Adaçayı terlemeye, papatya göze iyi geliyor

Adaçayı terlemeye, papatya göze iyi geliyor

Çay içmeyi sevenler, bitki çaylarının sağlıklı etkilerinden faydalanabilirler. Biberiye migrene, adaçayı terleme ve enfeksiyonlara karşı etkili oluyor

Çaylar hayatımızın vazgeçilmez içecekleri arasındadır. Bu hafta sizlere bitki çaylarının bazı faydalarından bahsedeceğim...

BİBERİYE
Özellikle İzmir bölgesine özgü bir bitki olarak bilinen biberiye; migren şikayetlerine karşı ve yüksek ürik asidi düşürmede yardımcı bir bitkidir. Bu bitki, günde iki defa çayı yapılarak içilmelidir. Bir bardak suda 5-6 gram biberiye 10 dakika kaynatılır ve ılındıktan sonra sabah, öğlen ve akşam içilir. Her defasında taze hazırlanması gerekir.

ADAÇAYI
Terleme şikayetleriniz fazlaysa ve farenjit yani boğaz enfeksiyonu ve bademcik iltihaplanması sorunuyla sık sık karşı karşıya kalıyorsanız, adaçayı bulunmaz bir nimettir. Özellikle çocukların kış aylarında boğaz enfeksiyonu ve bademcik iltihaplanmasına karşı akşam yatmadan önce üç-dört defa yapacakları ağız gargarası, boğazda oluşan mikropları mükemmel bir şekilde yok edecektir.

KİŞNİŞ TOHUMU
Kişniş tohumunun bilinmeyen en belirgin özelliği, ağır metalleri vücuttan atmasıdır. Bir bardak suda, bir tatlı kaşığı kişniş tohumu yedi-sekiz dakika kaynatılır ve ılıyınca suyu içilir. Sabah-akşam bir defa içilen kişniş tohumu çayını, ağır metal birikimi olan kişiler için özellikle öneririm.

PAPATYA
Ağız yaralarına, aft şikayetlerine ve kemoterapi sonrası ağızda gelişen yaralara karşı, papatya çayı ile gargara yapmak çok iyi bir destekleyicidir. Bunun dışında adet dönemini depresif geçiren kadınlar, günde iki defa içecekleri papatya çayının nasıl mükemmel bir anti-depresan özelliği olduğunu hayretle göreceklerdir. Bu anti-depresan özellik, mens dönemine bağlıdır yani regl dönemi için geçerlidir.
Ayrıca, sinüzit şikayetiniz varsa tencerede kaynamakta olan suyun içerisine, bir avuç kır papatyası atın. Suyun buharını, burundan beş dakika soluyun, 10 dakika ara verin ve tekrar beş dakika daha solumaya devam edin. Bu uygulama her akşam düzenli olarak yapıldığında sinüzit şikayetinizin ortadan kalktığını hayretle göreceksiniz. Burundan akıntı gelene kadar uygulama yapılmalıdır. Bazı inatçı sinüzitler, bu uygulamayı 10-15 gün yapmayı gerektirebilir.
Bağırsak gazlarına karşı da papatya çayı iyi bir yardımcıdır. Ayrıca papatya bitkisi, anti-bakteriyel özelliği sayesine göz iltihaplanmalarına karşı da yardımcıdır. Bitkiye karşı alerjiniz yoksa pamuğu papatya çayına daldırarak gözünüzün üzerine kapatabilirsiniz. İlave olarak, gözleriniz çok sık çapaklanıyorsa aynı şekilde papatya çayı ile pansuman yapabilirsiniz.



ÖĞLEN KAN ŞEKERİ DÜŞEN KAHVALTIDA PATATES YESİN
Patates, bağırsak kanserini önleyici ve hipoglisemiye karşı bulunmaz bir nimettir. Eğer öğleden sonra kan şekeriniz düşüyorsa, öğlen orta boy haşlanmış bir patatesi az tuzlu olması koşuluyla tüketmelisiniz.
Kan şekeriniz tam da öğlen vakti düşüyorsa, o zaman sabah kahvaltınızda haşlanmış patates tüketirseniz, ertesi gün bu şikayetinizin geçtiğini göreceksiniz. Hipoglisemi hastalarına; kan şekerinin düşme seyrine göre günde maksimum iki defa bu kürü uygulamalarını tavsiye ediyorum; çok sağlıklıdır.
Bilindiği üzere kolon kanseri genetik olarak risk grubu en yüksek olan kanser çeşitlerinden biridir. Bu hastalık için de patates mükemmel bir yardımcıdır. Üç tane orta boy patatesi, kabuklarını soymadan soğuk suda yıkayarak, ağzı kapalı tencerede kaynatıp çatlayana kadar pişirin. Patatesin kabuklarının içerisinde bulunan suberin; özellikle yeni başlamış kolon kanserini durdurucu etkiye sahiptir. Burada bilinmesi gereken, sadece suyunun içilmesi gerektiğidir. Patateslerin yenmesine gerek yoktur. Günde bir kez bir su bardağı şeklinde içilerek uygulanacak olan bu kürün, yılda bir kez uygulanmasını tavsiye ediyorum.

TAZE ÜZÜM ALERJİ VE KAŞINTININ İLACI
Günümüz insanlarının en belirgin özelliklerinden biri de kronik yorgunluktur. Çevremdeki çoğu insanın, özellikle öğleden sonraları enerjilerinin fazlaca düştüğüne çok sık şahit oluyorum. Bu sorunu yaşayan insanlara, günde 15-20 tane taze beyaz üzümü çekirdeklerini de çiğneyerek tüketmelerini tavsiye ettiğimde, kısa bir süre sonra enerjilerinin nasıl arttığını bizzat gözlemledim.
Hatta ekstrasistolü ve ritim bozukluğu rahatsızlığı olanların da taze üzüm tüketmenin çok büyük faydasını göreceğini eklemeliyim.
Taze üzümün alerjiye ve kaşıntıya karşı müthiş bir çözüm olduğuna da değinmeden edemeyeceğim. Bazı insanların elleri ve ayakları kaşınır. Bunun en yaygın iki sebebi olabilir: Çok fazla siyah çay veya ithal susam içeren gıdalar tüketiyorladır. Üzüm çekirdeği, bu kaşıntıları, histamin salgısını düşürücü etkisinden dolayı yok eder.
Ancak önemli bir konuya dikkat çekmem gerekir ise, şeker hastalarının bu meyveyi tüketmelerinde sakınca görüyoum.