.
Yani epilepsi sonradan ortaya çıkmıyor mu? Çocukluktan, bebeklikten itibaren kendini gösteren bir hastalık mı?
Bazen sonradan da ortaya çıkar. İleri yaşta, 65 yaşından sonra epilepsinin sıklığı giderek artar. Neden? Çünkü beyin yaşlanır. Bu da değişik sebeplerle yine epilepsi nöbetlerine sebep olabilir. Mesela beyin damar hastalıkları, beyin tıkanmaları, kanamaları yine epilepsi nöbetine ve hastalığına neden olabilir.

ERGENLİKTE KARIŞTIRILIYOR

Epilepsinin belirtileri nedir? Bir aile çocuğunda ya da insan kendinde nelerden şüphelenmeli de hekime gitmeli?
Epilepsi ön planda bilincin etkilendiği, bayılmayla giden nöbetlerle kendini gösterir. Çoğu zaman böyle olduğunda da ailenin çocuğu doktora götürmek için bir şüphesi değil, bildiğiniz bir belirtisi vardır. Mutlaka doktora götürürler zaten. Bazı nöbetler biraz daha sinsidir, belirsizdir, hafiftir. Onlarda tanı atlanabilir ya da gecikebilir. Bunlar neler olabilir? Mesela; dalma. 5-10 saniye konuşurken, yürürken, dalıp o anda hiçbir şey yapmayıp sonrasında normal hayatını sürdürmek. Bu özellikle çocukluk çağında karşımıza çıkabilir. Çocuğun okul başarısı sırf bu yüzden düşebilir. Bu durumda okul başarısı düşmüş, dikkati bozulmuş çocukları götürmekte fayda var. Diğer taraftan sıklıkla tanıda atlanan bir nokta var. Ergenlerde başlayan bir epilepsi türü. Ergen sabah kalktığında uykusuz kaldığında kolunda küçük küçük irkilme, atmalar olur. Ama olup biter. Gün içinde bir daha olmaz. O kadar hafif bir şeydir. Bu bir epilepsidir aslında. Sonra günün birinde bu çocuklar gerçek bir bayılma, büyük sara krizi dediğimiz o krizle karşılaşırlar. Tanı aslında o zaman konur. O zaman aile fark eder. Böyle küçük şeyler de olabilir. Mesela bazı hastalarım var. Bu dejavu dediğimiz hissi yaşarlar. Bir anı daha önceden yaşamış gibi. O an kafaları karışır gibi olur. Bir-iki saniye pek konuşmak istemezler. Gelip geçer. 'Bu anı daha önce yaşamıştım' gibi... Üzerinde durmayabilirler. Bunların bir kısmı sonradan daha ağır nöbetlere dönüşebiliyor. O zaman tanı konabiliyor. Ama bunlar da bazen nöbettir. Böyle küçük hisler de tekrarlıyorsa, ısrarla aynı şekilde devamı geliyorsa epilepsi olabilir.

TEHLİKELİ İŞLER HARİÇ ÇALIŞIRLAR

Epilepsi hastaları çalışabilir mi?
Çok tehlikeli meslekleri tabii ki yapamazlar. Mesela silah alamazlar, pilot olamazlar, vardiyalı işleri tavsiye etmeyiz. Araç kullanması ile ilgili sıkıntılar var, buna dayalı meslekleri elbette yapamazlar. Dalgıçlık vs. gibi suyla ilgili mesleklerden uzak durmalılar. Tehlike yaratacak meslekleri elbette yapamazlar. Ağır makinalar, tehlikeli makinaların kullanımı... Ama bir masa başı görevini rahatlıkla yapabilirler. Hukukçu, doktor olabilirler. Belki cerrah olamayabilirler. Ama tıbbın birçok alanında da vardır epilepsi hastaları; mesleklerini sürdürürler. Öyle hastalarım da var ayrıca. İşveren de, işi yapan kişiyi tehlikeye sokabilecek, nöbet geçirebileceği işlerden uzak tutmalı. Bu ev hayatında da öyle. Ev kadını camın öbür tarafına çıkıp da cam silmemeli. Düştüğü taktirde ölümcüldür. Ama evin içerisinde evini temizlerken düşerse yaralanır sadece. Hepimizin başına gelebileceği gibi... Ancak en büyük sıkıntı, işveren tarafından 'Ya iş yerinde nöbet geçirirse?' korkusuyla işten çıkarılmaları.
Peki derneğe kimler geliyor? Neler yapılıyor? Ne gibi faaliyetler oluyor?
İki tane dernek var. Birisi Türk Epilepsi İle Savaş Derneği. Bu, tümüyle profesyonel olarak epilepsi ile uğraşan hekimlere ve profesyonellere ait bir dernektir. Psikolog, beyin cerrahı gibi alanlar da dahil olsa da ön planda nöroloji hekimlerinin üye olduğu bir dernektir. Epilepsi ile ilgili araştırmaları desteklemek, epilepsi ile ilgili eğitimi desteklemek ve epilepsi hastalarının iyi sağlık hizmeti alabilmesini, bu sağlık hizmetinin yaygınlaşmasını sağlamak için çalışıyoruz. Bir de Epilepsi Hasta ve Yakınları Derneği var. Bu dernek de bizim derneğimizin aracılığı ile kuruldu. Bizim desteklerimizi alıyor. Her an yanlarındayız. Pek çok yönden destek veriyoruz. Ama sonuçta bağımsız bir dernek. O derneğe de hastalar üye oluyor. Epilepsi ile ilgili farkındalıkla ilgili kurulmuş bir dernek. Hastalara da bu derneğe üye olmalarını, sorunlarının çözümünün bu dernekler üzerinden gerçekleşeceğini özellikle vurgulamak istiyorum.

FARKLI BİR ORTAMDA ALKIŞLANMAK MOTİVE EDİYOR

'Epilepsi ve Ben' resim yarışmasının fikir önderleri İ. Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Çiğdem Özkara ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Barış Baklan, resim yarışması ile ilgili düşüncelerini paylaştı:
Prof. Dr. Çiğdem Özkara: "Bu işe ilk başladığımız andan itibaren hedefimiz aynı: Epilepsili bir çocuğun, hastalığı ile ilgili neler hissettiğini görmek. Sadece hastalığı değil, bu hastalığın getirileri sonucunda dünyayı nasıl gördüğünü anlatsın, bunu ifade etsin istiyoruz. Tabii sözel olarak ifade etmek çok farklı, çizgilerle ifade etmek çok daha farklı. Bir çocuk bunu çizgilerle çok daha etkileyici anlatabiliyor."
Prof. Dr. Barış Baklan: "Bu çocuklara bir konu verilmiyor, kendi hayatlarından parçalar anlatmaları isteniyor. Yaşadıklarını ve hissettiklerini kağıda dökmeleri isteniyor. Burada amaç, bu çocukları topluma kazandırmak, toplumdan kopmalarını önlemek. Yaşam stilleri zor bu çocukların. İzole edilmiş çocuklar. Ama birden bire hekimleri dışında başka bir ortamda da alkışlanacaklar ve bu onları çok motive ediyor."

ÖDÜLLER DAĞITILDI

Epilepsi ve Ben Resim Yarışması, 11. yılın kazananları açıklandı. Dereceye girenler 4. Epilepsi Sempozyumu'nda düzenlenen ödül töreninde ödüllerini aldı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da birbirinden yaratıcı ve duygu yüklü resimlerin katıldığı yarışmada 6- 11 yaş kategorisinin ikincisi Berat İpek'e ödülünü Sabah Gazetesi Sağlık Editörü Didem Seymen Balcı verdi.